BREXIT İLE AÇILAN HİNDİSTAN KAPISI




Doç. Dr. Dilek Yiğit- Geçtiğimiz ay içinde Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık arasındaki Brexit müzakerelerinde çekilme anlaşmasının taslağı üzerinde siyasi anlaşmaya varıldı. Siyasi anlaşmaya varıldı diyoruz; zira metin teknik düzenleme ve değişikliklere açık.

Taslak metinde ne tür değişiklikler olacak bekleyip göreceğiz ama geçiş süreci öngören bu metin, bir “Soft Brexit” örneği olarak,  zaman zaman üzerinde durduğumuz “Hard Brexit” ve “No Deal” opsiyonlarını devre dışı bıraktı. “Hard Brexit” ve “No Deal” opsiyonlarının hem Avrupa Birliği hem de Birleşik Krallık açısından sakıncalarının altını çizen akademisyenler ve siyasiler derin bir nefes almış olmalı.

Yine de Brexit kapsamında üzerinde durulması gereken çok hassas konular bulunmakta;  Brexit’in AB’nin ve Birleşik Krallık’ın üçüncü devletler ile ilişkilerine muhtemel yansımaları meselesi gibi.

AB çevrelerinde Brexit ile AB’nin bazı devletler ile ilişkilerinde gelişme yaşanacağı ifade edilmeye başlandı. Bu devletlerden biri de Hindistan.

AB’nin Hindistan ile yürüttüğü ticaret müzakereleri beş yıl önce sonuç vermeden kesilmişti. Bunu başarısızlık olarak adlandırırsak, bu başarısızlıktaki sorumluluğun büyük kısmı bazı sektörlerde koruyucu politikalarda ısrar eden Hindistan’a atfedilmişti. Oysa Birleşik Krallık da Hindistan’ın Britanya menşeli viski ithalatına uyguladığı vergileri düşürmesi ve Hindistan vatandaşlarına yönelik vize rejiminin liberalleşmemesi konularında ısrarcıydı. Dolayısıyla müzakerelerin sonuç vermemesinde Britanya faktörü önemliydi. Bu faktörü anlaşmanın önünde bir köstek olarak tanımlarsak, Birleşik Krallık’ın Birlik’ten çekilmesi kösteğin de ortadan kalkması demek. Dolayısıyla kısa zaman içinde AB ve Hindistan masaya oturursa, bu kimse için sürpriz olmamalı. Üstelik Hindistan’da AB ile biran önce masaya oturma telaşının başladığı söyleniyor; nedeni ise Birleşik Krallık’ın Hindistan iş sektörünün AB piyasasına giriş kapısı olması. Bir Hintli uzmanın ifadesiyle çoğu Hindistan şirketi, tarihsel bağlar ve dil nedeniyle Avrupa'ya giriş noktası olarak Birleşik Krallık’ı tercih ediyordu, şimdi giriş noktası olarak Almanya'ya, Fransa'ya ve Belçika'ya bakıyorlar ve yatırım ve ticareti kolaylaştırmak için bir ticaret anlaşması umuyorlar.

AB ve Hindistan arasında bir ticaret anlaşması yapılıp yapılmaması konusunu bir tarafa koyup, parantez açıp belirteyim; Hindistan’ın AB ile olan ithalat ve ihracatında en büyük pay Birleşik Krallık’ın. Birleşik Krallık Birlik’ten çekildiğinde Hindistan’ın AB ile ticaret hacmi önemli ölçüde azalacak. Bu gerçek ışığında Birleşik Krallık Başbakanı Theresa May, Hindistan’ın ticaret ortakları arasında tercihini Birleşik Krallık’tan yana kullanacağını düşünüyor, böylece Hindistan’ın AB ve Birleşik Krallık arasında öncelik tercihi yapması gerektiğini de ifade etmiş oluyor. Hatta bu tercih yapma meselesi Batı basınında bir takım manipülasyonlara, Hindistan’ın AB ile ticaret anlaşmasını kesinlikle Birleşik Krallık ile olana tercih ettiği, Hindistan’ın Birleşik Krallık ile anlaşma yapmak için hiç de aceleci olmadığı gibi yorumlara sebep oldu. Neticede Hindistan Hükümet yetkilisi bu manipülasyonları yalanlamak durumunda kaldı.

Bu arada Fransa ve Almanya da boş durmayarak Brexit ile AB’nin en büyük ticaret ortaklarından birinin Hindistan olacağı mesajlarını iletiyorlar. Merkel Hindistan ile ticaret müzakerelerini başlatma sözünü verdi bile. Dolayısıyla AB’nin itici güçleri Almanya ve Fransa da Hindistan ile ticaret müzakereleri masasına dönmeye pek hevesli görünüyor. Tabir yerindeyse AB’nin Hindistan’ı Birleşik Krallık’a kaptırmaya hiç niyetleri yok.

Neticede Brexit ile Hindistan iş sektörü için AB’ye giriş noktası olan Birleşik Krallık kapısı kapanıyor ama Hindistan ile ticaret müzakerelerinde tavrı nedeniyle müzakerelerin sonuçlanmamasında pay sahibi olan Birleşik Krallık’ın AB’den çıkışıyla AB için Hindistan kapısı açılacak gibi.

 

avcılar escort nisantasi escort

bodrum escort

kayseri universiteli escort