ZAMBİYA’DA GENEL SEÇİMLER




Güney Afrika ülkelerinden Zambiya’da halk, 11 Ağustos günü gerçekleşen seçimle yeni devlet başkanını ve milletvekillerini seçiyor. Yaklaşık 7 milyon seçmenin bulunduğu ülkede, yerel saatle 18.00’a kadar süren seçimin sonuçlarının hafta sonuna kadar açıklanması bekleniyor.

Seçimde tarafları, Edgar Lungu ve halihazırda iktidarda olan Yurtsever Cephe Partisi (PF) ile Hakainde Hichileme liderliğindeki Ulusal Kalkınma için Birleşme Partisi oluşturuyor.

Daha önce adalet ve savunma bakanı olarak görev yapan ve eski Devlet Başkanı Michael Sata’nın 2014’te gerçekleşen ölümünün ardından görevi devralan Edgar Lungu, anketlere göre özellikle başkent Lusaka ve Copperbelt'de önde gidiyor. Özel sektörde faaliyet gösteren zengin bir iş adamı olan ve seçim kampanyasında ülkedeki gelir eşitsizliğini gidermeye öncelik vereceğini söyleyen Hichilema ise ülkenin güney eyaletlerinde yüksek oy oranına sahip.

İki taraf da seçimi kazanacaklarından emin olduklarını ima eden açıklamalarda bulunsa da, dikkat çeken olaylardan bir tanesi muhalefet lideri Hichilema’nın kampanya sürecinin ve seçimin adilliği konusunda duyduğu şüpheleri dile getirmesiydi. İktidar taraftarlarının ve güvenlik güçlerinin, muhaliflerin kampanyalarını güç kullanarak baltalamaya çalıştığından bahsederek, “tek istediklerinin özgür, adil, saydam ve güvenilir bir seçim olduğunu” belirtmişti. İktidar partisini düşen bakır fiyatlarından ve susuzluk sebebiyle gerçekleşen büyük çapta elektrik kesintilerinden doğan krizi sürecini iyi yönetememekle suçlayan muhalifler, iktidarın hileye başvurmadan bu seçimi kazanma şansının olmadığını iddia etmişti.

Seçimler dışında, Zambiya’nın seçimlere haftalar kala iktidardaki Vatansever Cephe (PF) ve muhalefetteki Ulusal Kalkınma için Birlik Partisi (UPND) taraftarları arasında çatışmalara sahne olması da dünya basınında yankı bulmuştu. Yaşanan olaylar karşısında, Afrika Birliği Örgütü (ABÖ), Zambiya'da 11 Ağustos'ta yapılması planlanan genel seçimler için gözlem komisyonu gönderme kararı aldığını bildirmişti. Birlikten yapılan yazılı açıklamada, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Dlamini Zuma'nın, Zambiya'ya, eski Nijerya Cumhurbaşkanı Goodluck Jonathan başkanlığında bir seçim gözlem misyonu gönderilmesini onayladığını belirtmişti.

ABÖ tarafından görevlendirilen ve Afrika'da demokratik seçimler ve iyi yönetim ilkeleriyle ilgili bildirisi doğrultusunda çalışacağı kaydedilen komisyonun başkanı Esau Chulu, tüm siyasi partilerin kampanyalarını gerçekleştirirken barışçıl bir atmosferi teşvik etmesi gerektiğini belirtmiş, "Komisyon, Zambiya polisinin seçimlerden önce kanun ve düzenin sağlanması için asayiş yasasını uyguladığını görmek istiyor." ifadesini kullanmıştı.

Chulu, "Komisyon, hiçbir partiyi veya adayı yarışmaktan men etmek istemiyor ancak şiddet devam ederse, seçim yasalarını yürürlüğe sokarak hatalı parti ve adayları yasaklamaktan başka çaremiz kalmayacak." dedi.

Başkent Lusaka'daki olaylarda dört kişinin ölmesi üzerine burada seçim kampanyaları 9 Temmuz'da iptal edilmişti.

Chulu’nun açıklamasından sonra küçük çapta şiddet olayları gerçekleşmeye devam etse de, herhangi bir partinin veya adayın seçime katılması yasaklanmadı.

Öncesinde yaşanan talihsiz şiddet olayları dışında, Zambiya’daki seçimi önemli kılan iki faktör daha var: Birincisi, başkan adaylarının toplaması gereken oy oranı ile alakalı. Önceki dönemlerde gerçekleşen ve kazanmak için sadece rakiplerini geçmenin yeterli olduğu seçimlerin aksine, 11 Ağustos seçiminde adayların devlet başkanı olabilmek için %50 üzerinde oya sahip olması gerek. İkinci faktör ise, seçim tarihi boyunca tek başlarına yarışan Başkan adaylarının yanlarında bu sefer eş-adayların olacak olması. Bunun asıl amacının, seçilen Başkanlar hayatlarını kaybetmesi veya başka bir nedenden dolayı görevlerini yerine getiremeyecek hale gelmesi durumunda ekstra seçimlerin yapılmasını engellemek için alınan bir önlem olduğu söyleniyor. Zambiya’da son 10 yıl içinde iki Başkan’ın görev başındayken öldürüldüğü ve seçilmiş bir Başkan Yardımcısı olmadığı ve bu dönem içerisinde 5 tane seçim yapıldığı göz önüne alındığında, alınan bu kararın yerinde olduğu söylenebilir.

2011 yılında 20 yıllık devlet başkanı Rupiah Banda seçimi kaybederek görevini Michael Sata’ya devrettiğinde büyük çaplı bir siyasi değişim sürecine giren Zambiya, Afrika’nın yükselen demokrasilerinden biri olarak görülüyor. Ekonomisi sallantıda olan, yaşam masraflarının tavan yaptığı ve maden endüstrisinden binlerce insanın işten çıkarıldığı Güney Afrika ülkesinin kaderi 11 Ağustos’ta gerçekleştirilen genel seçimin sonucuna önemli oranda bağlı. Zamibya’nın durumunun aynı zamanda komşu ülkelerin istikrarını da etkileyeceği söylenebilir.

Ata Mert ALADAĞ