GÜNEY KORE NÜKLEER SİLAH ÜRETEBİLİR




İlknur Şebnem Öztemel-DG-04.08.2017- Güney Koreli bir grup üst düzey yetkili ülkenin acilen milli nükleer programını oluşturması gerektiğini belirtti. Grup, ABD Başkanı Donald Trump’ın mevcut ‘’ Önce Amerika’’ politikası sebebiyle Güney Kore’nin Washington’a güvenemeyeceğini savundu.

Trump’ın kampanya döneminin başlangıcından itibaren gururla paylaştığı  ‘’ Önce Amerika’’ sloganı altında Amerika’nın dış ülkelere verdiği gerek maddi gerek askeri yardımı kısıtlamaya yönelik politikaları müttefikleri rahatsız ediyor.  Öyle ki Trump, kampanya sürecinde Amerikan imkânları ile Kuzey Kore’nin sebebiyet verdiği nükleer tehdidin çözülemeyeceğini, bu noktada ABD’nin Asya’daki en önemli iş ortakları olan Japonya ve Güney Kore’nin kendi nükleer silahlarını geliştirmeleri gerektiğini ifade etmişti.

Konuya ilişkin düzenlenen son halk oylamalarında halkın büyük çoğunluğunun milli nükleer silah projesini istediği ortaya çıktı. Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae İn’in danışmanlarından Moon Chung İn ‘’ Trump’ın ‘Önce Amerika’ politikası halkı bu şekilde düşünmeye sevk etti ‘’ dedi.  Buna ek olarak muhafazakâr Özgür Kore Partisi üyesi Yoon Young Seok ‘’Güney Kore Halkı, Kuzey ve Güney Kore arasında daha dengeli bir ilişki olmasından yana. Bu sebeple ben de milli nükleer programın oluşturulmasından yanayım ‘’ ifadelerini kullandı.

Bu noktada, Güney Kore’nin 1970’lerde kendi nükleer projesi olduğunu fakat özellikle ABD’den gelen dış baskılar sebebiyle projeyi sonlandırdığını bildirmekte fayda var. Şu an Güney Kore’de ABD tarafından verilmiş yaklaşık 4.000 nükleer silah olduğu iddia ediliyor.

Bu konuya dair Batılı liderlerin çelişkili fikir ve davranışlarını bir kenara bırakacak olursak, Pyongyang’nin gerçekleştirdiği son denemeler gerek Asyalı komşu devletlerde gerek Batı’da endişeleri artırdı. Hatta bazı Amerikalı istihbarat yetkilileri Kuzey Kore’nin Amerika sınırlarına erişebilecek güçte bir balistik füze geliştirmeyi başardığını iddia etti.

Kuzey Koreli yetkililerin nükleer silah üretimi noktasında uluslararası hukuku ihlala ettiği kesin. Yine de, ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, İsrail, Hindistan, Pakistan (iddia) ve İran nükleer güce sahip olduğunda ve mevcut teknolojiyi geliştirmeye devam ettiği dönemde de nükleer silahlar yasaktı. Hatta bu ülkelerimden bazı liderler dünya çapında nükleer silahsızlanmayı teşvik ederken iş imza raddesine geldiğinde çeşitli mazeretlerle geri adım atmışlardır.

Bu problemin çözümüne ilişkin samimi ya da çabalar bir yana şu an askeri önlemler masada. Zaten Pentagon çoktan askeri gemilerini Güney Çin Denizi’nde konuşlandırdı. Beyaz Saray ise Kim Jong-Un’un etrafındaki baskı çemberini genişletmekte. Fakat her ne kadar mevcut tehditlere kulağımız alışmış olsa da, eğer Amerikan istihbaratının iddiaları doğru ise savaş kapıda demektir. ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’na nasıl girdiğini, Afganistan ve Irak’ı nasıl işgal ettiğini hatırlatırım. İlkinde, Amerikan Donanması’nın incisi Pearl Harbor Pasifik’te saldırıya uğradı, ikincisinde ise Amerikalılar ‘’ kendi sınırları içerisinde’’ öldürüldü. Şayet bölgedeki diğer politik sorunları ve politik anlaşmazlıkları da göz önünde bulundurursak bu durum olası bir çatışmanın alanını baş edilmesi imkânsız bir şekilde genişletecektir.