SUDAN NEDENİYLE KARIŞAN BELÇİKA SİYASETİ!




Doç. Dr. Dilek YİĞİT 

Belçika’da 2014 yılında gerçekleşen seçimleri müteakip aylarca süren müzakereler neticesinde kurulan hükümet zor günler geçiriyor; hatta koalisyon dağılma eşiğine geldi. Belçika Hükümetinin bu zor günlerinin nedeni de ne ekonomik meseleler ne de Belçika’nın dilsel ve etnik farklılıklarından kaynaklanan sorunları. Belçika Hükümetini krize sürükleyen neden Sudan ve Sudanlılar!

Hükümetin sıkıntılı sürecinin ilk adımları geçtiğimiz Eylül ayında Belçika’da sığınma ve göç işlerinden sorumlu Bakan Theo Francken’in Belçika’daki Sudanlı göçmenleri Sudan’a geri göndermek istemesiyle atıldı. Bir siyasinin ülkesindeki göçmenlerden rahatsızlık duyması, göçmenleri sınır dışı etmek istemesi ve bu isteğini beyan etmesi siyaseten anlaşılabilecek bir durum ama Francken’in Sudanlı göçmenleri sınır dışı etmeden önce Sudan Hükümeti ile irtibat kurup, “gelin de buradakilerinin kimliklerini tespit edin” demesiyle, deyim yerindeyse, Belçika siyaseti karıştı. Belçika muhalefeti Hükümete iki argüman ile eleştiri oklarını yöneltti. Birincisi Belçika Hükümeti 2009 yılından beri soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları nedeniyle aranan Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir ile işbirliği yapıyordu. İkincisi kimlik tespiti yapmak amacıyla Belçika’ya gelen ekip Sudan’da siyasi muhalifleri arayan görevlilerdi ve Belçika Hükümeti Sudan yönetimine siyasi muhalifleri toplaması için imkân sağlamış oluyordu.

Ekim ayında Liege Mahkemesi 26 Sudanlı göçmenin sınır dışı edilmesine yasak getirdi. Mahkeme, Sudanlıların sınır dışı edilmeleri durumunda işkence görmeyeceklerinin ve öldürülmeyeceklerinin garantisinin sağlanmasını, ancak bu durumda sınır dışı etme işlemlerinin gerçekleşebileceğini belirtti ve kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesine atıfta bulundu.[1] Bilindiği gibi bu madde “Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı cezâ veyâ işlemlere tâbi tutulamaz” hükmündedir.

Geçtiğimiz Aralık ayında da Belçika’nın sınır dışı ederek Sudan’a gönderdiği göçmenlerin Sudan’da kötü muamele ve işkenceye maruz kaldığı iddiaları basında yer alınca gözler yine Bakan Theo Francken’e çevrildi; Bakan’ın görevden el çektirilmesine yönelik talepler yüksek sesle ifade edilmeye başladı. Bu haberler üzerine Belçika Hükümeti sınır dışı işlemlerini askıya aldı. Belçika Hükümeti Sudanlı göçmenleri sınır dışı etme işlemlerini durdurmuş olsa da, Belçika muhalefetinden gelen Francken’in görevden el çektirilmesi talebini kabul etmiyor. Çünkü ortada bir gerçek var; Francken bakanlıktan alınırsa, partisi Flaman milliyetçisi N-VA hükümete verdiği desteği çekecek ve neticede hükümet düşecek. Belçika Başbakanı Charles Michel hükümeti sürekliliğini sağlamak adına Francken’in istifasını istemiyor ama bu durumda da Francken’in arkasında durmakta olduğu görüntüsü veriyor. Francken’in de kendiliğinden istifa etmeye hiç niyeti yok.

Ayrıca Francken’in Belçika siyasetinde olumsuz anlamda oldukça dikkat çeken biri olduğunu belirtelim; dikkat çekmesinin tek nedeni de Sudanlı yetkilileri Balçika’ya davet etmiş olması değil; bakanın  “Nazi sempatizanı”[2]olduğuna yönelik yıllardır Belçika gündeminde olan iddialar. Bu tür iddialar 1940’da Almanya tarafından işgal edilmiş ve 1944’e kadar işgal altında kalmış Belçika halkının göz ardı edebileceği türden iddialar değil.

Başbakan Charles Michel’in hükümeti koruma adına Francken’in istifasını istememesiyle hükümetin devamlılığı sağlanabilir. Önümüzdeki günlerde kuvvetle muhtemel Belçika’da hükümetin dağıldığına yönelik bir haber duymayacağız. Ancak Francken nedeniyle hükümet hep eleştirilerin merkezinde olacak. 

Diğer taraftan Avrupa Birliği’nin konuya dair sessizliğini koruduğuna da belirtelim; zaten Birlik yetkililerinden herhangi biri açıklama yapsa, “bu Belçika’nın iç işidir, karışmıyoruz” diyecek.  

 

 


 

[1] http://deredactie.be/cm/vrtnieuws.english/News/1.3083504, 18 October 2017

 

[2] http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/europe/belgium/11169390/Belgian-government-hit-by-nazi-sympathiser-scandals.html, 17 October 2014