BÜTÜN YÖNLERİ İLE AMERİKA’NIN EN BÜYÜK SİLAHLI KATLİAMI “ORLANDO SALDIRISI”




Haziran ayının ortasında Dünya’da dinmeyen kan ve şiddet bu sefer yüzünü kanıksadığımız topraklardan uzakta ABD’de görüldü. Florida eyaletinin Orlando şehrinde gerçekleşen silahlı saldırıda, Afgan kökenli bir Amerikan vatandaşı eşcinsellerin yoğun olarak bulunduğu gece kulübünde ateş açarak 50 kişinin ölümüne 50’den fazla kişinin de yaralanmasına sebep oldu. Olay sırasında Orlando’da olağanüstü hal, sonrasında ise ülkede ulusal yas ilan edildi.

Eşcinseller için popüler bir mekân olan Pulse adlı gece kulübüne gelen Omar Mateen (saldırgan) iki silahla insanların üzerine ateş açtıktan sonra bir süre de onları rehin tuttu. Eylemin sonunda ABD polis teşkilatının müdahalelerinden aşina olduğumuz gibi saldırgan öldürülerek ele geçirildi. Böyle bir saldırıdan sonra ileri sürülen birçok iddiada şüphelere mahal vermemek adına, cani saldırganın canlı olarak ele geçirilmesi daha doğru olabilirdi.

Sadece Amerika değil dünya genelinde büyük üzüntüye sebep olan bu canice eylem için birçok sebep ve özellikle terör eylemi olduğu iddiaları öne atıldı. Katilin IŞİD’e bağlılık yemini ettiği ve saldırıdan sonra ise IŞİD’in eylemi üstlendiği haberleri İslam’a karşı olan tepkileri yine yükseltti. Birçok örgüt ve kişi tarafından kamuoyu oluşturmak adına tehlikeli bir araç olabilecek bu eylemde, katil ve IŞİD arasında bir bağ ve iletişim olduğuna dair herhangi bir ipucu ve belirti henüz bulunmuş değil. Öte yandan radikal İslam’a karşı sesler yine yükseldi, olayın bir terör eylemi olduğu açıklamaları yapıldı bile.

Bu saldırıyı daha detaylı ve dikkatli bir açıdan, önyargılardan uzak olarak değerlendirebilmek için çok yönlü bir şekilde ele almamız gerekmektedir. Öncelikle saldırının ve saldırganın IŞİD veya benzeri terör örgütleriyle olası bağlantısı ihtimali ya da iddiası olayın bir yönü, özellikle eşcinsellere karşı yapılmış bir eylem mi olduğu olayın diğer yönü, sadece toplu bir katliamın hedef alındığı ve kurbanların rastgele seçilip seçilmediği ise diğer bir yöndür. Saldırının bütün bu yönlerinin her biri tek tek özel bir dosya olup ayrı ayrı incelenmesi ve hangi yöne daha yakın olduğu belirlenmeli ve toplum bilgilendirilmelidir. Yoksa herkes; istediği yöne öfkesini ve nefretini kanalize edecek ya da bilinçli olarak birileri tarafından yönlendirilecektir. Katil zaten öldürüldüğü için bu yönlerden hangisini hedeflediğinin bilinmesi ve suçunun cezasını çekmesi artık mümkün değil!

Bu olay, Amerika’nın ve Avrupa’nın büyük bir sorunu haline dönüşen bireysel silahlanma ve gitgide yalnızlaşan batı insanının psikolojik ve ruhsal çöküşü için acı bir örnek olabilir. Öyle ki, bir anda 50 kişinin öldüğü ve 50’den fazla kişinin yaralandığı bir eylem, her gün kan dökülen Orta Doğu’da terör ve silahlı örgütlerin planlı çabaları ile gerçekleşmekte, fakat bireysel bir nefret olarak yapılmamaktadır. Amerika’nın en kanlı silahlı katliamı olarak tarihe geçen bu saldırı, bireysel silahlanmanın, bireyselleşmenin, artan tüketimin ve materyalleşmenin birer neticesi olmaya, terör eylemi olarak değerlendirilmekten daha yakın gibi duruyor. Öte yandan Trump’ın; bu eylemin kendisinin göçmenlere yönelik radikal tutumunda ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini belirtmesi ise, hem etik değerlerden uzak, hem de doğru olmayan ve toplumdaki kutuplaşmayı artıracak bir açıklama olarak değerlendirilmelidir. Bugün ABD, göçmenlerinden ve yabancı kökenli vatandaşlarından bağımsız olarak değerlendirilemez.

Gerçekleşen bu üzücü ve vahim katliamın şu an bir terör eylemi olarak değerlendirilmesi, yapılan her eylem ve saldırıda IŞİD gibi terör örgütlerinin adlarının kullanılması, dünyanın geleceği ve insanları iyiye yönlendirebilmek adına doğru olmayacaktır. Bugün istihbarat birimleri ve tüm ilgili kurumlar olayı nesnel bir şekilde açığa çıkartmalı ve herhangi bir yönlendirme ve haksız ithamlara yer vermeden toplumun kutuplaşmasını engellemelidirler.

Mithat Kemal İman

istanbul escort

istanbul escort

instagram beğeni hilesi

instagram takipçi hilesi

istanbul escort