BAŞKAN DONALD TRUMP VE OTORİTESİ




Mustafa AY – DG – 03.08.2017 Amerikan Kongresi Kuzey Kore, İran ve Rusya’ya karşı yeni yaptırımları öngören kanun teklifinin oyladıktan sonra Donald Trump’ın bu tasarıyı onaylayıp onaylamayacağı Washington’da merakla beklendi. Nihayetinde Trump bu kanun tasarısını onayladı ve kanunu yürürlüğe soktu. Trump ve Dış İşleri Bakanı Tillerson’nun kanun tasarısına karşı isteksizliğine rağmen Trump yasa tasarısını imzalamak zorunda kaldı. Trump ve Tillerson’a göre bu tasarı Rus-Amerikan ilişkilerinin tamamıyla kopmasına neden olacak ve ABD kendisini geri dönülmesi güç bir olaylar silsilesinin tam ortasında bulacak.

Başkan Trump’ın bu tasarıyı yürürlüğe koymasındaki sebep ise hiç şüphesiz kendisine karşı yürütülen Kongre’nin ‘Kremlin soruşturması”. Kongre bu tasarıyla Trump yönetiminin nabzını ölçtü. Trump’ın bu tasarıyı yürürlüğe sokmaması halinde Kongre ve Senato’daki hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların kendisine karşı kesin bir tavır alması içten bile olmayacaktı. Öyle ki bu tavır, Başkan’ın Senato tarafından görevden alınması ile sonuçlanabilirdi. ABD’de yürütmenin başı Senato’nun 3’te 2’lik oylama sonucunda görevden alınabiliyor.

Başkan Donald Trump bu kararla yönetimdeki otoritesini de sarsmış oldu. Kongre ve Senato’nun eline “Kremlin” kozunu vermesinin ardından, Kongre’deki soruşturmayı yürüten Komite, Beyaz Saray’ın canını sıkan bazı hamlelerde bulundu. Bu süreç boyunca Komite, Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn gibi güvendiği birçok danışmanın istifasına neden oldu.  Bu sebeple Trump’ın, Federal Anayasası’nın kendisine/yürütmeye tanıdığı birçok hakkın Kongre ve Senato tarafından dolaylı olarak kullanılması kaçınılmaz oldu.