TAYVAN İLE KAPSAYICI BİR BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İNŞA ETMEK




Dr. Jaushieh Joseph WU – (Tayvan Dışişleri Bakanı)-  Bu Temmuz, Tayvan Cumhurbaşkanı Ing-wen TSAI, Tayvan’ın Karayipler’deki diplomatik müttefiklerine yaptığı devlet ziyaretinin öncesinde çeşitliliğin ve özgürlüğün simgesi olan ve Birleşmiş Milletler’e ev sahipliği yapan New York’a uğradı. Tayvan'ın müttefikleri olan BM Daimi Temsilcileri ile görüşürken, Başkan TSAI, Tayvan’ın 23 milyon insanının BM sistemine katılma hakkına sahip olduğunu yineledi. Ayrıca Tayvan'ın, istediğimiz dünyayı ve ihtiyaç duyduğumuz geleceği şekillendirmek üzere BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine (SKH'ler) ulaşmak için küresel ortaklarla el ele vermeye kararlı olduğunu vurguladı.

‘Geride Kimseyi Bırakma’

SKH'ler; "geride kimseyi bırakmama" ilkesi ile dünyayı sürdürülebilir ve esnek bir yola rehberlik etmek amacıyla daha iyi ve sürdürülebilir bir gelecek için detaylı bir plan oluşturur. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, bu Temmuz ayında Sürdürülebilir Kalkınma Yüksek-Düzey Siyasi Forumu'nda, ilgili eylemleri hızlandırma ihtiyacını yeniden vurguladı. Aynı şekilde, ulusları “Dahil Etme Zorunluluğunu” ilerletmeye çağırdı çünkü “adil ve kapsayıcı değilse gelişme sürdürülebilir değildir.”

Kapsayıcılık ve kimseyi geride bırakmama ilkeleri, SKH'lerin gerçekleştirilmesinde kilit öneme sahiptir. Tam teşekküllü bir demokrasi olan Tayvan, SKH'lerin yerine getirilmesinde önemli ilerlemeler kaydetmiş ve ihtiyacı olan ülkelere yardım sağlamıştır. Bununla birlikte, siyasi müdahale nedeniyle ilgili toplantılara, mekanizmalara ve faaliyetlere katılmaktan men edilmeye devam etmektedir. Bu, tüm ülkelerin, paydaşların ve halkların katılımını gerektiren ortaklık prensibini, SKH'lerin kuruluşunu ciddi şekilde baltalamıştır. Tayvan, başarı hikayesini paylaşmaya istekli ve hazır ve SKH'lere ulaşmak için ortak çabaya daha fazla katkıda bulunmaktadır.

‘Tayvan Tecrübesi’

Uzun yıllar süren çabaların ardından Tayvan, yoksulluğu azaltmada ve sıfır açlığa ulaşmada büyük adımlar atmıştır. Düşük gelirli hane halkı yüzdemiz % 1,6'ya düşürülmüştür. 1993 yılında başlatılan Ulusal Sağlık Sigortası programı şimdi nüfusun % 99,8'ini kapsamaktadır. 2018 yılında atık geri dönüşüm oranımız % 55,69'a, okuryazarlık oranımız % 98,8 ve bebek ölüm oranımız 1000'de 4,2'ye ulaşmıştır. Bu rakamlar SDG standartlarını çok aşmaktadır. Tayvan hükümeti, SDG'lerle ilgili altı ana ilgi alanı daha belirlemiştir: akıllı su yönetimi, sürdürülebilir enerji dönüşümü, temiz hava, sürdürülebilir malzeme yönetimi ve döngüsel ekonomi, ekolojik koruma ve yeşil ağlar ve uluslararası ortaklıklar. BM 2018 Yüksek Düzey Siyasi Forumun ana teması olan SKH'ler ve 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Ajandasında atıfta bulunulan 5P'ler (insanlar, gezegen, barış, refah ve ortaklık) temel alınarak bu ilgi alanları belirlenmiştir.

