ASKERİ MÜDAHALE NEDENİYLE SİVİLLER ÖLÜYOR




İlknur Şebnem Öztemel-DG-  Her nimetin bir külfeti, her hareketin bir sonucu vardır. Savaşa girmek de bunlardan biridir. Tarih boyunca pek çok savaş yaşanmış, devletler savaşa girmeden önce uzun soluklu, ince hesaplar yapmış ve seçimlerinin iyi veya kötü tüm sonuçlarına katlanmıştır. Üçüncül bir ülkeye yapılan askeri müdahale isedaha da derin araştırmalar ve hesaplamalar sonucu yapılması gereken, hassas bir savaş türüdür.Devletler, uluslararası toplumu bu çeşit bir müdahaleye ikna etmek için genellikle ‘’Haklı Savaş’’ (Just War Theory) ve ‘’Koruma Sorumluluğu’’ kuramını (RSP) kullanırlar. Ancak bu iki kuram için de geçerli olan önemli bir kriter vardır. Bu da ‘’ Zarardan çok fayda ver’’ idir. Bu durum tıp fakültelerinde öğretilen ilk şey olan ‘’Önce zarar verme’’ fikrine benzerdir. Zira doktorlar bir ya da birkaç kişinin hayatından sorumluyken, bürokratlar ve politikacılar nesillerden yükümlüdür.

Bu kuralı askeri müdahale kavramına uygulayacak olursak eğer, bu kriterin savaşın doğal bir sonucu olan can kayıplarını ve maddikayıpları, nesiller için çok daha büyük bir fayda sağlayarak telafi etmesi beklenir.

Ne yazık ki, tüm Dünya’nın dikkatle izlediği Musul operasyonu henüz sona ermemişken, pek çok sivilin hayatını kaybettiği haberini aldık. Rudaw haber ajansının bildirdiğine göre bölgede 200’den fazla sivil, koalisyon güçlerinin hava saldırıları sonucu hayatını kaybetti.

Yayınlanan raporda, Musul’un Cedide Mahallesinde bir evde 130 kişinin ve bir diğerinde yaklaşık yüz kişinin öldüğü iddia edildi. Lakin ölenler arasında bazı DEAŞ militanlarının dabulunabileceği söyleniyor.

Musul Operasyonu, Ekim 2016’da ABD destekli Kürt ve Arap milislerden oluşan Suriye Demokratik Güçleri öncülüğünde başladı. Koalisyon güçleri ise operasyona havadan destek verdi. Şu ana dek grup, Musul’un doğusunu ele geçirmekte başarılı oldu. Şehrin batısında ise çatışmalar sürüyor.