Ana Sayfa > Haziran 2017 65. Sayı


Haziran 2017 65. Sayı



DİPLOMATİK GÖZLEM DERGİSİ HAZİRAN 2017 (65) SAYISI

 

MOĞOLİSTAN’IN DIŞ POLİTİKASI: ZORLUKLAR ve FIRSATLAR

Bold RAVDAN

Moğolistan denize erişimi bulunmayan, iki büyük ülke ile çevrelenmiş durumda.  Ülke, Ortodoks ve Konfüçyüs öğretilerini benimsemiş, toplamda Dünya pazarının %20’sini oluşturan ve nükleer güce sahip iki medeniyetin arasında sıkışmış durumda. Yani, Moğolistan tarihi boyunca bu sıkışmış coğrafyaya bağlı kalmak yerine dış dünya ile sıkı ilişkiler geliştirmeyi seçmiştir. Bu yüzden başlangıcından beri bu konu dış politikamızın köşe taşı olmuştur.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

İSLAM KÜLTÜRÜNÜN İNCİSİ AZERBAYCAN’DA 4. İSLAM DAYANIŞMA OYUNLARI

Faig BAĞIROV       

Azerbaycan uzun asırlardan beri İslam uygarlığının en önemli merkezlerinden biri olarak İslam dininin yayılmasında ve aynı zamanda Müslüman Rönesansının tesisinde önemli rol oynamıştır. Tüm bunlar Azerbaycan topraklarında, ilk dönemden itibaren, İslam dininin maddi ve gayri maddi mirasının oluşmasına zemin yaratmıştır. 743 yılında inşa edilen Şamahı Cuma Camii ve ülkemizin müzelerinde tutulan eski el yazmaları bunun bariz örneğidir.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

GUBA KATLİAMI

Ali ERDİNÇ 

Bilindiği gibi 24 Nisan, Ermeni sözde soykırım iddialarını destekleyen çevrelerce gündeme getirilen ve her yıl anma günü olarak hatırlanan bir tarihtir. Ancak 1915 yılında gerçekleştirilen tehcir sonucu Ermeni kayıpları hatırlanırken yine aynı çevreler Anadolu’da, Kafkasya ve Azerbaycan’da ve hatta orta Asya Fergana / Kokand bölgesinde Ermeni çetelerinin yaptığı katliamları ve soykırımları hatırlamak veya hatırlatmaktan maksatlı olarak kaçınmakta ve adeta yok saymaktadırlar.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

IRAK’TAKİ İRAN: İRAN’IN IRAK STRATEJİSİ

Yeşim DEMİR

Doğu ve batı arasında bir geçit olma özelliği taşıyan Orta Doğu, sahip olduğu yeraltı zenginlikleri, üç büyük din için kutsal sayılan mekânların bu bölgede yer alması sonucu yeryüzünün en dikkat çekici bölgesi haline gelmiştir. Tarih boyunca büyük güçlerin mücadele alanı olmakla birlikte uluslararası sistemde büyük güç olmak isteyen her devlet bu coğrafya üzerinde etkili olmaya çalışmıştır.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

LÜBNAN’IN SİYASİ GELECEĞİ VE “DİPLOMATİK” LİDER MİŞEL AUN

İlknur Şebnem ÖZTEMEL          

Lübnan… Ev sahipliği yaptığı Dürziler, Marunîler, Sünniler, Şiiler, Ortodokslar, Ermeniler, Araplar ve Filistinli mülteciler ile ‘’Orta Doğu’nun Aynası’’ , etrafı mayınlarla dolu, karmaşanın ortasında kalmış, kavganın en hasını yaşamış, asla kendini dış dünyanın tehlikelerinden koruyamamış Lübnan… 1975-1990 yılları arasında tarihin en yıkıcı savaşlarından birini izledik. Aslında ‘’Arap ülkesi gibi’’ olmayan bir Arap ülkesinin, Orta Doğu’nun Kapitalist incisinin kendi kendisini yok edişini.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

