THERESA MAY'E EL UZATAN AVRUPALI: AVRUPA BİRLİĞİ ADALET DİVANI




Doç. Dr. Dilek YİĞİT - Avrupa Birliği’nin gönülsüz üyesi Birleşik Krallık, Avrupa Birliği’nden ayrılmak isteğini resmi olarak Avrupa Birliği’ne ilettiği an, hem kendisi hem de Avrupa Birliği için sancılı bir müzakere sürecini başlatmış oldu. Söz konusu müzakere süreci, sonuç vermeyecek mi acaba kaygıları altında,  geçtiğimiz ay, çekilme anlaşması ve taraflar arasında gelecekteki ilişkinin içeriğini belirleyen Siyasi Deklarasyon üzerinde anlaşılması ile son buldu.

Görünürde çekilme sürecinin en zor kısmı tamamlanmış oldu; ama diğer bir zor süreç başladı. Bu zor süreç Avrupa Birliği’ni değil, Birleşik Krallık’ı ilgilendiriyor; çekilme anlaşmasının Birleşik Krallık Parlamentosu’nda onaylanma süreci…

Çekilme anlaşmasına Parlamento’nun desteğini almak için Avam Kamarası’nda konuşan Başbakan May Brexit yanlılarına seslenerek, çekilme anlaşmasının hâlihazırdaki şeklinin bir alternatifinin olmadığını, Birleşik Krallık için daha iyi bir çekilme anlaşması olabileceği yanılgısına düşülmemesi gerektiğini söyledi. May, muhalefete seslenerek, Brexit meselesini erken seçim çağrısı gerekçesi yapmayın dedi ve Brexit referandumunun tekrarlanmasını isteyenlere de referandumun tekrarlanmayacağı mesajını verdi.

Parlamento’da Brexit karşıtları, çekilmeye karşıt olduklarından, doğal olarak, çekilme anlaşmasına onay vermez; Brexit yanlıları, çekilme anlaşmasının Birleşik Krallık aleyhine olduğu ve daha avantajlı hükümler içeren anlaşma akdedilmesi gerektiği gerekçesi ile çekilme anlaşmasına onay vermez. Brexit meselesinden çok Başbakan May’e muhalefet yapmak noktasında olanlar ise çekilme anlaşması reddedilir ise May istifa etmek zorunda kalır beklentisi ile çekilme anlaşmasına onay vermez… Peki çekilme anlaşmasına kim onay verecek? Bu koşullarda belli ki;  Londra ve Brüksel’in üzerinde anlaştığı çekilme anlaşması Parlamento’da reddedilecek…

May, anlaşmanın Parlamento’da onaylanmaması durumu ile yüzleşmek yerine, anlaşmanın Parlamento’da onaylanmasına imkan tanıyacak değişikliklerin yapılabilmesi adına yüzünü Kıta Avrupası’na çevirmeyi tercih etti. Dün  Hollanda’ya giden May, sonra Almanya’da Merkel ile görüştü ve programında Brüksel’de Avrupa Komisyonu Başkanı ve Konsey Başkanı ile görüşmeler de var. Avrupa Birliği üye devlet liderleri May’e bu konuda nasıl yardımcı olabilirler bilinmez ama, Brüksel’in tavrı gayet net: Çekilme anlaşması tekrar müzakereye açılmayacak!

May’in Avrupa ziyaretleri yapmak yerine mesaisini Parlamento üyelerini çekilme anlaşmasını onaylamaya ikna etmeye ayırması gerekirdi ama kendisi de bunu düşünebilecek olduğuna göre, bize bu noktada parlamenterlerin ikna edilemeyecek ölçüde kararlı olduğu sonucunu çıkarmak düşer.

Aslında May’in Avrupa’dan beklediği yardım elini Avrupa Birliği Adalet Divanı uzattı. Adalet Divanı, Birleşik Krallık, tek taraflı olarak, çekilme kararından vazgeçebilir dedi. Bunun anlamı çekilme kararı alan ve bu kararı resmi olarak Birliğe bildiren üye devletlerin, diğer üye devletlerin onayına ihtiyaç duymaksızın, çekilme kararından vazgeçebilmesi demek. Bu kararın önemi Avrupa’da, çekilme kararı alan devletin çekilme kararından vazgeçebilmesi için diğer üye devletlerin rızasını almak zorunda olduğu yönündeki görüş ve savları geçersiz kılıyor olmasında yatıyor. Çekilme kararı alan devletin kararından vazgeçmesi için diğer üye devletlerin rızasını alması gerektiğini ileri sürmek biraz tuhaf ama bu görüşte olanların amacı da çekilme meselesinin “çocuk oyuncağına” dönmesi engellemek olsa gerek; tıpkı katılım sürecinde Norveç’in yaptığı gibi!

Avrupa Adalet Divanı’nın kararı, aynı zamanda May’e zımnen mesaj gönderiyor; “gelin bu işten vazgeçin” mesajı… “Brexit kararından vazgeçmen çekilmeyi tamamlama sürecinden daha kolay olacak” mesajı.

 

bahis siteleri antalya escort casino siteleri