HİZB-UL MUJAHİDEEN MODİ'NİN HİNDİSTAN'INI TEHDİT EDİYOR




Doç. Dr. Dilek YİĞİT

Hindistan’da 2014 yılında başbakanlık koltuğuna oturan Hindu milliyetçisi Modi’nin iktidarında Hindistan toplumunun kutuplaşmakta olduğu yönündeki görüşler yaygın. Aslında bu görüşlerin temelinde,  2002 yılında Modi’nin yönetimi altındaki Gujarat’da gerçekleşen facianın da rol aldığını söylemeliyiz; zira bir grup Müslümanın Hinduların bulunduğu treni ateşe vermesi ve 59 Hindunun hayatını kaybetmesi sonucu öfkelenen Hindular Müslüman mahallelere saldırdılar. Bu saldırılarda 1.000’den fazla kişinin hayatını kaybetmesi Hint tarihinde kara bir leke olarak duruyor; böylesine bir insan yapımı felakette Gujarat’ın Başbakanı olan Modi’nin de yaşanan şiddeti görmezden geldiği yönündeki iddialar Modi’nin uluslararası toplum nazarındaki imajını 2002 yılında bozmuştu bile. Yani Modi Hindistan başbakanlığı koltuğuna oturduğunda, “kutuplaştırıcı”, “nifakçı” gibi olumsuz nitelendirmeler ile tanımlandı.  Hal böyle olunca Hindistan’ın “kutuplaştırıcı” bir lider altında şiddet sarmalına gireceği, kutuplaşarak ve terör örgütlerinin de beslendiği bir kaynağa dönüşecek Hindistan’ın terör saldırılarının başlıca hedeflerinden biri olacağı öngörüldü.

Modi’nin iktidarında Hindistan’da iç barış ve huzur ortamının tehdit edildiği olaylar yaşanmakta; özellikle Hindu milliyetçilerinin “kutsal inekleri” koruma adına Müslümanlara yönelik şiddeti pek çok yazımın konusu oldu; Müslümanlara yönelik şiddet ülkede Hindu ve Müslüman toplumlar arasında kutuplaşma yaratacak boyutta ve bu konuda Modi’nin atacağı adımlar sadece ülkede iç barışı garanti etmeyecek; kendisinin de Gujarat’tan miras kalan “olumsuz imajını” düzeltmek için de fırsat olacak.

Gelelim Modi iktidarında ülkede gerçekleşen terör saldırılarına… Aslında öngörüldüğü şekilde Modi döneminde Hindistan yoğun terör saldırılarının hedefi olmadı; Zira South Asia Terrorism Portal tarafından yapılan çalışmada, Hindistan’ın terör ve ayaklanmaya dayalı şiddet açısından “şaşırtıcı derecede” barışçıl bir döneme girdiği belirtiliyor. Portal’ın veri toplamaya başladığı 1994 yılından beri ülkede terör saldırıları ve ölümle sonuçlanan ayaklanmalar en düşük seviyede; “yüksek yoğunluklu çatışma” eşiğinin altında.[1]  Ancak bu durum bu tabii ki Hindistan’da hiç terör saldırısı gerçekleşmiyor anlamına gelmiyor.  Ülkede IŞİD tehdidi altında; zaten son on yıldan beri de El Kaide’nin tehdidi altında; zira radikal İslamcı terör örgütleri Hindistan’ı Müslümanların baskı altında tutulduğu bir ülke olarak görüyor.

Hindistan’da faaliyette bulunan onlarca terör örgütü/ayrılıkçı örgüt var; bu örgütlerin listesine Asia Terrorism Portal’ın web sayfasından ulaşılabilir.[2] Bu listede yer alan Hizb-ul Mujahideen  geçtiğimiz hafta ABD tarafından terör listesine alındı. Bu gelişmenin Modi’nin ABD ziyareti sonrasında gerçekleşmiş olması dikkat çekici; Hindistan  bu gelişmeyi radikal dinci örgütler ile mücadelede ABD’nin Hindistan’a verdiği destek, Hindistan Hükümetinin bir zaferi olarak okuyor.  Hizb-ul Mujahideen  lideri ise ABD’nin bu kararının “Keşmir’i Hindistan’dan özgürleştirmek için yürüttükleri savaşa” son  vermeyeceği açıklamasında bulundu.[3] Üstelik Hindistan’ı her an vurma gücümüz ve kapasitemiz var diyen Hizb-ul Mujahideen  lideri Hindistan’ı tehdit etti.

 Kısaca Hindistan’ın radikal terör örgütlerinden aldığı en yeni tehdit Hizb-ul Mujahideen’den gelmiş oldu.[4]

Hindistan’ın radikal dinci terör örgütlerinden almakta olduğu tehditler terörizm ile küresel mücadelede Hindistan’ın ağırlığını artırıyor; özellikle terörizme “güvenli liman” olduğunu iddia ettiği Pakistan karşısında konumunu güçlendiriyor; Afganistan hükümeti ile ilişkilerini kuvvetlendiriyor. Diğer taraftan  ortak tehdit algısı bağlamında ABD ile ilişkileri de gelişmekte; Modi’nin ifade ettiği gibi Hindistan ve ABD, radikal terörizm ile mücadelede stratejik ortaklar[5] haline geldi.

Ancak küresel platformda Hindistan’ın pozisyonunu güçlendiren radikal dinci terör örgütleri tehdidinin Hindistan’ın iç huzurunu ve güvenliğini bozma riski bulunmakta; zira ülkede 180 milyonluk Müslüman nüfus yaşamakta ve Müslümanlara yönelik şiddet olayları sadece Modi’yi eleştirilerin hedefine koymuyor ayrıca radikal dinci örgütlerinin daha kolay militan devşirmesi için ortam hazırlıyor.

Modi Hindistan’ta yaşananların kendisine yöneltilen “kutuplaştırıcı”, “nifakçı” gibi sıfatları haklı çıkarmamasına özen göstermeli.

 

 


[1] http://www.satp.org/satporgtp/countries/india/index.html

[2] http://www.satp.org/satporgtp/countries/india/terroristoutfits/index.html

[3] http://www.hindustantimes.com/india-news/hizbul-leader-syed-salahuddin-designated-global-terrorist-by-us-vows-to-fight-on/story-jBS1tTdD92N1LVWHS0Q62I.html

[4] http://timesofindia.indiatimes.com/india/salahuddin-claims-attacks-against-india-and-threatens-more-terror-strikes-in-tv-interview/articleshow/59432601.cms

[5] http://timesofindia.indiatimes.com/india/destroying-radical-islamic-terrorism-together-is-our-top-goal-say-both-trump-and-pm-modi-after-white-house-talks/articleshow/59329130.cms