BAŞKAN RODRİGO DUTERTE YÖNETİMİ’NDE FİLİPİNLER ORDUSU’NUN YERİ




Mustafa AY – DG – 07.07.2017- DAEŞ Filipinler’de Marawi’yi işgal ederek, Filipinler’in bölgedeki istihbarat yetersizliğini gözler önüne sermiş oldu. Çatışmaların giderek büyüdüğü ve artık ‘savaş’ boyutuna geldiği Marawi, sivil kayıplara ve Filipinler ordusunun çok fazla zayiat vermesine neden oldu. Güney Filipinler Ordusuna bağlı 1002’inci birliğin sürdürdüğü Marawi’nin kuşatılmasında yetersiz kalmasının ardından, Filipinlilerin Savunma Sekreteri Lorenzana 22 eyaletten oluşturacağı askeri birliği bölgeye göndermeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra Amerikan Hükümeti’nin yardım teklif ettiği söylentileri doğru olması halinde, hükümetin DAEŞ’e karşı ne kadar hazırlıksız yakalandığı görülecek.

Başkan Rodrigo Duterte’nin şu günlerde başkanlık görevi ve sorumluluklarını Filipinler ordusu ile paylaştığı çok açık. Duterte dün yaptığı basın toplantısında “Filipinler’de sıkıyönetimi kaldırabilecek bir otorite varsa o ben değilim. Marawi kuşatmasını yürüten birliklerdir.” diyerek kendi otoritesini askeri birliklerle paylaştığını açık şekilde belirtti. Öyle ki DAEŞ’in yaptığı Bulacan katliamı sonrasında Marawi operasyonunu yürüten kuvvetlere “tutuklamak yok, infaz edin!” diyerek orduya açık çek verdi. Bu şekilde Duterte orduya verdiği ‘’açık çek’’ ile DAEŞ’li tutuklulara işkence edilmesinin bile yolunu açmış bulunuyor ki bu durum BM tarafından insanlık suçu olarak görülüyor.  Bu husus ise Duterte’nin sonunu getirebilir.

Filipinler 1986-90 yılları arasında Albay Gregorio Honasan tarafından yapılan darbe sonrasında yüzlerce sivili hayatını kaybetmişti. Yerel güçlerin / polisin de dahil olduğu darbe sonrasında aralarında Başkanlık sarayının da dahil olduğu birçok kamu binası Honasan’ın kuvvetleri tarafından alınmış ama darbe, Başkan Corazon Aquino taraftarları tarafından önlenmişti. 2006 yılının Şubat ayına gelindiğinde ise Filipinler bir darbe planına daha tanıklık etti. Başkan Gloria Arroyo polis ve askerlerin ortak darbe planını ortaya çıkarmasının ardından, ülke genelinde olağanüstü hal ilan ederek darbeyi gerçekleşmeden önlemeyi başardı.

Filipinler karşılaştığı darbe girişimlerinin ardından  gelenekleşen bir askeri yozlaşmaya maruz kalıyor. Ama geçmişteki başkanların aksine Duterte orduyla iç içe. Başkan Rodrigo Duterte’nin orduyla yakınlaşma süreci sadece Marawi savaşı ile başlamadı. Göreve geldiği ilk günden beri, Duterte ordunun ihtiyaçlarını her zaman gereğinden fazla karşılamış ve ordunun canını sıkmaktan çekinmiştir. Gerek uyuşturucu ile mücadele gerekse de DAEŞ ile olan savaş Duterte’ye fazla bir seçenek bırakmadığı için Duterte bu savaşta ordu ve polisi arkasına almak istiyor. Tam anlamıyla katliam politikasına başvuran Duterte, ordunun ve polis kuvvetlerinin içindeki yozlaşmışları temizlemenin sivil yönetim yoluyla olmayacağını biliyor gibi görünüyor. Bu sebeple riskli bir yol haritası izleyen Duterte ‘yozlaşmışları temizlemenin yolu DEAŞ’a ve uyuşturucu kartellerine açtığı savaşla olacaktır.’ Anlayışıyla iki silahlı kuvveti de arkasında görmek istiyor. Ama akıllardaki soru  –Duterte ordu-başkan dengesini nasıl sağlayacak?-  cevabı ileriki günlerde kesinlik kazanacaktır.