ALMAN SİVİL TOPLUM KURULUŞUNDAN GÖÇMENLERE YARDIM ELİ




Mustafa AY – DG – 10.09.2017 Günden güne artan göçmen krizine karşı AB henüz somut adım atmayarak üye ülkeleri, İtalya ve Avusturya, arasındaki gerilimin tırmanmasına neden oldu. Henüz Temmuz ayının başında Avusturya, Alplerdeki İtalya sınırı Brenner geçidine birden fazla asker ve birçok ZPT (Zırhlı Personel Taşıyıcı) konuşlandırarak İtalya’daki göçmenlerin sınır dışına çıkmasını engellemişti. Bu durum iki ülke arasında bir diplomatik krizin ortaya çıkmasına neden olmuştu.  Bunun yanı sıra Roma, artan gerilimin sorumlusu olarak AB’nin eylemsizliğine atıfta bulunmuş ve suçlamıştı. AB’nin bu eylemsizliği sadece AB ülkeleri arasındaki körüklemekle kalmıyor, aynı zamanda denize açılan sığınmacıların hayatını kaybetmesine de neden oluyor.

AB’nin Frontex (AB Sınır Güvenliği Ajansı) İtalya açıklarındaki arama kurtarma operasyonlarında yetersiz görüldü. Bu sonuca göre Alman ‘Sea Eyes’ STK’sı varmış görünüyor. Sea Eyes aynı zamanda Libya Deniz Kuvvetlerini de bu talihsiz ölümlerden sorumlu tutuyor.  Sea Eyes geçtiğimiz günlerde bu durumu şöyle ifade etmişti: “Frontex ve AB’nin ‘Artık mülteci yok. Dolayısıyla artık boğularak can veren sığınmacı da yok’ şeklindeki açıklamaları yalanda ibaret”.  Sea Eyes’ın bu açıklamaları kendi yürüttükleri arama ve kurtarma çalışmalarına dayanıyor. Öyle ki Sea Eyes’nin yöneticisi Michael Buschheuer,  geçen hafta kurtardıkları bir Afrikalı kazazedenin şahit olduğu bir drama atıfta bulunuyor. Kazazede yaşadığı olayda, 2 adet botun kendilerinkinden önce battığını ve kendi botları dolu olduğu için denizdeki sığınmacılara yardım edemediklerini ifade etti. Bu sebeple Sea Eyes AB ve Frontex Ajansının sözlerinin gerçekten çok uzak olduğunu ifade etti.

Sea Eyes Nisan 2016 tarihinden bu yana Akdeniz’de 12 bin göçmenin hayatını kurtardığını açıkladı. STK yetkilileri, önceden de belirtildiği üzere,  AB ve Frontex’i suçlu bulmasının yanı sıra Libya hükümetini de meydana gelen bu talihsiz ölümlerden sorumlu tutuyor. Lakin Kaddafi rejimini devirmek için başlatılan NATO ortak hava harekâtının Libya Deniz Kuvvetlerine büyük bir çoğunluğunu yok ettiğini söylemek yerinde olur.  Bunun yanı sıra İç savaş ve dış müdahale sonucunda birçok Libyalı uzman deniz subayı/personeli de hayatını kaybetmişti. Kalifiye subay ve yetersiz gemi sayısından mütevellit Libya Deniz Kuvvetleri Akdeniz açıklarındaki mülteci arama kurtarma operasyonlarını yürütemiyor. Haziran ayı içerisinde İtalya hükümeti, Libya’ya Akdeniz’deki sığınmacı arama, kurtarma ve engelleme operasyonlarına etkili katılımı için mali desteğin yanı sıra uzman personel göndererek eğitim programı başlattığını açıklamıştı. Bu durum Libya Deniz Kuvvetleri’nin ne denli yetersiz olduğunun bir göstergesi. Lakin Libya yönetimi STK gemilerinin kendi karasularına girmesine mani olması, STK tarafından Libya’nın suçlanması neden olan bir diğer husus. Libya hükümeti, Sea Eyes tarafından kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyerek durumu “arama ve kurtarma operasyonları insan kaçakçılarının işini daha da kolaylaştırıyor ve sürekli hale getiriyor” şeklinde gerekçelendiriyor.