GÜMÜLCINE’DE 10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA TÖRENİ DÜZENLENDİ




Özcan Aliosman –DG-(GÜMÜLCİNE)-Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, 80. ölüm yıl dönümünde doğduğu topraklarda da anıldı. Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosluğu’nda gerçekleştirilen anma törenine Batı Trakya genelinden çok sayıda soydaş katıldı. Atatürk’ün doğduğu Selanik’teki evi de ziyaretçi akınına uğradı.

Gümülcine’deki anma törenine katılan soydaşlar Atatürk’ün son nefesini verdiği saat 09:05’ten önce başkonsolosluğa gelmeye başladı. Tören sırasında Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosluğu’ndan Muavin Konsolos İbrahim Işık’ın Atatürk’le ilgili, “O’nun Türk milletine en büyük armağanı Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak olmuştur” sözleri dikkat çekti.

Gümülcine’de Atatürk için düzenlenen anma törenine; ev sahibi Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Murat Ömeroğlu, eşi Aslı Ömeroğlu ve başkonsolosluk çalışanlarının yanı sıra, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete, İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek, Rodop Milletvekilleri Mustafa Mustafa ve İlhan Ahmet, BAKEŞ Genel Başkanı Ahmet Hacıosman, Mustafçova Belediye Başkanı Cemil Kabza, Yassıköy Belediye Başkanı İsmet Kadı, BTAYTD Başkanı Ercan Ahmet, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Necat Ahmet, İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu, Rodop-Evros İlleri SÖPA Mezunu Öğretmenler Derneği Salih Ahmet, Trakya Tütün Üreticileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Esat, Rodop eski Milletvekili Galip Galip, Doğu Makedonya - Trakya Eyaleti Meclis Üyeleri Mustafa Katrancı ve Önder Mümin, Batı Trakya Kadın Platformu sözcüsü Sevil Şerifoğlu, emekli öğretmenler, din görevlileri ve çok sayıda soydaş katıldı.

Tören, Atatürk’ün vefat ettiği saat 09:05’te bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Bu yılki anma töreninde Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet ve Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosluğu’ndan Muavin Konsolos İbrahim Işık, günün anlam ve önemini belirten birer konuşma yaptılar.

BTTÖB BAŞKANI AYDIN AHMET:

“Bugün burada Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, dünyanın önünde saygı ile eğildiği dahi komutan ve büyük devlet adamı, her daim gurur kaynağımız olan atamızı, vefatının 80. Yıldönümünde anmak için toplanmış bulunuyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk, Türk Milletinin bağrından doğmuş bir Millî Kurtuluş Hareketi’ni dağınıklıktan kurtarıp birleştiren, canlandıran, örgütleyen, askerî ve siyasî alanlarda zafere ulaştıran büyük önderdir. Fakat Mustafa Kemal Atatürk, yalnız Türk Milleti’nin Bağımsızlık Savaşı’nın eşsiz önderi olmakla kalmamış, bütün ezilen milletler için kurtuluş meşalesini yakmış, onlara umut vermiş, yol göstermiş, örnek olmuştur. Türk Bağımsızlık Savaşı, Atatürk’ün Türk Milletine duyduğu büyük ve sonsuz güvenle, akılcı ve gerçekçi bir yaklaşımla yürütülüp, kazanılmıştır.

Bir gün Mısır'da bağımsızlık davası için çalışan liderlerden biri, Mustafa Kemal'i görmeye gelmişti. Kendisine: "Bizim hareketin de başına geçmek istemez misiniz?" diye sordu. Olabilecek bir şey değildi ama insan yoklamalarını pek seven Mustafa Kemal: "Yarım milyonunuz bu uğurda ölür mü?" diye sordu. Adamcağız yüzüne bakakaldı: "Fakat Paşa Hazretleri yarım milyonun ölmesine ne lüzum var? Başımızda siz olacaksınız ya..." dedi. "Benimle olmaz Beyefendi Hazretleri, yalnız benimle olmaz. Ne zaman halkınızın yarım milyonu ölmeye karar verirse, o vakit gelip beni ararsınız." dedi. Misafirine Türk Milletinin hürriyet ve bağımsızlık için neyi göze aldığını göstermek istemiştir.

“ATATÜRK, ÖNCE TÜRK MİLLETİ’Nİ ESİR ETMEK İSTEYEN EMPERYAL GÜÇLERİ MUCİZEVİ BİR GAYRETLE YURDUNDAN DEFETMİŞTİR”

Hem özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir hem de Türk milleti istiklâlsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır diyen yüce Atatürk, önce Türk Milleti’ni esir etmek isteyen emperyal güçleri mucizevi bir gayretle yurdundan defetmiştir. Özgürleşen Türkiye’nin idaresini “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” anlayışıyla çok güvendiği ve dayandığı Türk Milleti’nin hür iradesine bırakmıştır. Cumhuriyet ve demokrasi ile başladığı modern Türkiye’nin inşasında sayısız inkılapları hayata geçirmiştir.

“Bir millet savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür” diyen Atatürk, toplumu çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmayı amaçladığı için, milli eğitim ile yakından ilgilenmiştir. O, "Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum olarak yaşatır; ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder" diyerek, eğitime ve öğretmene büyük önem vermiştir. Dünyada ülkesini savaşta zafere kavuşturan birçok komutan vardır. Milletini daha ileri bir toplum yapmak için çalışmış birçok önder de vardır. Ama yokluk, yoksulluk içinde ikisini birden başarmış bir kişi vardır: O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk, Ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir, diyecek kadar büyük hümanisttir. Hem kendi yurdunda barışı hem de dünyada barışı isteyecek kadar büyük bir barışseverdir.

