ULUSAL CEPHE'NİN İSMİNİ DEĞİŞTİRMEK ÇÖZÜM MÜ?




Doç. Dr. Dilek Yiğit -Dün Lille’de düzenlenen konferansa katılan Fransız aşırı sağcı lider Marine Le Pen, Ulusal Cephe olan partisinin isminin Ulusal Birlik olarak değiştirilmesi gerektiğini belirtti; gerekçe olarak da partinin isminin ulus kavramının altını çizerken aynı zamanda ulusun birlikteliğine vurgu yapması gerektiğini gösterdi.

Le Pen isim değişikliği önerisini yaparken, “Partinin ismi kimsenin inkâr edemeyeceği şanlı ve destansı geçmişi ile ilişkilidir; ancak bu isim partinin seçimlerde iktidarı kazanmasını engellemektedir; bir çok Fransız  için bu psikolojik bir engeldir” dedi.

Fransız siyasetini yakından takip edenler Le Pen’in partisinin azılı yabancı düşmanı imajından kurtulmasını istediğini, bu nedenle isim değişikliğini önerdiğini ileri sürüyor; yani bu girişim bir bakıma partinin geçmişinden kurtulmak adına yapılmış! Kimileri ise, bilakis, yeni ismin 2. Dünya Savaşı esnasında Nazilerle işbirliği yapılması gerektiğini savunan Ulusal Popüler Birlik’i anımsattığını, böylelikle partinin aşırı sağ niteliğini vurgulamaya yönelik olduğunu belirtiyor.  Aslında Ulusal Cephe’nin kurucusu baba Le Pen’in Yahudi soykırımını reddeden bir siyasetçi olduğunu, Marine le Pen’in ise Yahudi soykırımında Fransa’nın oynadığı rolden dolayı özür dileyen siyasetçilerin aksine Fransa’nın Yahudi soykırımında hiçbir rolü olmadığını vurguladığını hatırlarsak parti için önerilen yeni ismin Nazi sempatizanlarını ve Ulusal Popüler Birlik’i anımsatmasına da şaşmamak gerekir.

Dönelim Le Pen’in sözlerine… Le Pen’in sözleri çelişkiler yumağı… Bir siyasi partinin ismi partinin şanlı, destansı geçmişini yansıtıyorsa, böyle bir ismi değiştirmeye gerek yoktur. Partinin şanlı geçmişini taşıyan ismi seçim kazanılmasını engel oluyorsa ya partinin şanlı bir geçmişi yoktur ya da partililerin “şanlı” , “destansı” kavramlarından anladıkları farklı şeylerdir.

Le Pen’in sözleri çelişkili olabilir ama zihninin karışık olduğu söylenemez; ne yapması gerektiğini biliyor. Zira geçtiğimiz yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Le Pen Macron ile birlikte ikinci tura kalmış, ikinci turda % 33’ü aşan oy oranını yakalamıştı. Bu Ulusal Cephe için kısmi bir başarıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden itibaren geçen süre içinde Macron’a yönelik desteğin azalmakta olduğu görülmekte; Fransızların ifadesiyle Macron’un balayı bitti. Özellikle orta kesim ve çalışan sınıfın Macron’dan duyduğu memnuniyetsizlik Le Pen için yeni destek kaynağı olabilir. Le Pen, yapması gerekenin, aşırı sağcı olmayan ama mevcut düzenden de memnun olmayan Fransızların desteğini çekmek olduğunu biliyor ve isim değişikliği de bu amaca yönelik sadece bir taktik.

Ulusal Cephe’nin isim değişikliği Fransızlar için bir değişimi ifade edecek olabilir; ancak bu değişikliğin Avrupa Birliği nazarında Ulusal Cephe’nin imajını kesinlikle değiştirmeyeceğini söyleyebilirim. Brüksel adına Ulusal Cephe, Le Pen ve özellikle de bu partinin Fransa’da iktidara gelme riski entegrasyon adına talihsizlikten başka bir şey değil. Zaten Le Pen’in de partisinin Avrupa Birliği nezdindeki imajını değiştirme gibi bir arzusu yok. Le Pen Lille’de Avrupa Birliği karşıtlığını “Avrupa karşıtı değiliz; Avrupa Birliği karşıtıyız” diyerek tekrar vurguladı.

Neticede partinin değişecek isminin Avrupa Birliği açısından bir ehemmiyeti yok; Avrupa Birliği’nin de Le Pen ve Ulusal Cephe açısından bir önemi yok!