GÜNEY SUDAN, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN 4000 BARIŞ GÜCÜ GÖNDERME TEKLİFİNİ REDDETTİ




Amerika Birleşik Devletleri’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunduğu 4000 kişilik ek barış gücü gönderme teklifi, Güney Sudan tarafından reddedildi. Tasarının reddedilmesiyle ilgili konuşan Güney Sudan Hükümet Sözcüsü Michael Makuei, bölgede zaten Birleşmiş Milletler Güney Sudan Misyonu (UNMİS) kapsamında bulunan güçlere ek güçlerin görevlendirilip operasyonun kapsamının genişletilmesinin Güney Sudan için kabul edilemez olduğunu, böyle bir adımın ülkenin egemenlik haklarını ihlal edeceğini söyledi. BM’nin bölgede yönetimi eline almasının yeni bir tür kolonileştirme olacağını da ekleyen Makuei, bu adımın Güney Sudan’la sınırlı kalmayacağını ve bu yüzden böyle bir karara onay veremeyeceklerini vurguladı.

2011 yılında Sudan’dan ayrılmasından sonra çalkantıların devam ettiği ve 2013’ten beri yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği Güney Sudan, geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler tarafından insan hakları ihlallerinde bulunmakla suçlanmıştı. Bunun ardından ABD tarafından BMGK’ya 4000 kişilik ek barış gücü gönderme tasarısı sunulmuştu. Tasarının amacının “sivil hayatı koruma, başkent Cuba’daki havaalanını kontrol altına alarak güvenliği sağlama” olduğu söylenirken, “Cuba’daki restorasyonların gerçekleştirilebilmesi için gerekli tüm araçların kullanılması” yetkisi de tasarının içeriğinde bulunmakta. Geçtiğimiz hafta Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi (IGAD) Yönetici Sekreteri Mahboub Maalim, Güney Sudan hükümetinin tasarıyı koşulsuz olarak kabul ettiği bilgisini vermiş olsa da; ülkenin bakanlar kurulu üyeleri, 8 Ağustos tarihinde tasarının yetki alanının ve kapsamının belirsizliğinden kaynaklanan endişelerini hazırladıkları bir raporla ifade etmişti.

ABD’nin sunduğu tasarıda, Güney Sudan’ın hükümetinin tasarıyı kabul etmemesi durumunda ülkeye silah ambargosu uygulanabileceğine dair bir madde de yer almakta, ancak ambargonun gerçekleşebilmesi için Güvenlik Konseyi’nin yeniden oylama yapması gerekiyor. Dolayısıyla, ambargonun uygulanıp uygulanmayacağı henüz belli değil.

BM Barış Koruma Gücü Karnesi

Birleşmiş Milletler 1948’den beri “barış koruma” operasyonları yapsa da, başarısızlıkları tüm dünyada çok eleştirildi. Özellikle 800.000 kişinin öldürüldüğü 1994 Ruanda Soykırımı’nı engelleyememeleri, Birleşmiş Milletler’in etkinliği ve amaçları tartışılırken hala gündeme gelen olaylardan yalnızca biri. Başarılı operasyonlar olarak gösterilen Guatemala, Kamboçya, El Salvador, Mozambik, Namibya ve Tacikistan ülkelerindeki operasyonlarda da barış koruma güçlerinin etkinlikleri tartışmalı. Başarılı operasyonların dışında Srebrenitsa Katliamı, Somali, Burundi, Ruanda ve Sierra Leone gibi ülkelerdeki başarısızlıkların yüzbinlerce kişinin ölümüyle sonuçlanması, Birleşmiş Milletler’in amacının ve etkinliklerinin sorgulanmasına sebep oluyor.

Güney Sudan’da da barış koruma güçlerinin sivilleri korumakta başarısız olduklarına dair ciddi iddialar var. Olaylara tanık olduklarını iddia eden Güney Sudanlı sivillerin ABD merkezli Associated Press adlı haber ajansına yaptıkları açıklamalara göre, barış koruma güçlerinin gözleri önünde kadın ve çocuklara tecavüz edildiği ve BM güçlerinin olaylara seyirci kaldığı öne sürülüyor. BM; Güney Sudan’ın hükümet askerlerini cinsel saldırıyla suçladığında olayları reddetmeyen hükümet sözcüsü Michael Mukaei, saldırganlar hakkında soruşturmaların başlatıldığını ve gerekli işlemlerin yapıldığını, ancak bu suçların çoğunluğunun hükümet askerleri tarafından değil, BM askerleri tarafından işlendiğini ileri sürmüştü. Bölgede hâlihazırda bulunan 12.000 BM askerine rağmen 50.000’den fazla insanın ölmesi de barış korumanın yeterliliğini sorgulatan bir diğer sebep. Güney Sudan ve diğer ülkelerdeki ciddi iddialar göz önünde bulundurulduğunda, Güney Sudan’ın kapsamı belli olmayan tasarıyı reddetmesi anlaşılabilir bir hal alıyor.

Geçtiğimiz haftalarda Burundi de Birleşmiş Milletler’in 228 kişilik barış koruma gücünün görevlendirilmesini reddetmiş ve açıklama olarak böyle bir kararın, ülkenin egemenliğini tehlikeye düşüreceğini söylemişti. Güney Sudan’ın da benzer bir açıklamayla tasarıyı reddetmesi, Afrika halklarının kendi sınırları içerisindeki Birleşmiş Milletler etkinliğini ve tesirini sorguladığını gösteriyor.

Öykü Deniz Aytemiz