BREXIT VE AVRUPA BİRLİĞİ ADALET DİVANI'NIN YARGI YETKİSİ




Doç. Dr. Dilek Yiğit - Avrupa Birliği Adalet Divanı, Lizbon Antlaşması’nda kaleme alındığı şekliyle, Antlaşmaların yorumlanması ve uygulanmasında hukuka riayet edilmesini sağlar.

Avrupa Birliği Adalet Divanı, Antlaşmalara uygun olarak;

a) bir üye devlet, Birlik kurumu veya gerçek ya da tüzel kişi tarafından açılan davalar hakkında karar verir

 b) üye devlet mahkemelerinin talebi üzerine, Birlik hukukunun yorumlanması veya Birlik kurumları tarafından kabul edilen tasarrufların geçerliliği hakkında ön karar verir,

c) Antlaşmalarda öngörülen diğer durumlarda karar verir.

Avrupa Birliği’ne üye devletler Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın yargı yetkisine tabidir ancak Avrupa Birliği’ne üye olmayan ancak kısmen de olsa Avrupa Birliği’ne entegre olmuş devletler üzerinde Adalet Divanı’nın yetkisi tartışma konusudur. Mesela Avrupa İç Pazarı’na dahil olmuş Norveç ya da çok sayıda ikili anlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği’ne belli düzeyde entegre olmuş İsviçre Avrupa Adalet Divanı’nın kararlarına uymak zorunda mıdır?

Konunun ayrıntılı tartışma ve yorumlarını Avrupa Birliği hukuku uzmanlarına bırakmak gerektiğini düşünmekle beraber,  Avrupa Adalet Divanı'nın üçüncü devletler üzerinde zorunlu bir yargı yetkisi bulunmadığının altını çizelim. Buna rağmen Avrupa Serbest Ticaret Alanı üzerinde çalışan uzmanlar Birliğe belirli düzeylerde entegre olmuş devlet yargısının kararlarını Avrupa Birliği Adalet Divanı kararları ışığında ve bu kararlara uygun olarak aldığını belirtmektedir. Yani üçüncü devletler Adalet Divanı’nın yargı yetkisi altında olmasalar da Divan’ın kararları dolaylı yoldan üçüncü devletler üzerinde geçerlilik kazanıyor. Buna Adalet Divanı kararlarının yansıma yetkisi demeyi tercih ediyorum.

Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın yetkisine dair tartışmaları oldukça ısıtan güncel bir konu da Birleşik Krallık’ın Birlikten ayrılmasıdır: Brexit.

Birleşik Krallık’ta Birlik’ten ayrılmak isteyenlerin sloganı “Para, Sınırlar ve Yasalar üzerinde kontrolünü geri al” şeklindeydi. Bu slogan Birlik üye devletlerinin egemenlik haklarını Birlik’e devretmelerinden duyulan rahatsızlığın Birleşik Krallık’taki ifadesiydi; zira Avrupa Birliği başlı başına devlet olma yolunda ilerlerken devletlerin yetkilerini törpülemektedir.

Birleşik Krallık’ta  Birlik’ten çekilme kararı alındıktan sonra Başbakan May AB'den çıkıldıktan sonra AB antlaşmaları ve dolayısıyla AB hukukunun Birleşik Krallık'ta geçerli olmayacağını ilan etti. Artık yasalar Londra’da yapılacak ve Londra’da yapılan yasalar Lüksemburg’daki mahkeme (Adalet Divanı kastediliyor) tarafından yorumlanmayacaktı. Britanya yargısı bağımsız olacaktı.

 Peki gerçekten böyle mi olacaktı?  Gelişmeler “Para, Sınırlar ve Yasalar üzerinde kontrolünü geri al” sloganına sarılanların istediği gibi mi olacaktı? Hayır! Başbakan May zaman içinde Avrupa Birliği ile kesin bir kopuşun mümkün olmadığını anladı ve Adalet Divanı yargı yetkisinden tamamen çıkılacağı konusundaki söylemlerinde de değişiklik gözlemlendi. Nihayetinde Başbakan May “acı gerçeği” açıkladı; “ Avrupa Adalet Divanı'nın yargı yetkisini terk ettikten sonra bile, AB hukuku ve Adalet Divanı kararları bizi etkilemeye devam edecektir” dedi.[1]

Ancak Avrupa Birliği’nden çıkmışken, yani Adalet Divanı da dâhil Avrupa Birliği kurumlarındaki koltuklar yitirilmiş iken, Birleşik Krallık’ın Adalet Divanı kararlarına bağlı olması Brexit yanlıları için hazmedilecek bir durum değil. Zira Prof. Dr. Erik Fossum’un Norveç-AB ilişkileri kapsamında kullandığı “kural yapıcı” ve “kural alıcı” kavramlarını kullanırsak, Birleşik Krallık Brexit ile “kural yapıcı” iken “kural alıcı” durumuna düşmüş olacak!

May gelecekte Birleşik Krallık tamamen Adalet Divanı’nın yetkisi dışına çıkmış olacak diyor ama ne zaman? Londra’ya göre geçiş süreci sona erdiğinde… Peki Brüksel’e göre?

Dün (24 Nisan 2018) Avrupa Birliği baş müzakerecisi Michel Barnier’in çıkışı akılları karıştırdı. Barnier Avrupa Birliği’nin  Birleşik Krallık’ın Birlik’ten ayrılışından sonra bile, kalıcı olarak,[2]  Avrupa Adalet Divanı’nın yargı yetkisi kapsamında yer almaya devam etmesi hususunda ısrar edeceğini duyurdu.

Birleşik Krallık’ın Birlik’ten ayrıldığında geçiş süreci boyunca Adalet Divanı’nın yargı yetkisi kapsamında bulunması mantıken anlaşılabilir bir durum; zira geçiş süreci boyunca yaşanan anlaşmazlıklar olabilir ve Avrupa Birliği hukukunun yorumlanmasına ihtiyaç duyulabilir. Ancak Birleşik Krallık’ın Brexit gerçekleştiğinde kalıcı olarak Adalet Divanı’nın yargı yetkisi kapsamında tutulması  tuhaf bir durum olur ve zaten Birleşik Krallık hükümeti de buna izin vermez. İzin verse de, o zaman sorarlar! Birlik’ten niye çıktın?

 


[1] https://www.express.co.uk/news/uk/926311/Brexit-news-UK-Theresa-May-speech-EU-European-Court-of-Justice-European-Union, 2 March 2018

[2] https://www.politico.eu/article/brussels-will-insist-on-ecj-in-brexit-treaty-says-barnier/, 24 April 2018