SOĞUK SAVAŞ NOSTALJİSİ

Baybars ÖĞÜN      

Uluslararası ilişkilerde tartışmalar dönüp dolaşıp tek kutupluluk-iki kutupluluk-çok kutupluluk noktasında sıkışıp kalıyor. Baş döndürücü düzeydeki bilgi akışı ve teknolojik ilerlemelerin büyüsüne kapılarak küreselleşmenin, çoğulculuğu doğallaştırdığı varsayılıyor. Günlük yaşamdaki sınırların kalkmış olması başka bir durum iken, küreselleşme olgusu uluslararası ilişkilerde sanki başka türlü işliyor.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

TARİHSEL BOYUTUYLA HEGEMONYA–1

Kaan DERVİŞOĞLU         

Hegemonya kavramı bir boyutuyla tahakküm üzerine çağırışım yaparken, ikinci vurgusu devletlerin yükselişlerini ve çöküşlerini, içinde yer aldığı sistemik düzenleri ifade ederken dünya hegemonyası kavramı ise devletlerin hegemonyacı devletler sistemi üzerinde liderlik etme fonksiyonunu sağlama gücünü ifade etmektedir. Tarihsel olarak hegemonyacı bir devletin liderlik ettiği devletler sistemi üzerindeki değişimler, sistemin işleyiş yöntemini değiştiren bir devrimsel faaliyete ihtiyaç duymuştur.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

ÇİN’DEN TARİHİN SEYRİNİ DEĞİŞTİREBİLECEK BİR HAMLE: YENİ İPEK YOLU

Mahmut ŞAHİN      

Yirminci yüzyılın sonlarında Sovyetler Birliği’nin yıkılması ile tek süper güç olarak ABD kalmış ve dünyanın tek kutuplu olacağı sanılmıştı. Öyle ya Sovyetler yıkılmış, Rusya kendi iç meseleleri ile uğraşıyordu. Dünya’nın tek süper gücü artık ABD idi. Nitekim ABD de tek süper güç ve dünyanın yöneticisi kendisiymiş gibi davranmaya ve her yere müdahale etmeye başlamıştı. Ama sahada işler kâğıt üzerinde düşünüldüğü gibi gitmiyordu, ABD’nin aşması gereken önemli zorluklar vardı.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

ABD’NİN YENİ AFGANİSTAN POLİTİKASI

Syed Ali Zia JAFFERY    

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı General H.R. McMaster, Trump yönetiminin Pakistan ve Afganistan’da uygulanacak yeni bir politika üzerinde çalıştığını ve detayların kısa süre içerisinde duyurulacağını belirtti.

Afganistan’ın, geçtiğimiz ay DEAŞ ile mücadele için Nangarhar’da GBU 43 bombaları yerleştirmesi, ABD’yi ülkeye ilişkin politika seçeneklerini gözden geçirmeye itti. Bu durumda yeni bir politika oluşturmak gerekli hatta zaruri sayıldı.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

THERESA MAY’İN ERKEN SEÇİM KARARININ NEDENLERİ

Dilek YİĞİT 

18 Nisan 2017 tarihinde Birleşik Krallık Başbakanı Theresa May erken seçim kararını açıkladı ve bu karar hem Britanya halkı hem de Birleşik Krallık siyasetini yakından takip edenler açısından büyük bir sürpriz oldu. Zira Birleşik Krallık’ta daha önce de erken seçim söylentileri çıkmıştı ama May erken seçim olmayacağını ısrarla vurgulamıştı. Theresa May erken seçim olmayacağı konusunda kararlılık sergileyince, Birleşik Krallık’ta bir sonraki seçimin, normal seçim takvimi uyarınca, 2020 yılında gerçekleştirilmesi bekleniyordu.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

