Ana Sayfa > Mart 2017 Sayı 62


Mart 2017 Sayı 62



DİPLOMATİK GÖZLEM DERGİSİ MART 2017 ( 62 )SAYISI 

4          TARİHİN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN SAVAŞ: ÇANAKKALE

Mahmut ŞAHİN

Neredeyse İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana, dünya hâkimiyeti kurmak isteyen güçler gözlerini Anadolu yarımadası ve Boğazlara dikmiştir. Yüzlerce yıl Roma İmparatorluğu’nun ve devamı Bizans’ın hâkimiyetinde kalan Boğazlar, Fatih’in İstanbul’u fethinden bu yana Türklerin egemenliğindedir. Her ne kadar Çanakkale daha önce Türk hâkimiyetine girse de İstanbul’un fethinden sonra Türkler Boğazlarda tam hâkimiyet kurmuşlardır. Gerek askeri gerekse ekonomik gerekçelerle Boğazlar, tarihin tüm dönemlerinde bölgeye ve dünyaya hâkim olmak isteyen güçler arasında hep bir çatışma alanı olmuştur.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

8   “MAHŞERİN YERYÜZÜNDEKİ HALİ” , ÇANAKKALE SAVAŞI CEPHE GÜNLÜKLERİNDEN ÖRNEKLER

Sıddık YILDIZ

“Çanakkale Savaşı” sadece bir savaş olarak mana ifade etmez. Son “Haçlı Seferi” olarak da adlandırılacak savaş, “HİLÂL-HAÇ” savaşlarının en kanlılarından birisidir.  Türk milletinin gözünde “Çanakkale” bir yeniden doğuş hikâyesidir. Mehmet Akif’in “Çanakkale Şehitlerine” ithaf ettiği şiirinde ifade ettiği gibi karşımızda “Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti oyüz..Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.” dediği medenî Avrupa(!) bulunuyordu. Tarihler 1915’i gösterdiğinde İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmak ve Rusya’yı ayakta tutabilmek için Çanakkale’de bir cephe açmışlardır. Birinci Dünya Savaşı tarihine baktığımızda cepheler genelde iki devletin ya da üç devletin savaştığı alanlar olarak görülmektedir. Ancak Çanakkale’nin bu cephelerden ayrılan bir tarafı, buraya neredeyse Birinci Dünya Savaşı’na katılan tüm devletler müdahil olmuştur.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

12       MONTRÖ SÖZLEŞMESİ

Umut Eren ÖZKAN

Montrö Boğazlar Antlaşması, bilindiği üzere 1936 yılında İsviçre'nin Montrö şehrinde Türkiye, İngiltere, Rusya, Fransa, Yugoslavya, Yunanistan ve Japonya'nın iştirak etmesiyle oluşturulmuş, Lozan Antlaşması ilga edilerek yeni bir uluslararası antlaşma ortaya çıkmıştır. Toplamda 29 maddeden oluşan bu antlaşmanın içeriği Türk Boğazlarıdır.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

14       AB IRKÇILIĞA DİRENEBİLECEK Mİ?

İlker YILMAZ

Avrupa Birliği ülkelerinde günden güne yükselen ırkçılık ve göçmen karşıtlığı tehlikesine karşı, Avrupa Birliği Adalet Divanı örnek bir karara imza attı. AB Adalet Divanı, Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN) tarafından AB Komisyonu’na sunulan, bununla birlikte komisyonca, “yetki alanı dışında olduğu” gerekçesiyle verilen ret kararını iptal etti. AB Adalet Divanı’nın 3 Şubat tarihli kararı, AB sınırları içinde yaşayan azınlıklar kadar, mülteciler için de bir dönüm noktası olarak kabul edildi.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

