AVRUPA’DA İNSAN HAKLARI: AVRUPA ADALET DİVANI TÜRBAN’IN YASAKLANABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ




İlknur Şebnem Öztemel-DG-  Avrupa Adalet Divanı türbana ilişkin dikkat çekici bir karara imza attı.  Belçika’daki ve Fransa’daki iki kadının açtığı, birleştirilmiş davaya cevaben Divan, 'İş yerleri, çalışanların dini sembol niteliğinde kıyafet giymelerine yasak getirebilir' açıklamasını yaptı.

Açıkçası bu karar hiç de şaşırtıcı değil. Zira pek çok kez, değişik Avrupalı makamlar,  genel bir yasağa yönelik adımlar atmıştı. Ancak kararın zamanlamasına bakacak olursak arkasındaki mesajı ve hatta uyarıyı daha net görebiliriz. Karar, Türkiye ile Hollanda arasındaki krizin başlangıcından hemen sonra, Avrupa’daki kritik genel seçimlerin arifesinde alındı. Zaten Suriye Krizi başta olmak üzere Orta Doğu’daki politik çatışmalar sebebiyle git gide ağırlaşan mülteci krizi, Avrupa’da aşırı Sağ partilerin hızlı yükselişine sebep oluyor. İşin önemli olan kısmı şu: Avrupa, sınırları içerisindeki Türk ve Müslüman nüfusa dikkat çekilmesini, onların ana vatanlarıyla olan bağlarının hatırlatılmasını istemiyor. Çünkü bu durumda her türlü baskısı, sosyolojik, politik ve ekonomik yan etkisiyle mücadele edilmesi gereken güçlü bir diasporaile karşı karşıya kalacak. 

Mevcut ‘’Medeniyetler Çatışması’nın’’ yanı sıra, Avrupa gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi. Yüzyıllardır dünyaya ‘’Demokrasi, İnsan Hakları, Medeniyet’’ gibi kavramları öğretmeye kalkmış, bu konuda diğer devletleri yargılamış Avrupa, bugün riyakâr doğasını sergiliyor. Şunu hatırlatmakta fayda var ki Avrupa’nın kurumsallaştırmaya kalktığı, kurumlarıyla aslında kendi insanına öğütlemeye çalıştığı bu insani değerler, bin seneden uzun süredir Anadolu topraklarında, her evde, her okulda, her sözde, her şarkıda var.