FRANSA’NIN YENİ CUMHURBAŞKANI MACRON

Robert HARNEIS

Beklendiği gibi Emmanuel Macron, 8 Mayıs'ta %66’lık bir çoğunlukla rahatça Fransa Cumhurbaşkanı seçildi. Ancak, mükemmel konuşan bir başkan olmaktan fazlasını istiyorsa Ulusal Meclisteki çoğunluğu da kazanmalı. Anketler bunun olacağını gösteriyor. Fransız tarihine bakacak olursanız, seçmenlerin genellikle parlamento seçimleri için yeni seçilen cumhurbaşkanı yararına oy kullanması gibi bir durum söz konusu. Macron, Sol, Sağ ve Merkezi partileri kurmuş olduğu hükümette birleştirdi.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz  

SÖYLEŞİ: TARIK ŞERİF

Adel TAYARI          

2011 yılındaki kuruluşundan itibaren CONECT sadece kendi bünyesindeki yatırımcıları korumakla ilgilenmedi, ayrıca ülke ekonomisini dar boğazdan kurtarmak için çeşitli çözüm önerileri de sundu. Bu röportajda CONECT’in Başkanı Tarık Şerif Tunus’taki yatırım ortamı, geçtiğimiz yıllarda ülkedeki ekonomik büyüme hızını ciddi oranda düşüren zorluklardan ve kurumun ekonomik gelişmeye yönelik farklı bakış açılarından bahsedecek.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz  

PEKİN VE PYONGYANG: PATIRTILI BİR İLİŞKİ

Maximillian Christen MØRCH               

Çin, uzun zamandır Kuzey Kore’nin tek müttefiki ve dış dünyadan izole edilmiş bu devleti BMGK’deki veto yetkisi ile koruyan tek devlet.  Ancak, son dönemde bütün uyarılara rağmen sık sık yapılan füze denemeleri, Çin’in ‘’maceracı’’ komşusu ile arasına biraz mesafe koymasına sebep oldu. Pekin ile Pyongyang arasında on yıllardır süre gelen dostluk, Çin’in sıktığı eli bırakması ile sona erebilir.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

BALKANLAR’DAKİ İŞ GÜCÜ SORUNUNA OBJEKTİF BİR BAKIŞ

Zeljko VESELINOVIC

Uluslararası alanda aktif olan 5 işçi sendikasından birinde başkanlık yaptım. Sırbistan büyük bir ülke değil. Nüfusu 8 milyon ve bunlardan sadece 1,700,000 kişinin bir işi var. Bunun yanında 800,000 kişi ise işsiz. Sırbistan'da 1,600,000 emekli yaşıyor. Resmi istatistikler ele alındığında Sırbistan'da Avrupa'nın en yüksek işsizlik oranı olduğu görülüyor. Ama, resmi olmayan istatistiklere bakılırsa bu oran daha da yükseliyor ve işsizliğin daha yıkıcı olduğu ortaya çıkıyor.     

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ’NİN YİRMİ BEŞİNCİ YILI

Elif Özge AKÇA

İstanbul…

Kesintisiz bin altı yüz yıl boyunca Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Latin imparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere dört farklı imparatorluğa başkentlik yapmış,  Karadeniz ve Ege arasında süzülen zengin şehir. Yıllar önce Anadolu ve Trakya arasında geçişlerin artması ve bölge ticaretinin gelişmesiyle bir iç liman olarak görev yapan Haliç tüm gemiler için sığınma ve dinlenme noktası olmuş ve bu özelliğini yıllarca sürdürmüştür.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

