ABD ASKERİ YOLA ÇIKTI: “ŞEYTAN ÜÇGENİ"NDE DENGELER




Doç. Dr. Dilek Yiğit

ABD’nin bir önceki Başkanı Obama’nın Afganistan’dan çekilme planı, Afganistan ve bölgenin genelindeki mevcut koşullar itibarıyla hayata geçirilemedi. “Önce Amerika” sloganıyla iş başı yapan ve küresel sorunların ABD’yi ilgilendirmeyen meseleler olduğunu düşündüğü yönünde izlenim yaratan, hatta uluslararası ilişkiler uzmanlarının  “ABD yalnızcılık politikası mı uygulayacak ve uygularsa bu sefer başarılı olacak mı ?” soruları üzerinde düşünmelerine sebep olan Trump’ın da selefi gibi ABD askerinin Afganistan’dan çekilmesi kararında olduğu sanılıyordu; ancak “asker işini bilir” mantalitesi ile hareket eden Trump askeri çevrelerin görüşlerinin ışığında Amerikan askerinin Afganistan’dan çekilmesi halinde mevcut riskleri göz önüne almış olmalı ki; çekilme fikrini bir kenara koydu ve ABD’nin yeni Afganistan politikasını “amacı ulus-inşası” olan değil;  bölgedeki terör tehdidine karşı daha kararlı bir politika olarak tanımladı. [1] Burada önemli nokta şu ki; Trump Afganistan politikasını Afganistan özelinde değil, bölgedeki diğer sorunlar ışığında daha geniş perspektifle ele alıyor. Dolayısıyla Trump’ın Afganistan politikasının yansımaları sadece Afganistan ülkesinde hissedilecek sonuçlar yaratmaya yönelik değil; bu açıdan hedefin Pakistan olacağı düşünülmeli.  

Birleşmiş Milletler Genel Kurul çalışmaları esnasında Afganistan Devlet Başkanı Ghani de Afganistan’ın istikrarı ve terörle mücadele amacıyla “terörizmin güvenli limanlarının” imha edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu vurgu son on altı yılda Afganistan için 70 milyar ABD Dolarından daha fazla para harcayan ABD’nin,[2] Afganistan’ı bir yük olarak görmesi halinde  bölgede terörizm ile mücadelenin aksayacağına ve Pakistan’ın da “güvenli liman olduğuna” zımni bir işaret. Bu noktada Pakistan’ı bu açıdan eleştiren tek bölge devletinin Afganistan olmadığını belirtelim; Hindistan da sıklıkla aynı vurguyu yapıyor. Dolayısıyla Pakistan farklı kanallardan Trump’ın görüş alanının merkezine konuyor.

Ancak Afganistan yönetiminin ABD’nin Afganistan politikası üzerinde kaygılanmasına şimdilik herhangi bir neden yok. Zaten Trump yönetimi Pakistan’ı terörizme destek vermekle eleştiriyor ve iki devlet arasındaki ilişkiler gergin. Birleşmiş Milletler Genel Kurul çalışmaları esnasında iki devlet yetkilileri bir araya geldiler, görüştüler ve görüşmenin “iyi” geçtiğini söylendi.[3] Bu “iyi” geçen görüşme ilişkileri nasıl yönlendirir? Zaman gösterecek. Diğer taraftan  dün de bu yıl içinde Afganistan’a giden 1.500 Amerikan askerine katılmak üzere 2.000 Amerikan askeri ABD’den yola çıktı. Bu yıl Afganistan’a giden Amerikan askeri dışında 10.000 Amerikan askeri personeli halen Afganistan’da görev yapıyor. [4]

 Afganistan-Hindistan-Pakistan üçgenini, hem bölgesel hem de ikili sorunlar çerçevesinde  “şeytan üçgeni” olarak tanımlarsak, bu üçgende Trump yönetiminin bölgeye yönelik politikasına dair en fazla endişelenmesi gereken Pakistan. Dengeler Afganistan ve Hindistan lehinde. Diğer taraftan Trump’ın bölgeye yönelik politikasını şekillendirecek en önemli faktörlerden biri de Pakistan.

 

 


[1] http://www.mercurynews.com/2017/08/21/trump-says-us-cant-afford-quick-afghanistan-withdrawal/

[2] http://www.militarytimes.com/flashpoints/2017/09/21/afghan-leader-abolishing-militant-havens-in-pakistan-is-key/

[3] http://timesofindia.indiatimes.com/world/pakistan/pakistan-us-agree-to-stay-engaged-after-donald-trumps-tough-talk/articleshow/60767342.cms