TRUMP'IN NÜKLEER ANLAŞMADAN ÇEKİLMESİNİN AFGANİSTAN'A YANSIMALARI




Doç. Dr. Dilek Yiğit - Uluslararası toplum Mayıs ayına, beklenmedik olmasa da gerçekleşmesi küresel barışın yararına olmadığı net olan olaylarla/gelişmelerle girdi.

Bu gelişmelerden biri ABD Başkanı Trump’ın Obama döneminde İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekilmesi kararı idi. Bu anlaşmaya göre İran, nükleer faaliyetlerini sınırlandırmayı ve ekonomik müeyyidelerin kaldırılması karşılığında nükleer faaliyetlerini uluslararası denetime açmayı kabul etmişti. Dolayısıyla nükleer anlaşma Batı-İran arasında bir yumuşa döneminin başladığına işaret ediyordu.

Trump’ın İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekilmesi ABD’nin, anlaşma öncesi  İran’a yönelik yaptırımlarını yeniden uygulaması demek. Dolayısıyla nükleer anlaşma ile başlayan Batı-İran yumuşama dönemi sona mı erdi sorusu aklımıza geliyor.

Nükleer anlaşma ile başlayan Batı-İran yumuşama döneminin ABD’nin çekilmesi ile sona erdiğini ileri sürmek için erken. ABD-İran arasındaki yumuşama dönemi sona ermiş olabilir ama bu durumu Batı’nın geneline yayamayız. Neden?

Nükleer anlaşmaya Rusya, Çin ve AB üyesi olan Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya da taraf. ABD’nin anlaşmadan çekilmesine Rusya ve Çin’in tepki göstermesi şaşırtıcı olmayabilirdi ama bu duruma Avrupalı taraflar tepki gösterdi. Anlaşmaya taraf Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya’dan tepki gelirken, bu devletlerin üyesi olduğu Avrupa Birliği de sessiz kalmadı.

Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya liderleri düzenledikleri ortak bildiride ABD’nin anlaşmadan çekilmesi nedeniyle duydukları üzüntüyü ifade ederken, anlaşmaya bağlılıklarını sürdüreceklerinin de altını çizdiler.

Kısaca şunu belirteyim; Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilme kararı Batı (Avrupa kanadı)-İran yumuşama dönemini sonlandırmadı, bilakis Batı Bloğunu çatırdattı.

Burada kullandığım Batı Bloğu kavramı, Soğuk Savaş döneminin sona ermiş olduğu, dolayısıyla Batı-Doğu Blokları kavramlarının yersiz olduğu gerekçesiyle eleştirilebilir. Soğuk Savaş dönemi sona ermiş olabilir ama Soğuk Savaş Sonrası Dönem olarak adlandırdığımız dönem de Rusya’nın uygulamakta olduğu politikalar nedeniyle sona ermiştir. Soğuk Savaş Sonrası Dönemin Sonu olarak adlandırdığım bu dönemde Batı-Rusya karşıtlığı küresel politika sahnesinde net olarak gözlemlenmektedir. Dolayısıyla Batı Bloğu kavramı günümüz koşullarında da kullanılabilir.

 Günümüz koşulları itibarıyla Batı Bloğu ABD’nin güdümündeki Batı görüntüsünden çok ABD-AB kanatlarından oluşan iki kanatlı Batı Bloğudur.  Bloğun iki kanatlı yapısı Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilme kararı ve Avrupa devletlerinin buna  tepkisi ile daha net gözler önüne serilmektedir.

Batı Bloğunun Avrupa kanadının Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilme kararına tepki göstermesinin nedeni sadece Trump’ın ahde vefa ilkesini yok sayması değil elbet; Avrupalı devletler kar-maliyet analizi çerçevesinde  Trump’ın bu kararından ekonomik olarak zararlı çıkacaklarını biliyorlar.

Trump’ın bu kararından zararlı çıkacak olan devletler sadece Avrupalı devletler mi? Hayır. 

Afganistan reel sektörü de Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilme kararı neticesinde Afganistan-İran arasındaki ticari ilişkilerin olumsuz etkileneceği konusundaki kaygılarını ifade etmeye başladı. Afgan iş adamları İran ile ticaretlerinin daha da artacağı yönündeki mevcut beklentilerinin Trump’ın kararı ile sarsıldığının altını çiziyor.

Afganistan  Ticaret ve Sanayi Bakanlığı sözcüsü Musafir Qoqandi, Afganistan'ın bölgedeki ülkelerle olan ticari ilişkilerini etkileyen herhangi bir sorunu önlemeye yönelik çabalarını sürdüreceğini söyledi. Ancak daha önemlisi Afganistan'ın İran da dahil olmak üzere ulusal çıkarlara dayalı bölgesel ülkelerle ticaret yapmaya devam edeceğinin ifade edilmesi idi.  

Afganistan Trump’ın Anlaşmadan çekilme kararından memnuniyetsizlik duyarken, gözler İran-Afganistan-Hindistan Chabahar Projesine çevrildi. 2016 yılında başlatılan Chabahar Projesi karaya sıkışmış Afganistan açısından ekonomik kalkınma kapısı niteliğinde;  ancak şimdiden Chabahar Projesi liman inşasına dair en az üç sözleşmenin imzasının ertelendiği söyleniyor. Sebebi ise ABD yönetiminin İran politikasının seyri konusunda yatırımcıların tedirginliği. Dolayısıyla Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilmesi ile Chabahar Projesinin gerçekleştirilebilirliği sorgulanacak. Bu da Afganistan’ın Trump’ın kararına karşı tepkisini artırmakta; zaten Afganistan Projenin tamamlanması hususunda dikkat çekecek şekilde  aceleci görünmekte idi. 

Afganistan’ın ticari ve ekonomik açılardan zarar göreceği öngörüsü ile Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilmesinden memnuniyet duymadığı açık ama meselenin bir de siyasi boyutu var ki sadece Afganistan değil tüm küresel ve bölgesel aktörlerin üzerinde düşünmesi gereken bir mesele bu!

Mesele ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi karşısında İran’ın misillemesinin ne olacağı. İran Parlamento sözcüsünün  yaptığı açıklamada, "Trump sadece güç dilinden anlar" demesi hayra alamet değil. Bu da İran’ın ABD’nin bölgedeki askeri varlığını ve ABD’nin müttefiki olarak gördüğü devletleri hedef alma riskine işaret ediyor.

 

avcılar escort nisantasi escort

bodrum escort

kayseri universiteli escort