WİKİLEAKS BELGELERİ: TRUMP-RUSYA İLİŞKİSİ




Geçtiğimiz hafta, bu yıl Kasım ayında gerçekleşecek olan Birleşik Devletler başkanlık seçimleri için oldukça kritik bir haftaydı. Önce, 20 Temmuz günü Cumhuriyetçi Partinin başkan adayı belli oldu ve dolar milyarderi işadamı Donald Trump’ın Amerikan Başkanlığı için Cumhuriyetçilerin adayı olduğu kesinleşti. Daha sonra ise, 26 Temmuz günü, eski Amerikan başkanı Bill Clinton’un eşi Hillary Clinton’ın Birleşik Devletler başkanlığı için Demokrat Parti’nin adayı olacağı resmileşti. En son 2008’de Barack Obama karşısında parti içindeki seçimleri kaybeden Clinton, bu sefer Demokratların desteğini alarak Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk kadın Başkan adayı oldu. Bu bir haftalık kritik süreçte WikiLeakstarafından yayınlanan belgeler ise sürecin daha çalkantılı geçmesini sağladı. Demokratik Milli Komite(DNC) içerisinde gönderilen e-maillerin “Guccifer 2.0” takma adlı Rus hacker tarafından çalınması ve bu maillerin WikiLeaks’ce yayınlanması, Demokrat Parti içinde karışıklığa yol açtı. Yayınlanan maillerde, DNC üyelerinin Demokrat Parti adayı Senatör BernieSanders’ın başkanlık kampanyasını baltalamak ve Hillary Clinton’un başkanlık adaylığını kesinleştirmek için fikir paylaşımında bulundukları görülüyor.

Mailleşmelerin ifşası Hillary Clinton’ı parti içinde zor duruma sokarken, seçmenlerden Clinton’a olan güvensizliklerini ifade eden ve onun amacına ulaşmak için her yolu kullanılabilecek biri olduğunu söyleyen yorumlar yükseldi. Her şeye rağmen, Demokrat Parti’nin başkanlık adayı olduğu kesinleşen Clinton seçim sonrası BernieSanders’dan da destek aldı. BernieSanders, Clinton’ın iyi bir Birleşik Devletler Başkanı olacağını söylerken, Cumhuriyetçi Donald Trump’ın mutlaka yenilmesi gereken biri olduğunu kendi seçmenlerinin bildiğini de belirtti.WikiLeaks tarafından yayınlanan belgelerin yarattığı kriz çabuk atlatılmış gibi görülse de, Hillary Clinton’ın imajının zarar gördüğü ve hali hazırda dengede olan oy oranlarının Clinton aleyhine değişebileceği söylenebilir. Var olan bu durum, WikiLeaks’in belgeleri tam da Clinton’ın adaylığının resmileşmesi öncesi yayınlaması ve belgeleri çalan hackerın Rus olması ise oldukça ciddi iddiaların ortaya atılmasına neden oluyor: Belge sızıntısının ardında Rusya mı var? Ve Rusya ile Trump’ın ilişkisi ne düzeyde?

DNC içindeki mailleşmelerin sızdırılmasının ardında Rusya’nın olduğu iddiası Demokrat Parti kampanya yöneticisi RobbyMook tarafından dile getirildi. Trump ile Rusya arasındaki yakın ilişkiye dikkat çeken Mook’un iddiaları Amerikan medyasında geniş yer bulurken, Trump-Rusya ve Trump-Putin arasındaki ilişkiye yönelik analizler yapılmaya başlandı. New York Times, DNC’nin iki Rus istihbarat ajansı tarafından hacklendiğini iddia ederken; The Daily Beast, olayın Rusya’nın seçimleri Donald Trump lehine manipüle etme girişimi olmasından şüphelenildiğini belirtti.

TheGuardian gazetesi haberinde, Trump ile Putin’in ilişki geçmişinden bahsederken, Putin’in Trump hakkındaki “Kesinlikle renkli ve yetenekli bir kişilik, bu Amerikan seçmeninin bileceği iş; ancak yarıştaki(seçimler) lider kesinlikle o.” Sözlerine yer verdi ve Trump’ın Putin hakkındaki olumlu görüşlerini de ekledi. Haberde ayrıca Rus medyasının da Trump hakkındaki olumlu yaklaşımından söz edildi. Trump-Rusya ilişkisindeki belki de en önemli nokta ise, Trump’ın asıl kimliği olan işadamı kimliğinin Rusya ile olan ilişkisi. Trump’ın oğlu Donald Jr. 8 sene önceki röportajında Rusların, şirket kazançlarında çok büyük bir paydaya sahip olduğunu söylemişti. İş dolayısıyla Rusya’ya 1980’lerden beri birçok ziyarette bulunan Trump’ın Rusya ve eski Sovyet ülkelerinde otel açma çalışmaları bilinmekle birlikte, Rus alıcılarının Trump’ın Birleşik Devletler’deki emlak işinin büyük destekçisi ve alıcısı olduğu da gözden kaçmıyor. Putin-Trump ilişkisindeki bir diğer can alıcı noktayı da Trump’ın kampanya yöneticisi Paul Manafort ve dış politika danışmanı Carter Page oluşturuyor. Eski Ukrayna Başbakanı olan ve Putin’in müttefiğiViktorYanukovych ile olan ilişkisi bilinen Manafort ile Putin etkisi altında olduğu bilinen Rus enerji devi GazProm ile iş ilişkisi devam eden Page’in Donald Trump’ın kurmayları arasında yer alması ilginç bir nokta olarak dikkat çekiyor.

Tüm bu iddialar Trump-Putin ilişkisinin yakınlığını gözler önüne serse de WikiLeaks belgelerinin sızdırılmasından Rusya’nın sorumlu olması henüz bir spekülasyon olmaktan ileri gidemiyor. Trump ve Cumhuriyetçi Parti tarafı da bu konudaki iddiaları kesin bir dille reddediyor.

Altuğ ALSAN

bahis siteleri antalya escort casino siteleri

istanbul escort

istanbul escort