İSKOÇYA'DA İKİNCİ REFERANDUM




İSKOÇYA'DA İKİNCİ REFERANDUM

İskoçya bölgesel yönetiminin Başbakanı ve İskoç Ulusal Partisi’nin (SNP) lideri Nikola Sturgeon, Glasgow kentinde düzenlenen İskoç Ulusal Partisi’nin yıllık kongresinde gelecek iki yıl içinde gerçekleştirilmesi planlanan ikinci bir bağımsızlık referandumu hakkında konuştu. Konuşmasında, yeni bir bağımsızlık referandumu için aceleci davranmadıklarını vurgulayan Sturgeon, referandum için yasa tasarısının gelecek hafta tartışmaya açılacağını dile getirdi.

Zira 2014’te Birleşik Krallık Seçim Komisyonu'nun önerisi doğrultusunda gerçekleşen İskoçya bağımsızlık referandumundan %44,7 evet oyu çıkarken, %55,3 hayır oyu çıkmıştı. Böylece İskoçya'nın Birleşik Krallık devleti içerisinde varlığını sürdürmesi kararlaştırılmıştı.

Ancak 23 Haziran’da Birleşik Krallık’ta düzenlenen kritik referandumda halkın Avrupa Birliği’nden (AB) çıkma (Brexit) kararı almasıyla AB özellikle siyasi açıdan büyük darbe almış, çoğunluğun AB'de kalmaktan yana oy kullandığı İskoçya’nın yeniden bağımsızlık aramaya başlaması gündeme gelmişti. İskoçya'daki seçmenler 23 Haziran'da yapılan AB referandumunda yüzde 62 ile Birlik’te kalınması yönünde oy vermişti.

Öyle ki SNP lideri Sturgeon, geçtiğimiz ay yeni bir bağımsızlık referandumu hakkında halkın ne düşündüğünün tespit edilmesi amacıyla, bir kampanya başlattıklarını ve İskoçya’nın Birleşik Krallık'tan bağımsızlığının oylanacağı yeni bir referandum tasarısı için görüş aldığını duyurmuştu.

Nitekim Sturgeon daha önce yaptığı açıklamalarda birçok kez, Brexit sonrası İskoçya'nın Avrupa Birliği ile ilişkilerinin korunması ve ortak pazarda kalması için yeni bir referandumun güçlü bir ihtimal olduğunu dile getirmişti.

İskoç Ulusal Partisi'nin (SNP) yıllık kongresinin açılış konuşmasında ise Sturgeon, Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılması tartışmalarında İskoçya'nın çıkarları için çalışacaklarını belirterek, “İskoçya’nın ortak pazar dışında kalmasını istemiyorum... Ortak pazar ekonomimiz için çok önemli…Benim endişem –ve birçok ılımlı muhafazakarın endişesi- bunun sadece sınır kontrolü için yapılması, Theresa May Birleşik Krallık’ın ortak pazardan ayrılmasını kaçınılmaz hale getirdi.” şeklinde konuştu.

Ancak yapılan yeni bir bağımsızlık referandumu çağrısı fevri bir karar olarak değerlendirilebilir. Zira 300 yıldan fazla süredir Birleşik Krallık’a bağlı olan İskoçya’nın yapılacak referandum sonucunda bağımsızlık elde etmesi halinde İskoç ekonomisinin ne yönde etkileneceği en çok merak edilen bir konu olmaya devam ediyor. Bu bağlamda Büyük Britanya’nın Birlik’ten ayrılması gerekçesiyle İskoçya’nın bağımsızlık arayışına girmesi çözüm olmaktan çok birçok problemin yaratılması anlamına gelmektedir.

 

Nuran YILDIRIM