İRAN ABD’NİN YAPTIRIMLARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR?




Mustafa AY – DG – 15.07.2018 Cumartesi günü İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD’nin İran karşıtı politikalarını değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Ruhani, ABD’nin Ortadoğu’da takip ettiği saldırgan tutumunun yanı sıra AB, NAFTA ve Çin’e karşı uyguladığı farklı dış politikaların ABD’nin yalnızlaşması ve yabancılaşmasına neden olduğunu belirtti. Trump’ın İngiltere’ye yaptığı ziyarete değinerek konuşan Ruhani, yalnızlaşma ve yabancılaşmanın en yakın müttefikleri arasında da belirginleştiğinin altını çizdi. Bilindiği üzere NATO liderler zirvesi sonrasında İngiltere’ye yaptığı ziyaret esnasında Amerikan Başkanı, birçok İngiliz vatandaşının protestosuyla karşılaşmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, yönetime fiilen geldiği 2017 Ocak’ından bu yana selefi Barack Obama’nın barışçıl Ortadoğu politikalarının aksine çok farklı bir politika izledi. İlk olarak Trump yönetimi, İran ile imzalanan 5+1 Nükleer Anlaşmasından (şimdiki 6-1 Nükleer Anlaşma) tek taraflı olarak çekilmesi, her ne kadar İsrail’in Capitol Hill’deki kulis çalışmalarının başarılı olduğu izlenimini doğursa da Ortadoğu’da durulan suların yeniden kaynayacağının ilk işaretiydi. ABD’nin anlaşmadan tek taraflı ayrılması, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın tepkisine neden olmuştu. Hâlbuki ABD, sahip olduğu ekonomik, diplomatik ve askeri gücü sebebiyle özellikle İngiltere’nin kendi safında yer alacağını düşünüyordu. Ama beklenenin aksine İngiltere, Almanya ve Fransa ile birlikte ABD’nin anlaşmadan çekilmesini kınadı.

Başkan Donald Trump, Suudi Arabistanlı Veliaht Prens Muhammed bin Salman ile birlikte Katar’a karşı sert bir tavır aldı. Öyle ki Başkan Trump’ın Katar’ın Hamas ve El Kaide gibi örgütlere destek verdiğine ilişkin bir tweetiyle başlayan körfez krizi daha sonralarında ekonomik ambargoya döndü. Çünkü Mısır ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Bahreyn ve BAE gibi ülkeler Katar’a karşı birleşerek ekonomik ambargo uygulamaya çalıştılar. Lakin Katar, Türkiye ve İran gibi ülkeler vasıtasıyla ambargoları kısmen delmiş oldu. Bu yüzden ABD, Ortadoğu’da hiç olmadığı kadar yalnızlaşmaya başladı. Çünkü ABD tarafından Katar’a karşı başlatılan bu ekonomik ambargonun hedefinin daha sonraki yıllarda kendilerine karşı sapacağı hissiyatı doğmuş oldu. Öyle ki ABD’nin en yakın müttefiki Suudi Arabistan Washington ile her ne kadar milyarlarca dolarlık silah anlaşması imzalamış olsa da Rusya’yla da 3 milyar dolarlık silah anlaşması imzalayarak diplomatik ilişkileri daha samimi bir hale getirmek istedi.

ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi, BM Genel Kurulu’nda yapılan Kudüs oylamasında yalnızlaşmasına neden oldu. Oylamanın hemen ardından ABD’nin BM Elçisi Nikki Haley’in tehditkâr söylemleri BM’ye üye birçok ülkenin ABD’ye karşı fiili tavrını daha da güçlendirdi. Çünkü ABD, AB’deki askeri birliklerinin koruma maliyetinin AB ülkeleri tarafından karşılanması gerektiğini ifade etti. Özellikle bu durum karşısında Fransa ve Almanya’nın girişimleriyle AB Konseyi, hâlihazırda yürütülen AB Ortak Savunma Paktı’nın oluşturulması için daha sık olmak üzere fon görüşmeleri ve askeri konferanslar düzenledi. Bir diğer deyişle ABD, Ortadoğu’nun yanı sıra AB’deki müttefikleri arasında güven kaybı yaşadı.

Son olarak ABD’nin Çin’e karşı uyguladığı ekstra gümrük vergisinin AB’ye de uygulanmaya başlaması, zaten devam eden diplomatik gerginliklerin farklı bir boyuta geçmesine neden oldu. AB Parlamento’sunda AB Komisyonu’na karşı “gerekli tedbirleri al!” mahiyetindeki söylemler ABD ile ‘ekstra gümrük vergilerinin muafiyeti’ için yürütülecek müzakerelerin başlamasına ön ayak olmuştu. Lakin AB, müzakerelerden beklediği sonucu elde edemedi ve Washington yönetimi AB’den ithal edilen alüminyum ve çelik gibi ürünlere ekstra yüzde 20-30 arasında vergi uyguladı. AB ABD’ye uygulanmak üzere gerekli karşı tedbirleri alacağını ifade etmesi, Trump yönetiminin AB’den ithal edilen binek araçlara karşı da ekstra yüzde 20 gümrük vergisi uygulaması gündeme geldi. Her ne kadar Amerikan Başkanı Trump, tehdidini henüz yerine getirmemiş olsa da AB, Trump’ın tehditkâr söylemelerinden aşırı rahatsızlık duyduğunu belirterek Avrupa bloğunun ABD ile ilişkilerinde yeni bir döneme girdiğinin ilk sinyallerini vermiş oldu. Tüm bu dış politikalar ışığında İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin “ABD dış politikada yalnızlaşıyor... ABD en yakın müttefiklerinden uzaklaşıyor” şeklindeki sözleri gerçeği yansıtır nitelikte.