MACRON İLE ERDOĞAN’IN AFRİN GÖRÜŞMESİ




Mustafa AY – DG – 27.02.2018 Pazartesi günü, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron Türk mevkidaşı R.T. Erdoğan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Macron, R.T. Erdoğan’a BMGK’nin Cumartesi günü Doğu Guta için ortak karar aldığı ateşkesi hatırlatarak ateşkesin sadece Doğu Guta’yı değil tüm Suriye’yi kapsadığını belirtti. Nitekim Macron, mevkidaşı Erdoğan’dan Afrin’de yürütülen operasyonları sonlandırmasını talep etti.

Türkiye BMGK’da herhangi bir pozisyonu olmamasının yanı sıra BM’de önemli bir yeri oluşturuyor. BMGK’da alınan kararların Türkiye açısından bir bağlayıcılığı olsa da söz konusu Zeytin Dalı operasyonunun PKK’nın Suriye kolu olan PYD/YPG’nin Türkiye’ye karşı tehdit teşkil etmesi, Türkiye’nin bu bağlayıcı kararı tanımamasına zemin oluşturuyor. Çünkü Türkiye, sınırlarındaki PKK/PYD/YPG tehdidine karşı BM’nin 51’nci maddesinde belirtilen ‘meşru müdafaa’ hakkını yerinde ve etkin bir şekilde kullanıyor. Operasyonun ilk gününden beri Türkiye’nin BM ve NATO’daki müttefikleri Ankara’nın bu hamlesini her ne kadar şaşkınlıkla karşılasa da Türkiye’nin Zeytin Dalı harekâtını BM’nin söz konusu 51’nci maddesine dayandırması, Türkiye’nin BM ve NATO’daki birçok müttefikini harekâtı desteklemek zorunda bırakıyor.

BMGK’da alınan kararların sadece BM’ye üye ülkelerini etkisi altına alsa da BM’de görülen etki terör örgütlerinde görülmüyor çünkü terör örgütlerinin yasal bir statüsü yok. Bu durumda terör örgütlerinin BMGK’da alınan ateşkes anlaşmasının Suriye’de varlığını gösteren PKK/PYD/YPG, Fetih el Şam (eski ismiyle el Nusra) vd. terör örgütlerince ateşkes süresince yapılan saldırıların ateşkese taraf ülkeler tarafından zorunlu olarak karşılık verilmesi, anlaşmanın taraflarını haksız bir biçimde itibarsızlaştırabiliyor. Tüm bu etmenleri bir arada değerlendirdiğimizde ise söz konusu ateşkes kararının ölü doğmasına neden olabiliyor. Lakin Suriye krizine Türkiye, Lübnan, Irak, İsrail ve Ürdün gibi sınırı olmayan ülkelerin bu ülkelerin ulusal güvenlik meselelerine müdahale etmeye kalkması çok mantıklı bir yaklaşım olarak görülmüyor.