MACRON FRANSA’NIN YAHUDİ SOYKIRIMINDA PARMAĞI OLDUĞUNU ONAYLADI




Ayberk Eryılmaz- DG- 19.07.2017- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ülkesinin Yahudi soykırımındaki işbirliğini açıkça belirti. Aslında Fransız kamuoyu bu görüşe şiddetle karşı çıkmaktadır. Fakat ilginç bir şekilde Macron Fransa’nın binlerce Yahudi’yi ölüme göndermesindeki rolünün küçültülmesine eleştiri getirmektedir. 16-17 Temmuz 1942’de yapılan yerinden etmeler toplamda 76.000 kişiyi Vichy Rejimi tarafından inşa edilen Drancy Toplama Kampı’na gönderilmiştir. Bu yüzden, Almanya’nın yalnız olarak suçlu olmadığını Fransa rejiminin de bunda direkt olarak sorumlu olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda Macron sözlerine bu olayın tarihleri için bir utanç olduğunu ve olay yaşanırken bir tane Alman’ın bulunmadığını ekleyerek devam etti.

Olaydan yaklaşık elli yıl sonra Jacques Chirac Fransa’nın soykırımdaki payını kabul eden ilk lider oldu. Benzer şekilde, Macron da Vichy Rejimi’nin modern Fransa tarihine neden olan kara lekeyi kınadı.

Bunun aksine, aşırı sağcı lider Marie Le Pen, Fransa’nın sorumluluğunu reddetti ve buna cevap olarak Macron, Vichy Rejiminin tüm Fransa’nın temsilcisi olmadığı ama Fransa’nın hükümeti olduğu gerçeğinin altını çizmesinin yanında Rejimin kusurlu olduğunu da kabul etti. “ Görmekteyiz ki bazıları Fransız otoritesi ve seçkin tarihçiler tarafından kabul edilen gerçekleri reddetmekteler. Bu sahtekârlara cevap vermek onurlandırmak olur, ama susmak daha kötü çünkü sessiz olursak onlarla işbirliği yapmış oluruz.” Dedi.

16-17 Temmuz da olanları anmak için düzenlenen törene İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da katıldı. Macron dünyada hala var olan Anti-semitizm ve ırkçılıkla mücadele edecekleri taahhüdünde bulundu. Netanyahu ise tehditlerin artan popülaritesinden ve aşırı uç eğilimlerden gelen bağnaz İslami militanlardan kaynaklandığını ve sadece Yahudiler’in değil aynı zamanda İsrail devletinin ve Fransa’nın da tehlikede bulunduğunu söyledi. Dahası, her iki lider de nefretin en kötü şekilde ifade biçimi olan teröre karşı savaşmaları gerektiğini ifade etti. Bu arada Gazze ambargosu ve yerleşim yeri politikalarını eleştirmelerinden dolayı Netanyahu aleyhinde  protestolar da vardı. Örneğin eski İsrail büyükelçisi Ellie Bernavi “ Netanyahu’nun varlığı beni az da olsa rahatsız ediyor ” dedi. Daha sonra Macron Netanyahu’yu davetinin bir nezaket amaçlı olduğunu belirtti. İlginç olan ise Netanyahun’un Vel d’Hiv stadyumundaki törene katılan ilk İsrailli lider olmasıydı. Sonuç olarak Macron merasim konusuyla Fransa-İsrail ilişkilerinin karıştırılmamasını da belirtti.

Aşağı yukarı iki sene önce, Fransa, 1940-44 arası hüküm süren Vichy Rejimi’ne ait belgeleri paylaştı. Bunlar,  İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nın arşiv belgeleriydi. Denis Pechanski gibi bazı seçkin araştırmacılar, Fransa’nın Nazi işgali boyunca Fransız hükümeti ve Nazi Almanya’sı arasındaki gizli ilişkinin açığa çıkarılmasının önemli ve yararlı olduğunu belirtiyor. Daha açık olarak, Vichy Rejimi Fransa’nın Vichy bölgesinde Philippe Petain tarafından kurulmuştu ve görüldüğü gibi Nazi Almanyası’nın kukla yönetimiydi. Nazi baskısı altında olmaları Yahudilerin aleyhine bazı katkılara sebep oldular. Çünkü Naziler ne isterse onlar yapmak durumundaydılar. Bunların ışığında, görünen odur ki, arşiv araştırmacılığı yürüterek tarihi gerçeklerle yüzleşmek o dönemi anlamak için yegâne yoldur.

bahis siteleri antalya escort casino siteleri