MISIR'IN, SİNA YARIMADASI'NDA "TERÖRLE MÜCADELESİ"




 

KAHİRE (AA) - MUHAMMED ER-RİİS - Mısır'ın Sina Yarımadası'nda Eylül 2013'te başlatılan askeri operasyonlar dördüncü yılına girmesine rağmen terörist grupların bölgede hala etkin olduğu belirtiliyor.

Ordu birliklerinin, Eylül 2013'ten bu yana bölgede bilfiil gerçekleştirdiği operasyonlara rağmen terör örgütlerinin bölgede varlığının hissedilmesi ve nihai bir sona ulaşılamamasının farklı birtakım nedenleri olduğu ifade ediliyor. Bunlardan bazılarını "bölgenin coğrafi yapısı, örgüt militanlarının sivillerin olduğu yerlerde yaşaması, istihbarat eksikliği, militanların emniyet birimlerine sızması" şeklinde sıralayan uzmanlar, konu hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Devlet Güvenlik Biriminin Analiz Bölümü eski Başkanı, askeri uzman Hüseyin Hammude Mustafa, Sina'da ordu birlikleriyle terör grupları arasındaki çatışmaların yaklaşık dört yıldır devam etmesine neden olan etkenlerin belli başlıklar altında ele alınabileceğini belirtti.

 Sivillerin canlı kalkan olarak kullanılması

Sina Yarımadası'ndaki bazı bölgelerde yerleşim alanlarının yoğun olduğu, teröristler ile sivil halkın iç içe yaşadığına dikkati çeken Mustafa, "Teröristler, sivilleri canlı kalkan olarak kullanıyor. Bu da askerlerin düzenlediği baskınlar sırasında sivillerin hedef alınmasına yol açıyor." dedi. Mustafa, operasyonlarda sivillerin de vurulmasının, teröristlere halk desteği sağladığını savundu.

Bölgedeki istihbarat ağının zayıf olmasının da etkenler arasında yer aldığını ifade eden Mustafa, bilgi paylaşımı konusunda güvenlik güçleriyle işbirliği yapan sivillerin sayısının kısıtlığı olduğunu dile getirdi.

"Halk, güvenlik güçleriyle bilgi paylaşımı yaptıklarının öğrenilmesi durumunda terör gruplarının hedefi olmaktan çekiniyor." diyen Mustafa, geçmişte terör gruplarının bu gerekçeyle büyük tasfiyeler gerçekleştirdiğini söyledi.

 Güvenlik güçlerinin izlediği hatalı tutumlar

Mustafa, bir diğer etkenin de güvenlik güçlerinin Sina Yarımadası sakinlerine yönelik hatalı yaklaşımları olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Güvenlik güçlerinin, 25 Ocak Devrimi'nden önce Sina halkına muamelesi oldukça kaba ve sertti. Bunun yanı sıra medya, devlete aidiyet duymadıkları gerekçesiyle bölgedeki kabile sakinlerine karşı yakışıksız bir tutum sergiledi."

Mustafa, güvenlik güçlerinin bölgede sürdürdüğü bu tür davranışlardan hasıl olan "yaranın", psikolojik, eğitim ve sosyal yönleriyle tedavi edilmesi gerektiğini aktardı.

Eski Başkan Mustafa, Mısır'da başta DEAŞ'a bağlı Sina Vilayeti olmak üzere "sözde İslami" örgütlere mensup militanların 25 Ocak Devrimi'nden sonra bazı polisleri kendi saflarına çekerek emniyet birimlerine sızdığını da ileri sürdü.

Mustafa ayrıca hükümetin, ekonomik ve sosyal büyüme alanlarındaki çalışmalarının yetersiz olduğunu vurgulayarak, bu durumun da Sina Yarımadasındaki terörist faaliyetlerin sonlandırılması kapsamındaki çalışmaları aksattığını ifade etti.

Kahire yönetimini meseleyi sadece askeri açıdan ele almakla eleştiren Mustafa, Sina Vilayeti'nin varlığına son verilmesi için yapılması gereken en önemli uygulamalardan birisinin, "örgütün operasyonlarını pazarladığı ve fikirlerini aşıladığı" sanal dünyanın abluka altına alınması" olabileceğini söyledi.

Emniyet güçlerinin Sina Vilayeti örgütüne yönelik operasyonları kapsamında kayda değer başarılar elde ettiğini savunan Mustafa, nüfusunun yoğunluğu göz önüne alınarak Ariş kentinin etrafının surlarla çevrilmesini, içeri ve dışarıya yerleştirilecek kamera sistemiyle kontrolün sağlaması ve dini fikirlerin yenilenmesi yönünde çalışmalar yapılabileceğini kaydetti.

 "Başarılı bir operasyon"

Nasır Yüksek Askeri Akademisi Stratejik Bilim Profesörü emekli Tuğgeneral Nasr Salim de operasyonun başarılı olduğunu belirterek, "Sina'da 2013'te başlayan askeri operasyon 2015'te şiddetlendi, 2016'da ise çatışmaların şiddeti azaldı. Genel bir değerlendirme gerekirse başarılı bir operasyon." dedi.

Salim, son zamanlardaki terör saldırılarına rağmen silahlı grupların şu ana kadar Sina'da herhangi bir köyü ya da bölgeyi ele geçiremediğine dikkati çekerek, terörü yüzde yüz sonlandıran bir devletin olmadığını ancak terörün sonsuza kadar da devam etmeyeceğini savundu.

Sina Yarımadasında Refah, Şeyh Zuveyd kentlerinde teröristlerin yüzde 85'inin etkisiz hale getirildiğini, emniyet güçlerinin bu bölgelerde büyük oranda konuşlandığını ifade eden Salim, halihazırdaki operasyonların Ariş'le sınırlı olduğunu aktardı.

Aynı zamanda Mısır ordusuna bağlı Keşif Birimi eski Başkanı olan Salim, Sina Yarımadasındaki bölgelerin, coğrafi yapısı itibarıyla birbirinden farklı olduğuna işaret ederek, "Refah, Şeyh Zuveyd ve Ariş'in yer aldığı kuzey kesimi tarım arazilerinin, ormanlık alanların ve yerleşim bölgelerinin olduğu bir bölge iken güney ve orta kesimlerde ise dağlık alanlar var." diye konuştu.

 Teröristlerin halka yönelik tehditleri

Terör örgütlerinin, halkı, güvenlik güçleriyle işbirliği yapması durumunda bölgeden tasfiye etmekle tehdit ettiğini söyleyen Salim, teröristlerin eylemlerinde, yöntem, üslup ve zaman seçimi gibi unsurlara sahip olduğunu dile getirdi.

Emekli Tuğgeneral Salim, ayrıca Sina'da bir savaş yaşandığını, halkın bölgedeki terör faaliyetlerinin sonlandırılması için güvenlik güçlerinin aldığı önlemlere tahammül etmesi gerektiğini söyledi.

Mısır ordusu ve emniyet teşkilatı, Eylül 2013'ten bu yana Sina'daki birçok ilde "terörist ve tekfirci" olarak nitelendirdiği unsurlara yönelik, güvenlik güçlerini hedef alan saldırılar düzenledikleri gerekçesiyle operasyonlar düzenliyor.

Ülkenin kuzeyindeki Sina'da, Kasım 2014'te terör örgütü DEAŞ'a biat ettiğini duyuran ve adını Sina Vilayeti olarak değiştiren Ensar Beyt el-Makdis örgütü gibi bazı silahlı grupların etkin olduğu belirtiliyor.

 

avcılar escort nisantasi escort

bodrum escort