PAKİSTAN’IN KETTA KENTİNDE PATLAMA




Pakistan’ın Güneybatısında bulunan Belucistan Eyaletinin başkenti Ketta’da  bir patlama gerçekleşti. Yetkililer, kentte bulunan bir devlet hastanesinin ana kapısında yaşanan intihar saldırısının en az 65 kişinin hayatına mal olduğunu, 100’e yakın kişiyi de yaraladığını açıkladı. Patlama, sabahın daha erken saatlerinde silahlı saldırıya uğrayan Belucistan Baro Derneği başkanı Bilal Anwar Kasi’nin hastaneye getirilmesinden kısa süre sonra, onu ziyaret eden meslektaşlarının oluşturduğu kalabalığın içerisinde meydana geldi.

Son zamanlarda (özellikle 2014 sonrasında) terör saldırısı denildiğinde akla gelen ilk örgüt IŞİD olsa da, saldırıyı gerçekleştikten birkaç saat sonra Taliban’a bağlı olduğu bilenen Cemaat-ül-Ahrar adlı grup üstlendi. Patlama sonrası Pakistan Başbakanı Navaz Şerif yaptığı açıklamayla saldırıyı kınayarak eyalet yetkililerinden güvenliği en üst düzeye çıkarmalarını ve patlamada yaralananların en iyi tedaviyi görmesini talep etti. İslamabad’dan bildiren Al Jazeera muhabiri Kamal Hyder ise saldırıya geçit veren güvenlik ihlaline parmak basarak, öldürülen çoğu kişinin Kasi’yi ziyarete gelen avukatlar olduğunu, bunun ise hukuk topluluğunun daha kapsamlı güvenlik önlemleri için yöneticilere baskı yapmasına yol açacağını iddia etti.

İran ve Afganistan’a sınırı olan Belucistan Eyaletinin yıllardır Taliban terör örgütünün saldırılarından, bölgenin genelinde devam eden Sünni – Şii topluluklarının çatışmalarından ve ayrılıkçı isyancıların aktivitelerinden sarsıldığı, dolayısıyla 8 Ağustos günü maruz kaldığı şiddete yabancı olmadığı ise başka bir acı verici gerçek olarak göze çarpıyor.

Dünya devletleri her fırsatta terörle savaşlarına devam edeceklerini belirtseler de, son yıllarda korku verici bir sıklıkla gerçekleşen terör olaylarının ve daha önemlisi terörün artık dünya toplulukları tarafından neredeyse kanıksandığı iddialarının karşısında sorumlu medya kuruluşlarının ve bireylerin yapması gerekenin; terörizmin yıkıcı ve ayrım yapmayan yapısına dikkat çekerek terörist grupların oluşumunda rol alan, dolayısıyla saldırılara yol açan dinamiklerin (ne kadar karmaşık olurlarsa olsunlar) neler olduğu hakkında araştırma yapmak ve bu konuda farkındalık yaratmaya çalışmak olduğu söylenebilir.

Ata Mert Aladağ