TÜRKİYE’DE ETKİLİ BİR YOLSUZLUKLA MÜCADELE STRATEJİSİNE İHTİYAÇ VAR

Cahit UYANIK

Yolsuzluk, insanlık tarihi kadar eski bir olgu.  M.Ö. 4000 yıllarına ait bir Sümer tableti dünya tarihindeki yolsuzluklar hakkında ilk belge olarak biliniyor. “Sümer Okul Günleri”  adlı bu tablette okulunda başarısız bir öğrenciden bahsediliyor ve ailenin çocuğun derslerinde başarılı olmasını istediği ifade ediliyor. Bu amaçla çocuğun öğretmenini evlerine davet ediyorlar. Öğretmeni yedirip içiriyor, hatta türlü hediyeler de veriyorlar. Bütün gecenin bu şekilde geçtiği yazılan tablette, başarısız öğrencinin birden bire sınıfın en başarılı öğrencisi oluverdiği anlatılıyor. Hatta tembel öğrencimiz, sınıf başkanı bile yapılıyor.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz  

DOGONLAR: MALİ’DEKİ MİSTİK TOPLULUK

Gökhan ŞEKEROĞLU     

Dogonlar Batı Afrika’daki Mali’de yaşayan yerel bir halktır.  Nüfusları yaklaşık 700 bin civarındadır. Bandiagara vadisinden Nijer nehrinin kavis yaptığı bölgenin güneydoğusuna kadar yekleşiktirler. Bir kısmı Burkina Faso’nun kuzeyinde bulunur. Dogonlar tarımla ve demircilikle uğraşırlar. Kozmogonileri (evren doğum teorisi) ve heykelleri ile ünlüdürler.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

ROHİNGYALARIN İNSANLIK DRAMI: GÜNÜMÜZÜN ZULMÜ

Zeeshan MUNIR    

Güneydoğu Asya'da 2012 yılında başlayan göçmen krizi Myanmar'ın Müslüman Rohingya topluluğunun ne kadar zor durumda olduğunu ortaya çıkardı. Bu topluluktan binlerce kişi Myanmar hükümetinin Arakan eyaletindeki dışlayıcı politikaları yüzünden komşu ülkelerde mülteci olmak durumunda kaldılar. Bütün bu sorunların üstüne komşu ülkelerin politik ve ekonomik sebeplerden dolayı mültecileri yavaş ve isteksiz şekilde kabul etmeleri ise bu baskı altında olan topluluğun sorunlarını daha da büyüttü.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

SÖYLEŞİ: ŞEF ÖZGEN GÜRBÜZ

Bahar Baştaş ÖZDEMİR 

15 Nisan 1951 tarihinde Amasya-Merzifon’ da dünyaya geldim. Annem, Fehmiye Hanım, babam Ankara Atatürk Lisesi emekli müdürlerinden Hüseyin Gürbüz’dür. Ailemin ilk çocuğuyum, bir kız, bir erkek kardeşim var. Hilâl Hanım ile evliyim; Zeynep Merve (1986) ve Yiğit (1989) isimli iki çocuk babasıyım.

Öğrenim hayatına Ardahan-Posof İlkokulunda başladım. Daha sonra Konya Kız Tatbikat ve Kastamonu-Devrekâni İlkokullarında devam ettim.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

TARİHİN PENCERESİNDEN

Sıddık YILDIZ         

Amasya Genelgesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli belgelerinden birisidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bizzat halk tarafından kurulduğunu ve Mondros Ateşkes Antlaşması ile işgal edilen ülke topraklarının nasıl kurtulacağına dair amaç ve yöntemini belirten önemli bir belgedir.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

MUHAMMED ALİ’Yİ HATIRLAMAK

Onur BİLGİÇ          

Cassius Clay için 1960 Roma Olimpiyatlarında kazandığı altın madalya dönüm noktasıydı. Amatör dönemi sona ermiş, profesyonel kariyeri başlamıştı. Bundan sonraki hedefi dünya ağır sıklet boks şampiyonu olmaktı. 1960-63 yılları arasında 15’i nakavtla olmak üzere yaptığı 19 maçı da kazandı. 18 Haziran 1963’de Henry Cooper’ı yenen Clay 21 yaşında bir dünya yıldızıydı.

Yazının devamını haziran sayımızda okuyabilirsiniz

DÜNYA HABERLERİ