İRAN’DA "SU KRİZİ"




Dr. Yeşim DEMİR- Ortadoğu’nun en büyük yüzölçümüne ve nüfusuna sahip, bir kısmı çöl olan kurak ve susuz ülkeler arasında yer alan İran’da, nüfus artışı, geçmişten gelen yanlış su kullanımı, yağışların yetersiz olması ve iklim değişikliği su sorununun daha da kötüleşmesine neden oldu. Su sorunu, İran ile birlikte tüm bölge için de potansiyel riskler taşıyor.

Su sorunu birçok sektörü etkiliyor. Ülke ekonomisinin en önemli sektörlerinden biri tarım sektörü olup, su kaynaklarının kıtlığı ve çiftçilerin ne kadar su kullandığının neredeyse hiç denetlenmemiş olması tarımın gelişimini engelledi. Böylece su kaynakları eşit olarak dağılmamakta, kırsal kesimlerden kentlere doğru göçler olmakta.

Su sorunun güvenlik boyutu da var...

Su kıtlığı yüzünden köyler arasında çatışmaların çıkması sorunun güvenlik boyutunu  göstermiş sorunun çözümsüz kalmasına neden olmuştur. Sorunun çözümsüz kalması durumunda toplu göçler de ciddi sosyo-ekonomik ve siyasi sonuçlara yol açacaktır. 

Bu durumda Hükümetin yapacağı şey, krizin çözümü için öncelikle halka tüketimi azaltmanın, suyu korumanın acil ve önemli bir mesele olduğunu, aksi taktirde İran’ın bir çöle dönüşeceğini anlatması olacaktır.

Dünyanın üçüncü en büyük, Ortadoğu’nun da en büyük tuz gölü olan Urimiye Gölü'nün kurumak (%80) suretiyle küçülmesinin önemli çevresel felakete (komşu ülkeler de dahil) neden olacağından endişe ediliyor. Şöyle ki, hem bölgeden şehirlere göçler başlayacak ve tarım sektörü olumsuz etkilenecek hem de turizm sekteye uğrayacaktır. Özellikle Huzistan, İlam, Buşehr, Kohgiluye ve Buyer Ahmed, Sistan-Belucistan, Güney Horasan, Kuzey Horasan, Horasanı Rezevi, İsfahan, Zencan eyaletleri, Şiraz, Bender Abbas, Kirman ve Meşhed'de kuraklığın aşırı boyutlarda olduğu görülmektedir.

Halkının çoğu Arap kökenli olan Huzistan şehrinde de su krizi giderek büyüyor. Birkaç gün önce Abadan şehrinde içme suyunun tuzlu olması ve içme suyu fiyatlarının artması nedeniyle protesto gösterileri yapıldı. Hatta  tuzlu su nedeniyle hasar olasılığı olan Abadan Petrokimya kapatıldı.

Ülkenin su kaynaklarının %30’unu sağlayan ve ülkenin en sıcak bölgesi olan Ahvaz’da atık suların çoğunun Karun Irmağı'na döküldüğü ve içme suyunun zehirli olduğu iddia ediliyor. Ayrıca, İran Su ve Atık Su Kurumu'da ülkedeki su şebekesinin %40’ının eski olduğunu ve suların boşuna aktığını belirterek Bender Abbas, Kirman ve Sene (Senendec) şehirlerinde su sorunun kırmızı alarm verdiğini açıkladı.

İsfahan'da da şehrin ortasından geçen "Zâyenderûd" (Yaşatan Nehir) ırmağı kurudu, kuraklık sadece tarımsal anlamda değil içme suyu olarak da kendini gösterdi. İran-Afganistan sınırında olan Hamun Gölü de Afganistan’ın Helmand Nehri'nden bu göle su akmasına izin vermemesinden dolayı kurumaya yüz tuttu. Göl kuruduğu için aileler fakirlikten çocuklarını okula dahi gönderemedi ve tek çare olarak yaşadıkları yerleri terk etmek ve diğer şehirlere gidip iş aramak zorunda kaldı.

Sonuç olarak İran'da su sorunu çözülmez ise yakın gelecekte şehirlerarasında savaşlar çıkabileceği gerçeği gözardı edilemez.