PLATON’UN DEMOKRASİ TANIMI




Serhat TUNAR –DG- Birleşik Krallık’ın 1973 yılında üye olduğu birlikten, 2016 yılında halkın %52’sinin talebi doğrultusunda ayrılmaya karar vermesiyle Brexit süreci başlamıştı.

Dönemin başbakanı David Cameron, AB ile birlikte kalma konusunda anlaştıklarını ve referandum sürecinde birlikte kalma yönünde kampanya yapacağını açıklamış, ancak sonucun olumsuz olması karşısında istifa etmiş, kendisinin yerine de Theresa May liderliğinde yeni bir “Brexit” hükümeti göreve gelmişti.

Theresa May’in başbakanlık görevinin başlamasıyla birlikte Londra-Brüksel hattında zorlu bir pazarlık süreci yaşanmasının ardından, Avrupa Birliği liderleriyle Başbakan May arasında anlaşma sağlandı.

May, anlaşmayı 15 Ocak günü parlamentoya getirdi ancak sonuç kendisi için tam bir hüsran oldu. Esasında, bu sonuç çoğu kişiyi şaşırtmamış görünüyor. Nitekim Birleşik Krallık parlamenterlerinin birlikten ayrılmak istedikleri, ancak bu şartlar altında ayrılmak istemedikleri artık herkesin malumu. Parlamenterler, tam olarak ne istedikleri konusunda kararsızlık yaşıyorlar.

Parlamentoda Theresa May Hükümeti için bir güven oylaması yapılacak. Hükümetin güvenoyu alamaması durumunda, 14 gün içerisinde güvenoyu alabilecek yeni bir hükümet kurulması gerekiyor. Dünkü ağır mağlubiyete rağmen Theresa May’in güvenoyu alacağını düşünenlerin sayısı hiç de az değil.

Hükümet bir yandan akşamki güven oylamasını ve gelecek senaryoları düşünürken bir yandan da Avrupa Birliği’nden gelen baskıyı omuzlamaya çalışıyor. Anlaşmanın oylanmasının ardından konuyla alakalı bir açıklama yayınlayan Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, mevcut anlaşmanın Birleşik Krallık için en ideal anlaşma olduğunu belirtti. Juncker, her ne kadar istemeseler de, oylamanın ardından Birleşik Krallık’ın birlikten anlaşmasız ayrılma ihtimalinin arttığını vurguladı. Açıklamasının sonunda ise sürenin daraldığını ve Birleşik Krallık’ın niyetine en kısa zamanda açıklık getirmesi gerektiğini söyledi.

Tüm bunlar yaşandıktan sonra, İngiliz komedyen Ricky Gervais’in Humanity adlı stand-up gösterisinden bir kesit sosyal medya üzerinden paylaşılmaya başlandı. Gervais şovun bir bölümünde, “Birlikten ayrılmak için bir referandum yapıldı. Çünkü siyasetçiler bunun sorumluluğunu başlarının üzerine atmak istiyorlardı. Burada bana saçma gelen konu, ‘Haydi sıradan insanlara bu konuda ne düşündükleri soralım’ denmesi. Artık sıradan inşalara bu tür konuları sormayı kesin. Sıradan insanların zekâları hakkında bir fikriniz var mı? Marketlerde çamaşır suyu şişelerinin üzerinde ‘İçilmez’ uyarısı koyulma ihtiyacı duyuluyor. Önce o uyarıları iki yıl süreyle kaldırmayı ve sonrasında referandumu yapmayı deneyin,” diyordu.

Sert bir eleştiri olarak görülse de, Gervais’in yanılmadığı ortada. Belki de bu konu referanduma götürülmeden, Avam Kamarası içerisinde çözülmeliydi.

Platon demokrasiyi, “Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Demokrasi, bir eğitim işidir,'' şeklinde anlatır. 

Şüphesiz ki, demokrasi elimizdeki en iyi yöntem. Ancak, bu yöntemin daha iyi işlemesi için gereken eğitim seviyemiz yeterli mi? Sanırım, bu konuyu daha ciddi düşünmemiz gerekiyor.

istanbul escort

bedava bahis

mobil ödeme bahis

mobil ödeme bahis

canlı bahis

deneme bonusu

deneme bonusu

bahis siteleri

mobil ödeme bahis

casino siteleri

kaçak bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

istanbul escort