PEŞMERGE DEAŞ’TANALINANBÖLGELERİ GERİ VERMEYECEK




Mesud Barzani’nin yeğeni Şirvan Barzani hiçbir peşmergenin DEAŞ’a karşı savaşta kazanılan bölgeleri  terk etmeyeceğini söyledi. Barzani, ileride başka DEAŞ’ların oluşacağını ve bu sefer peşmerge güçlerinin savaşmak için hazır olacağını söyledi. Ayrıca Barzani, Kürtlerin artık kendi güvenlikleri için iki buçuk sene önce bölge hakimiyetini DEAŞ’a kaptıran merkezi Irak ordusuna güvenmediklerini belirtti. Barzani sözlerini ‘’Bu bizim sınırımız ve hep böyle kalacak’’ diyerek sonlandırdı. Bir başka Kürt yetkili Dişhad Mevlüd açıkça mevcut sınırları gelecekteki bağımsız Kürdistan devletinin sınırları olarak tanımladı. Peşmerge komutanı Arif Teymur ise Musul DEAŞ’tan kurtarıldığı zaman sınırların Bağdat ile tekrar görüşüleceğini söyledi. Musul Saddam Hüseyin ile yapılan antlaşmadan beri tartışılan bir konu. Ayrıca Kürt güçleri Türkmen olan Kerkük bölgesi gibi pek çok bölgede de nüfusunu artırdı. Barzani ve Mevlüd gibi Teymur da peşmerge güçlerinin bölgeyi terk etmemekteki kararlılıklarını yineledi. Teymur ‘’Bölge kan dökülerek kurtarıldı, onu geri vermeye niyetimiz yok’’ dedi. Benzeri bir durum Suriye’de de yaşanıyor.  DEAŞ’a karşı savaş neticesinde o bölgedeki Kürtler ciddi bir etki alanı kazandı.

Ancak Kürdistan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dekanı Anvar Anaid  ‘’DEAŞ’ın yenilgisinden sonra Sünniler Kürt iddialarına, Şiiler hem Sünni hem Kürt iddialarına karşı çıkacaklar ve ciddi bir çatışma riski doğacak’’  dedi. Ayrıca Anaid Kürtlerin artan bağımsızlık isteğine dikkat çekti.

Bu sırada ABD Savunma Bakanı Ash Carter her ne kadar Musul’daki savaş çetin geçse de, yeni başkan Donald Trump’ın 20 Ocak’ta görevi devralmasına kadar bitebileceğini söyledi. Yine de bunun nasıl gerçekleştirileceğini detaylandırmadı.

ABD destekli koalisyon havadan, Irak Merkezi güçleri, Kürt ve Şii güçlerden oluşan 100.000 kişilik grup karadan 17 Ekim’de Musul operasyonunu başlattı. DEAŞ’ın ¾’ünü elinde bulundurduğu şehirde çatışmalar devam ediyor.

Bölgede bir çeşit demografik değişim projesi yürütüldüğü açıktır. Türkmenler ve Sünni Araplar göç etmeye zorlanıyor ve politik süreçten dışlanıyor. Irak anayasasının 140.Maddesi bölgede referandum yapılmasını öngörmektedir ve yasada bölge halkının kendi kaderini tayin hakkı korunmuştur. Körfez Savaşı’ndan itibaren Kürtler en önemli yerel müttefiklerden biri sayılmış ve bölgedeki güçlerini git gide artırmışlardır. Görünen o ki Kürtler Irak’taki uzun soluklu kaosun yegane kazananıdır. Sanki bölgede DEAŞ ve diğer terör örgütlerine karşı sadece onlar savaşmış ya da savaşabilirmiş gibi fazlaca  ödüllendirildiler.

istanbul escort

bedava bahis

mobil ödeme bahis

mobil ödeme bahis

canlı bahis

deneme bonusu

deneme bonusu

bahis siteleri

mobil ödeme bahis

casino siteleri

kaçak bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

istanbul escort