MERKEL TÜRKLERİ ALMANYA’YA DAVET ETTİ




İlknur Şebnem Öztemel-DG-12.09.2017- Geçtiğimiz hafta Dışişleri Bakanlığı’nca yayınlanan seyahat uyarısına cevaben Alman Şansölyesi Angela Merkel, Almanya’nın ‘’demokratik, özgür ve hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı’’ bir devlet olması sebebiyle ülkesinde Türklere yönelik hiçbir tehdidin bulunmadığını iddia etti.

Delbrück’teki kampanya etkinliği esnasında konuşan Merkel ‘’ Şunu açık bir biçimde ifade etmek istiyorum. Her Türk vatandaşı ülkemize seyahat edebilir"  dedi. Merkel, "Bizim ülkemizde hiçbir gazeteci tutuklanmıyor, hiçbir gazeteci gözaltına alınmıyor, ülkemizde fikir özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri geçerli. Biz de bundan gurur duyuyoruz" diye de ekledi.

Bunun yanı sıra Alman Sosyal Demokratlar Partisi (SDP) lideri ve başkan adayı Martin Schulz Türk hükümetini eleştirdi ve ‘’ "Ankara'daki hükümet ölçüyü kaçırıyor. Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkiler Ankara'nın sistematik bir şekilde yürütmeye çalıştığı gibi olmamalıdır" şeklinde konuştu. Dahası Schulz, "Almanya, Türkiye'den aşağılamayı kabul edecek bir ülke değildir" ifadelerini kullandı. Son olarak Schulz Türkiye’nin, tehlikeli bir şekilde AB ve uluslararası ilişkiler ilkelerinden git gide uzaklaştığını savundu ve Ankara’yı işbirliğine dönmeye çağırdı.

Bunlara ek olarak Hristiyan Demokratlar Birliği(CDU) Genel Sekreteri Peter Tauber, konuya ilişkin "Erdoğan uyarıyı insanlar Almanya'ya gidip orada özgürlük, hukuk ve açık fikirlilik bir ülkeyi nasıl güçlendiriyor görmesin diye mi yaptı?" şeklinde bir tweet attı.

Cumartesi günü Dışişleri Bakanlığı, Almanya’da sayıları git gide artan aşırsı sağcı ve ırkçı söylemler sebebiyle vatandaşlara Almanya için seyahat uyarısında bulunmuştu.

Yeni ve sahte dış düşmanlar yaratmak politikacıların popülerliklerini artırmak ve otoritelerini güçlendirmek adına sıklıkla başvurdukları bir yöntemdir. Geçtiğimiz Mart- Nisan döneminde Hollanda’da gerçekleşen başkanlık seçimleri bunun çok güzel bir örneği. Bu dönemde liderler Müslümanlar, Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti’ne sözlü saldırılar ve haksız eleştirilerde bulunarak, göç olgusunu bir ‘’tehdit ‘’olarak insanlara sunarak etkinliklerini artırmaya çalıştı. Benzer yöntemler şu an Almanya’da uygulanıyor. Bu durumda şunu hatırlatmakta fayda var ki Türkiye Cumhuriyeti Avrupalı seçmenlerin dikkatini dağıtmak, onları kendi liderlerinin düşük profili ve etkisiz ajandalarını fark etmekten alı koymak amacıyla kullanılacak bir oyalama aracı değildir, olamaz.

Ayrıca, her şeye rağmen Almanya’ya seyahat etmesi muhtemel kişilere şunu hatırlatmakta fayda var: Alman demokrasisi ya da düşünce özgürlüğü belirli sınırlar çerçevesinde, koşullu olarak sadece ‘’kendileri’’ gibi düşünen bireylere uygulanabilen bir şeydir. Tarih bunu kanıtlamıştır.