MAZLUMLAR ÜLKESİ TÜRKİYE… MÜLTECİ ÇÖPLÜĞÜ MÜ?




Yüzyıllardır kuyruğu sıkışan Anadolu’ya kaçar. Bugün hala, Türkiye’ye yakın coğrafyada yaşayan herkes, etnik kökeni far etmeksizin Anadolu’yu anavatan olarak görür.

Acı ama gerçek olansa, anavatana bakıp da anası kadar seven kimsenin olmamasıdır. O ana hiç ağızdan düşmez ama ! ağızda gevelenen lafların en ufak bir faydası da olmaz. Kabul edilmesi imkansız görünen vize muafiyeti mutabakatı öncesinde imzalanan anlaşmalarla, hatırımızı saymaları için daha çok mülteciye kapımızı açıyoruz.

Bulgaristan ile 1 Haziran’dan itibaren yürürlüğe girecek mülteci iade ve geri kabul anlaşmasının son imzaları da atıldı. Hali hazırda toplam 1.200 mülteciyi ülkesine resmen kabul eden ve bu kamuoyunda büyük sorun haline dönüşen Bulgaristan, 1 Haziran’dan itibaren havada karada yakaladığı her kaçağı Türkiye’ye gönderebilecek. Sözkonusu anlaşma, Brüksel ile Ankara arasında 2013’de başlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vize serbestisi müzakerelerinin de gerekliliklerinden birisi. Öyle ki, vize serbestisi AB tarafından sağlansın ya da sağlanmasın Türkiye Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen kaçakları kabul etmek zorunda. Dolayısıyla ve kaba tabirle, Bulgaristan ve Yunanistan sokakta bulduğu çöplerin tamamını Türkiye’ye süpürecek. Bu sayede Türkiye iyiden iyiye bir mülteci çöplüğüne dönüşecek.
Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan, yasadışı sınır geçişleriyle ve terörle ortak mücadele etme yönünde hareket ederken, bu konudaki en ağır faturayı Türkiye ödeyecek. Son düzenlemelere göre AB, mülteci sorunu nedeniyle zaten ekonomik krizden kurtulamayan Yunanistan’ı rahatlatmak gayesiyle çeşitli fonların serbest bırakılması yönünde kararlar aldı. Patrik Barthalomeos ve Katolik Papa Francisco Midilli adasına yaptıkları ziyaretle, Yunanistan’ın göçmen sıkıntısına dikkat çektiler. Francisco beraberinde 12 Müslüman mülteciyi, her türlü ihtiyaçları karşılanmak üzere Vatikan’a götürdü. Bulgaristan ise mülteci sıkıntısından başından beri uzak kalmıştı. 2015 ortasına kadar ülkede kalmasına izin verilen mülteci sayısı sadece 2’idi. Bulgaristan büyük bir cömertlik göstererek bu sayıyı 1.200’e kadar çıkarttı. Hatta Başbakan Boyko Borisov daha da cömert davranarak ha 1.200 ha 2.000 ne fark eder dedi.

Acı gerçek ise Türkiye için ortaya çıktı. Kaçak göçmenleri kabul etmeyi taahhüt eden Türkiye, 3 milyar Avro destek için AB kapısında beklemeye başladı. Avrupa Birliği’ne kabul edilebilmek için yarım yüzyıldır sürünen Türkiye, içle acısı bu durum yetmezmiş gibi şimdi bir de AB’nin çöpleriyle uğraşmak zorunda bırakıldı. Neden mi ? Mazlumların yanında olduğu için. Peki Türkiye’de yaşayan mazlum halkın yanında kim olacak ? Teröre hergün kurban veren, ocağına ateş düşen ailelere kim yardım eli uzatacak. Ya bugüne kadar sessiz kalan, iki tas şerbet, 150 lahmacunla yetinen mazlum halka başkaları el uzatırsa o zaman ne olacak ? İyisi mi Anadolu’nun ve analarımızın hatırını hergün soran Avrupa’dan, Amerika’dan ya da hatır sahibi her kimse biraz da biz onlardan hesap soralım.

Haber Merkezi