İçişleri Bakanı Şükrü Kaya Çanakkale bölgesine denetlemeye gideceği zaman veda için Atatürk’ü ziyaret eder. Atatürk kendisine şöyle der: - Çanakkale’ye gittiğin zaman aziz şehitlerimizi de ziyaret edeceksin. Muhtemelen Mehmetçik anıtının başında, yapacağın konuşmada, burada rahat ve huzur içinde yatınız, diyeceksin. Siz olmasaydınız, siz göğüslerinizi çelik kaleler gibi siper etmeseydiniz, bu boğaz aşılır; İstanbul işgal edilir; vatan toprakları istilaya uğrardı, diyeceksin. Bakan :- Evet, böyle konuşacağım! Der. Atatürk itiraz eder, “bizim şehitlerimizle birlikte bu toprak üstünde kanlarını döken insanları da, o kahraman askerleri de hürmetle, saygıyla anacaksın”, der ve ayrılırlar.

Atatürk bizzat hazırladığı nutku akşam İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’ya götürür ve nutku dünyaya seslenircesine söylemesini ister. Şükrü Kaya, bu nutku alıp Çanakkale’ye gider. Orada Mehmetçiğin mezarı başında bu nutku söyler. Nutukta Şükrü Kaya’nın yabancı askerlere hitaben belirttiği cümleler şunlardır: “Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve rahat içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak ülkelerden evlatlarını savaşa gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır. Bu nutuk dünyaya yayılır, ta Avustralya’dan, Yeni Zelanda’dan gözleri yaşlı analardan, kardeşlerden, siyasi şahsiyetlerden, askerlerden mektuplar gelir ve Şükrü Kaya, bu konuşmasından dolayı tebrik ve takdir edilir. Oysaki söz, büyük askere aittir. Ve O büyük asker, dün yendiği milletlere karşı düşmanlık hissi beslememiş, en insani, en medeni hislerle, dostluk elini uzatmıştır. Yurtta barışı ve cihanda barışı da sözde değil özde de uygulamıştır.

Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarının ve tüm dava arkadaşlarının aziz hatırası önünde saygı ile eğiliyor ve kendilerine rahmet diliyorum. Bize güçlü bir anavatan bıraktıkları için kendilerini minnetle ve hasretle yad ediyor ve tüm dinleyenlere saygılarımı sunuyorum.”

MUAVİN KONSOLOS İBRAHİM IŞIK

“Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve çağdaş Türkiye’nin mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 80, yıl dönümünde anmak için toplanmış bulunmaktayız.

Ulu önder Atatürk, savaşlardaki başarıyla büyük asker, yönetimiyle büyük siyasetçi; uluslararası ilişkilerde ise barış ve insani değerlere bağlılığı ile dünya çapında tanınan ve saygı gören bir devlet adamıdır.

Kurtuluş Savaşı döneminde, ülke dört bir yandan düşman istilası altındayken ve halkımızın tüm umutları kırılmışken, herkesi birlik ve beraberlik şemsiyesi altında toplamayı başaran Atatürk, bu birlik ve beraberlik ruhuyla, değerli silah arkadaşlarıyla birlikte istilacı güçleri yurdumuzdan çıkarmış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini bu ruhla atarak, ülkeyi işgalci devletlerden kurtarmıştır.

“O’NUN TÜRK MİLLETİNE EN BÜYÜK ARMAĞANI TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ KURMAK OLMUŞTUR”

Büyük önder Atatürk, Kurtuluş Savaşı sonrası elde edilen başarının yeterli olmadığını düşünerek, ufuk açıcı yenilikler de gerçekleştirmiştir. Bu anlamda O’nun Türk milletine en büyük armağanı Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak olmuştur. Atatürk’ün önderliğinde gerçekleşen mücadelelerle Türk milleti 20. Yüzyılda adeta yeniden doğuş yaşamış ve Türkiye Cumhuriyeti de dünya ülkeleri arasında saygın bir yer edinmiştir. Hayatı boyunca ülkesine hizmet etmiş olan Atamız; Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar” demek suretiyle kurduğu cumhuriyete sahip olunmasını ve çok çalışarak bilim ve sanatta ileri bir seviyeye erişilmesini arzu ve temenni etmiştir.

İşte 10 Kasım’lar bu yüzden milletçe tuttuğumuz yasa rağmen; Atamızın fikirlerinin daha iyi anlaşılarak tatbik edileceği günler olmalıdır. Bugün bizler onu her zamankinden daha iyi anlayarak, düşüncelerinden daha iyi istifade ederek, bilimin ışığında, ülkemiz ve milletimiz için daha iyi neler yapabiliriz diye düşünmeli ve buna göre hareket etmeliyiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, aramızdan ayrılışının 80. yılında, Türk Ulus’unun yüreğinde ölümsüzleşen Büyük Önder ATATÜRK’ü bir kez daha gurur, özlem ve saygıyla anıyoruz.”

avcılar escort nisantasi escort

bodrum escort

kayseri universiteli escort