Son yıllarda, Tayvan Pasifik, Asya, Afrika, Latin Amerika ve Karayipler'deki ortak ülkelerle işbirliği programlarına kalkınma yardımı sağlıyor ve işbirliği yapıyor. Yalnızca 2018'de Tayvan, 39 ülkede SKH ile ilgili alanlarda kalkınma projeleri gerçekleştirmiştir. Tüm operasyonların SKH'lerle uyumlu olmasını sağlamak için uluslararası eğilimleri ve ortak ülkelerin ihtiyaçlarını takip etmeye devam edeceğiz.

Tayvan’ın sağlam deneyimi ve katkıları göz önüne alındığında, Tayvan’ın uluslararası çabaları daha iyi koordine etmek için kullanılabilecek deneyim ve kritik bilgileri paylaşmaktan men edilmesi absürddür.

Tayvan ÇHC'nin Bir Parçası Değildir Ve Hiç Olmamıştır.’

Tayvan’ı BM’den dışlamak için bahane olarak kullanılan yasal dayanak, BM Genel Kurulu tarafından 1971’de kabul edilen 2758 (XXVI) sayılı Karar’dır. Aslında karar Tayvan'ın BM'de temsil edilmesini konu almadığı gibi, Tayvan'ın Çin Halk Cumhuriyeti'nin (ÇHC) bir parçası olduğunu da söylememektedir. Aslında, Tayvan ÇHC'nin bir parçası değildir ve de hiç olmamıştır. Sadece Tayvan’ın demokratik olarak seçilmiş hükümeti 23 milyon insanını temsil edebilir. Maalesef BM, Tayvan’ın haksız dışlanmasını ve tecrit edilmesini haklı göstermek için kararı kötüye kullanmaya ve yanlış yorumlamaya devam etmektedir.

Uluslararası kuruluşlar, üyelerin ortak hedeflerini yerine getirmek için oluşturulur, sadece bir üyenin çıkarlarına hizmet etmek için değil. BM Sözleşmesinin 100. Maddesi, “Genel Sekreter ve personelin görevlerini yerine getirirken bir hükümetten veya organizasyon dışındaki herhangi bir otoriteden talimat istemeyeceğini veya alamayacağını” açıkça belirtmektedir. Maalesef Çin ne zaman sözde “tek Çin prensibini” BM sistemine dayatmak istese BM kayıtsız kalmaktadır. En yeni örnek, sadece belgelerinde Tayvan'a referans Çin'in talepleri ile çeliştiği için, onlarca STK’nın İstişari Statülerini BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi’nin reddetmesidir.

Kapsayıcı Bir BM, Kimseyi Geride Bırakmamalı.

Gerçekten kapsayıcı bir BM, kimseyi geride bırakmamalıydı. Ancak bugün Tayvan pasaport sahiplerinin halka açık ziyaretler ve toplantılar için BM binalarına girmeleri engellenmektedir. Tayvanlı gazeteciler ve medya kuruluşlarının BM toplantılarını takip akreditasyonları reddedilmiştir. Bu uygulamalar haksız ve ayrımcıdır ve BM'nin üstüne inşa edildiği evrensellik ilkesine aykırıdır. BM, eylemlerini ve sözlerini uyumlu hale getirmeli ve dışlayıcı uygulamalarını düzeltmek için hemen harekete geçmelidir.

Bu vahim durum Tayvan'ın gözünü korkutamaz ve asla da korkutamayacaktır. Tayvan hazır, istekli ve katkıda bulunabilecek durumdadır. BM Çin’in tehditlerine izin vermeye devam ederse, Tayvan’ın katılımını reddederek, yalnızca Pekin’in vurdum duymazlığını teşvik edecektir. Ekonomik, sosyal, kültürel veya insancıl nitelikteki uluslararası sorunların çözümünde ve BM Sözleşmesinin 1. Maddesinde belirtildiği gibi, insan haklarına saygı ve herkes için temel özgürlükleri teşvikte uluslararası işbirliğini sağlama amacını yerine getirme çabaları ayrıca bozulmuş olacaktır. Milletlerin ev sahibi, kapsamayı teşvik etme ve herkes için kalkınmanın sürdürülebilir hale getirilmesi konusunda ciddi ise, kapılarını Tayvan'a açmalıdır.