NİJERYA’DA FEDERAL YÖNETİM KRİZE DOĞRU GİDİYOR




Mustafa AY – DG – 12.07.2017 Nijerya Devlet Başkanı Muhammadu Buhari 2 aydır ekranlardan ve kamu alanlarında uzak. Buhari tedavisi için gittiği Londra’dan henüz dönmemesi Nijeryalıların aklına Buhari’nin sağlık durumunun çok kötü olduğu fikrini getiriyor. Danışmanların konuyla ilgili açıklık getirmemesi kamuoyunun ‘Buhari çok hasta’ şeklinde güçlenmesine neden oluyor.

Nijerya’da ikinci kez Devlet Başkanlığı görevine gelen Buhari, ilk görevine darbe yoluyla geçmiş ve daha sonralarında darbe ile görevden alınmıştı. 2015’te tekrar göreve gelen Buhari, Nijerya’nın federal yapısını sarsan Boko Haram terör örgütüne ve ülkede artan yolsuzluklara savaş açacağını belirterek toplumun desteğini elde etti. Buhari ülkedeki 28 eyalet arasındaki uyumu sağlamak için çok uğraşmış ve nitekim başarılı da olmuştu. Ama Buhari hastalığı sebebiyle 2 aydır görevinden uzak kalarak ülkede siyasi boşluğa neden oldu.

Buhari’nin yokluğu danışmanları tarafında ‘tatil’ ve ‘rutin sağlık testleri’ gibi bahanelerle açıklanmaya çalışılıyor. Buhari’nin danışmanları tüm bu açıklamalara rağmen ülkedeki politik karmaşıklığı engellemeye yetmiyor. Birçok devlet ve siyasi kurumlar – ordu, bürokrasi, parti vd.- Başkan Buhari’nin yokluğunu fırsat bilerek kendi çıkarlarına adım atmaya başlamış görünüyor. Özellikle Buhari’nin partisinin (APC) ‘Tüm İlericiler Kongresi’ öne çıkan isimleri Buhari’nin yokluğunda kendi aralarında çatışmaya başladı. Eğer Muhammadu Ruhani yakın bir zamanda göreve dönmemesi halinde, parti içerisindeki çatışmaların ileriki günlerde liderlik savaşına dönmesi bekleniyor. Bunun yanı sıra:

  • Boko Haram’ın terör faaliyetleri yeniden artabilir. Çünkü federal hükümetin meydana getirdiği siyasi boşluk ve yetkilendirmenin Başkan’ın yokluğundan ötürü aksaması ülke bürokrasisini ve askeri kuvvetlerini yavaşlatabilir. Bu sebeple Boko Haram durumdan faydalanabilir.
  • Siyasi boşluk yavaşlayan bürokrasinin ortaya çıkmasına ve orduda yolsuzluğun daha da artmasına neden olabilir. Özellikle Ordu emir-yetki anlayışından sapabilir. Güç dengesini kendi lehine çekebilir.

Tüm bu ihtimaller karşısında, darbe yönetimi ülkede yeniden ortaya çıkabilir. Bürokratik kesimlerin ve Parlamento’daki parti liderlerinin bu tür bir siyasi olayın gerçekleşmesini önlemek için hızlı karar alması ve uygulamaya koyması çok elzem bir hal alıyor.