AVRUPA BİRLİĞİ'Nİ PARÇALAMAK İSTERKEN KENDİNİ PARÇALAMAK!




Doç. Dr. Dilek YİĞİT- Lizbon Antlaşması uyarınca,  Birlik'ten çekilme müzakereleri süren Birleşik Krallık'ın Mart 2019 tarihinde Birlik'ten çekilmiş olması gerekiyor.Çekilmenin gerçekleşmesi gereken tarih yaklaştıkça  Britanya'da sular ısınıyor; "People's vote"  adı altında ve partiler üstü yürütülen kampanya ile Londra'ya nihai Brexit Anlaşmasını referanduma sunma çağrısı yapılıyor. 

Bu çağrıya resmi destek İskoçya Birinci Bakanı (First Minister) Nicola Sturgeon'dan geldi; Sturgeon İskoç Milliyetçi Partisinin ve partinin Birleşik Krallık Parlamentosu'nda yer alan üyelerinin ikinci referandum fikrini desteklediklerini açıkladı. 

Bu noktada İskoç siyaseti açısından mesele iki boyutlu:

Birinci boyut ikinci Brexit referandumu adı altında çekilme anlaşmasının halkın onayına sunulmasını sağlamak
İkinci boyut ise,  İskoçya'nın çekilme anlaşmasına hangi koşullarda 'evet'  diyeceğini belirlemek
İkinci bir Brexit referandumu yapılacak mı bilmiyoruz; ama yapılacak ise İskoçya'nın hangi koşullarda 'hayır'  diyeceğini biliyoruz. Çekilme anlaşmasında Birleşik Krallık'ın İç Pazarda kalması sağlanmadığı, en azından gümrük birliği korunmadığı müddetçe anlaşmaya evet demeyecek. 

İkinci bir Brexit referandumu yapılacak mı bilmiyoruz dedim ama şimdilik Başbakan May,  ikinci bir Brexit referandumu yapmamakta kararlı. Fikrini,  değişen koşullara uyacak şekilde,  değiştirmez ise ikinci bir referandum ile halka ve doğal olarak İskoçya halkına fikirleri sorulmamış olacak.  Bu yolun çıkacağı yer kuvvetle muhtemel İkinci bir İskoç referandumu olacak. 

İskoçya halkının,  İngilizlere nispetle,  daha Avrupa Birliği yanlısı olduğu biliniyor. İskoç bağımsızlık referandumunda halkın çoğu tercihlerini Birleşik Krallık'ta kalma yönünde kullandı ama o Birleşik Krallık Birliğe üye Birleşik Krallık'tı. 

Bakalım İskoçlar,  Birliğe üye olmayan Birleşik Krallık'ta kalmak istiyor mu? Dün Edinburg'da binlerce insanın sokaklara dökülüp bağımsızlık çağrısında bulunması önemli bir veri. Bu sorunun yanıtı kesinlikle ikinci bir İskoçya referandumu gerektiriyor.  Londra ikinci bir İskoçya bağımsızlık referandumu istemiyorsa, çekilme anlaşması ile iç pazara katılımı, en azından gümrük birliğini sürdürmek zorunda. Ancak gümrük birliğini sürdürür ya da iç pazarda kalırsa,  Brexit yanlılarının "egemenliğimizi geri alacağız"  söylemi de külliyen anlamını yitirecek.

Mevcut koşullarda Londra'nın ülkesel bütünlüğünü koruma konusunda işi çok zor. 

Neticede Londra şu sorunun cevabını aramalı... Avrupa Birliği'ni parçalayım derken kendini mi parçalayacaksın?