POLİSİN BÜTÇESİNİ KISAN THERESA MAY TERÖR SALDIRILARI NEDENİYLE HEDEFTE!




Doç. Dr. Dilek YİĞİT

2017 yılı içinde Birleşik Krallık üç terör saldırısına sahne oldu. Mart ayında London Westminster Köprüsü’nde yayaların üzerine taşıtını süren bir kişi  dört kişinin ölümüne  sebep oldu;   ardından da bir polis memurunu bıçaklayarak  öldürdü. Mayıs ayında Manchester’da Adriana Grande’nin konserinde gerçekleşen saldırıda aralarında çocukların da olduğu 22 kişi hayatını kaybetti; 116 kişi yaralandı.  Geçtiğimiz Cumartesi günü Londra’da gerçekleştirilen saldırıda ise yedi kişi hayatını kaybetti, toplam 48 kişi yaralandı, içlerinde hayati tehlikesi olanlar var.

Birleşik Krallık’ın 8 Haziran’da erken seçime gideceğini düşünürsek bu saldırıların seçim öncesi ülkede kaos ve korku yaratmaya yönelik olduğunu, saldırılar ile Britanyalıların terör saldırısı korkusu ile sandık başına gitmelerinin önlenmesinin, böylelikle “demokrasi şenliği” olan seçimlerinin gölgelenmesinin amaçlandığını düşünebiliriz. Ancak Birleşik Krallık’ta bu yılın ilk terör saldırısının henüz seçim kararı açıklanmadan önce gerçekleştirilmiş olduğu dikkate alınırsa, Birleşik Krallık’taki seçimin terör saldırıların başlıca nedeni olmadığı sonucuna varırız.

Zira Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının asıl amacı, Ortadoğu’da hakimiyet alanını ve gücünü kaybetmekte olan IŞİD’ın hala mevcut olduğunu kanıtlamaya yönelik; üstelik Batı’da! Ayrıca Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen saldırılar IŞİD’in yeni stratejisine de işaret ediyor. İlk stratejileri savaş ve çatışma ortamlarında (Ortadoğu’da) kafa kesme gibi şiddet içerikli, korkunç  görüntüler yayınlamak suretiyle korku salma idi; şimdiki ise barış ve demokrasi ortamlarında  terör eylemleri gerçekleştirmek, üstelik üst üste. Bu strateji ile verdikleri mesaj da net aslında: kendilerince bir terör örgütünün eylemlerinin sadece çatışmalı, savaş ortamlarında değil, barış ve huzurun egemen olduğu toplumlarda da gerçekleşebileceğini göstermek. Böylelikle hedef alanlarının ne kadar geniş olabileceğinin sinyalini vermiş oluyorlar.

Diğer taraftan radikal dinci terör örgütlerinin propagandasının etkisinde kalan ve bireysel saldırılar gerçekleştirenler “yalnız savaşçı” olarak adlandırılmakta idi; ancak son saldırılar ışığında güvenlik uzmanları bu saldırılarının faillerinin “yalnız savaşçı” olarak adlandırılmasının doğru olmadığına işaret ediyorlar. Kendi kendine radikalleşmiş kişiler mutlaka olabilir ama uzmanlar bu saldırıları yönlendiren “kılavuz el”in[1] var olabileceğine vurgu yapıyorlar. Londra’daki son saldırının “sürpriz” olmadığını belirten güvenlik uzmanları özellikle Ramazan ayında Birleşik Krallık’ta ve Kıta Avrupası’nda saldırıların devamının geleceğine işaret ediyorlar.

Dolayısıyla bu terör saldırıları sadece Birleşik Krallık’ın meselesi değil; özellikle Kıta Avrupası bu meseleyi kendi sorunu olarak  algılamalı.

Birleşik Krallık’taki terör saldırıları sadece Birleşik Krallık’a değil, Batı’ya yönelik mesajlar içeriyor; ama iç siyasete doğrudan etkisi,  doğal olarak, şimdilik Londra’da gözlemleniyor. Bu terör saldırıları sonrasında eleştiri okları Başbakan Theresa May’e  çevrildi; nedeni ise May’in söylemleri ile eylemleri arasındaki çelişki! Terör saldırıları karşısında May, “Değişen tehditler hakkında öğrendiklerimiz ışığında,  polisin ve güvenlik güçlerinin ihtiyaç duydukları güce sahip olduklarından emin olmak için İngiltere'nin terörle mücadele stratejisini gözden geçirmeliyiz[2] dedi. Dedi ama  Britanyalılar “bunu diyen sen misin?” diye sormadan edemiyor. Zira Birleşik Krallık’ta Muhafazakârların iktidara geldiği 2010 yılından itibaren polis memuru sayısı 20.000 azaltıldı;  emniyete ayrılan bütçe her yıl yaklaşık % 4 oranında kesildi.  Britanya basınında Theresa May’in başbakan olmadan önce Cameron kabinesinde yer alırken, polise ayrılan bütçenin azaltılmasının olumsuz sonuçları konusunda uyarıldığı, ancak May’in bu uyarıları dikkate almadığı yönünde haberler yer alıyor. Hatta spesifik olarak, polis bütçesinde kesintiye gidilmesi ile Manchester’ın terör saldırılarına hedef yapılacağı bile söylenmiş. [3] Belli ki bu uyarıları May dinlememiş; ama terör örgütleri bir kenara not etmiş!

Bu koşullarda Birleşik Krallık Polis Federasyonu, polisin terör saldırılarına karşı kendini koruyacak kaynaklara sahip olmadığını; dolayısıyla polisin askerin desteğine ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Ayrıca binlerce askerin Britanya sokaklarına konuşlandırılmasının da, polisin yeterli kaynaklara sahip olmamasının doğal sonucu olduğu belirtildi.

Kısaca Theresa May eleştiri oklarının hedefi. Anket sonuçlarına göre seçimleri kazanarak bir beş yıl daha başbakanlık koltuğunda oturması kuvvetle muhtemel olan May, polisin  bütçesini kısma yönünde sergilediği kararlılıktan vaz geçecek mi?

 


[1] http://www.standard.co.uk/news/london/london-terror-attack-brace-ourselves-for-further-attacks-says-security-expert-a3556531.html,  5 June 2017

[2] https://www.theatlantic.com/international/archive/2017/06/london-attacks-elections/529098/,  4 June 2017

[3] http://uk.businessinsider.com/theresa-may-warned-by-manchester-police-that-cuts-risked-terror-attack-2017-5, 25 May 2017; http://www.independent.co.uk/news/uk/politics/manchester-attack-soldiers-streets-theresa-may-police-cuts-federation-a7755146.html, 25 May 2017

bahis siteleri antalya escort casino siteleri

istanbul escort

istanbul escort