RUSYA’DAN DİPLOMATİK HAMLE




Mustafa AY – DG – 29.07.2017 ABD-Rusya ilişkileri, Rusya’nın 2016 Başkanlık seçimlerine müdahale ettiği yönündeki iddialarla sarsılmıştı. Gerilen ilişkiler Soğuk Savaş günlerinin habercisi olmuştu. Obama yönetiminin başlattığı ‘normalleşme süreci’ ile iki ülke arasındaki suların durulması amaçlanmıştı. Ama Kremlin’in siber saldırılar yoluyla ABD seçimlerine müdahale ettiği yönündeki iddialar, normalleşme sürecinin baltalanmasına neden oldu. Öyle ki Washington bu iddiaların asılsız olup olmadığını gün yüzüne çıkarmak için soruşturma başlattı.  FBI’nın yürüttüğü bu soruşturma Obama yönetiminin yaklaşık 3 ayını aldı. Obama bu soruşturmayı başlatarak, normalleşme sürecini iddialarla tehlikeye atmak istememişti. Lakin daha sonralarında Soruşturmayı yürüten FBI iddiaların doğrulunu ispatladı ve akabinde Başkan Obama kararname yayınlayarak Rusyalı 35 diplomatı sınır dışı etti. Bunun yanı sıra Obama, Rus istihbarat servisleri FSB ve GRU’ya ve GRU’nun ABD’deki siber operasyonlarına malzeme desteği sağlayan 3 şirkete karşı yaptırım kararı aldı. ABD’nin bu diplomatik hamlelerine karşı Rusya kayıtsız kalmayı seçti. Çünkü Putin, Trump yönetimini beklemeyi ve bu sorunu ABD’li mevkidaşıyla birlikte çözmeyi umdu. Ama süreç umulanın aksine gelişti. FBI eski Başkanı James Comey’in Trump yönetimine baskısı, bu süreci tıkayan en önemli etken oldu. Ama Trump, Comey’i görevden alarak Trump-Kremlin arasındaki çözüm sürecinin Senato’nun güdümüne girmesine neden oldu.

Amerikan Senatosu 98’e karşı 2 oyla Rusya, İran ve Kuzey Kore’ye yeni yaptırımlar öngören kanun teklifini onadı. Henüz yürürlüğe girmeyen kanun teklifi, Başkan Trump’ın imzasıyla kanunname olarak yürürlüğe girecek. Bu kanun tasarısının yürürlüğe girebilmesi için salt çoğunluk (51/100) yetiyordu. Ama Senato 98/100’lük ezici çoğunlukla kanun tasarısının yürürlüğe girmesini çok istiyor gibi görünüyor. Özellikle Trump’ın partisi Cumhuriyetçilerin bu kanun teklifini geçirmek için Demokratlarla ortak hareket etmesi, Trump’ın canını sıkan bir gerçek. Çünkü Demokratlar Trump’ın seçimleri kazanabilmek adına Kremlin ile gizli anlaşma yaptığını ortaya çıkarmış ve suçlamıştı. Bu suçlamalar Başkan Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’nin istifası takip etmişti. Flynn’nin istifası Amerika’daki birçok seçmenin aklında “acaba mı?” gibi şüphelerin doğmasına neden olmuştu. Bugün Cumhuriyetçiler bu şüphelere yenildiler. Bu sebeple Cumhuriyetçiler, Trump’ın bizzat dahil olduğu ortaklık ihtimaline karşı parti imajını korumaya çalışıyor. Çünkü Trump’ın Moskova ile gizli görüşmeler de bulunduğu kanıtlanırsa, Cumhuriyetçilerin kanun teklifine verdiği destek, partinin itibarını kurtaracak bir rol oynayacak.

Peki, ABD Rusya’ya karşı yaptırımları hangi gerekçelere dayanarak arttırıyor? Senato’nun Rusya’ya karşı yaptırımları öngören kanun teklifi şu gündem maddeleri ekseninde şekilleniyor;

  1. Rusya’nın ABD’nin 2016 Başkanlık seçimlerine müdahalesi,
  2. Ukrayna topraklarının Rus kuvvetlerce ilhak edilmesi ve akabinde meydana gelen bölgesel istikrarsızlık,
  3. Kanlı Esad rejiminin sivil katliamlarına dolaylı olarak destek sağlamak ve Suriye iç savaşını körüklemek.

Rus Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü Mariya Zaharova, ABD’nin kanun tasarısına karşı misilleme olarak ABD’nin Moskova’daki 2 yerleşkesinin ABD’li diplomatlarca kullanımına son verdiklerini ifade etti. Rusya’nın bu hamlesi şimdilik ABD ile gerilen ilişkilerin tamir edilmesine olanak vermiyor.