16       BÖLÜNMÜŞ SOL  

Robert HARNEIS

Partisi tam bir kargaşa içinde olan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’nin görev süresi 2017 Mayıs’ında doluyor. Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçimleri her zaman öngörülemez olmuştur.  Fransız siyasetinin günümüzdeki bulanıklık seviyesini anlatmak için ise öngörülemez kelimesi yetersiz kalır.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

20       LİBYA’DA BAHAR: RUSYA DA GÜNEŞLENMEK İSTİYOR

İlknur Şebnem ÖZTEMEL

Her şey Muammer Kaddafi’nin 16 Ocak 2011 günü, yakın dostu Zeynel Abidin Bin Ali’nin düşmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirmesi ile başladı. Kaddafi’nin açıklaması, ülkenin ikinci büyük kenti Bingazi başta olmak üzere, pek çok ilde protesto gösterileri düzenlenmesine sebebiyet verdi. Libya’ya özgü kabile yapısı ve eğitimli genç nüfus, devrimin yayılmasında oldukça etkili oldu. 16 Şubat’ta Fethi Tarbel isimli insan hakları savunucusunun tutuklanması ile olaylar daha da büyüdü ve güvenlik güçleri ile protestocular arasında çatışmalar yaşandı.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

24       İRAN-ERMENİSTAN YAKINLAŞMASI

Gülsüm Gizem ÖZYOL

İranlılar ve Ermeniler arasındaki ilişkiler bundan 3000 yıl öncesine dayanmaktadır. Farslar tarafından Erivan’a adını veren Erebuni Kalesi’nin inşa edilmesi iki millet arasındaki ilişkilerin temelini atmıştır. Yıllar geçtikçe dostlukları pekişmiş, Dandanakan ve Malazgirt Savaşları’nda bazı Ermeni cemaatlerine Farslar tarafından destek verilmiştir. Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle beraber bağımsız olan Ermenistan Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk ülkelerden birisi de İran olmuştur.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

26       TRUMP VE GÜNEY ÇİN DENİZİ

Maximillian Christen MØRCH

Donald Trump’ın görev süresinin ilk haftalarından itibaren yaptığı çeşitli söylemler ve politikalar Dünyada yankı buldu.  Trump’ın Başkanlığı ABD'de büyük ve tartışmalı değişiklikler getirirken, diğer ülkelerde halen bu kararların sonuçları hesaplanmaya çalışılıyor. Trump ve kabinesi, “Tek Çin” politikasında olduğu gibi pek çok kez Amerika’nın uzun soluklu dış politika geleneklerini çiğnedi ve açıkçası kimse bu konuda ileriyi göremiyor.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

28       BARIŞI SEVİYORSAN NÜKLEER SİLAHLARI SEVMELİSİN

Baybars ÖĞÜN

Kenneth N. Waltz, teori konuşmalarında bu yazının başlığını oluşturan cümleyi kullanırken insanların büyük bölümünün bu düşünceyi kabullenmesinin zorluğunu kabul etmekteydi. Waltz, nükleer bir dünyada nükleer silahlara sahip olan devletler arasındaki savaşların ancak konvansiyonel düzeyde gerçekleşebileceğini belirtmektedir. Tarihte nükleer bir savaşın yaşanmadığını ve yaşanırsa ne gibi sonuçlar doğuracağının bilinemeyeceğini ortaya koymaktadır.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

32       ORTADOĞU SİYASETİNDE KADININ ROLÜ

Ayşenur KIRILMAZ

Arap ülkelerine günümüz itibariyle hangi perspektiften bakılırsa bakılsın yönetim ve istihbarat sistemleri çökmüş, halk ayaklanmaları önü alınamaz seviyelere ulaşmış, ekonomik ve siyasi yapıları işlerliğini yitirmiş görünmektedir. Arap baharı olarak adlandırılan yeni süreçte bölgenin makûs talihi yeni bir ivme kazanmış, kimi devletler bu kriz ortamını fırsata çevirmiş, kimileriyse gerek etnik ve kültürel yapılarının çeşitliliği gerekse iç ve dış aktörlerin çokluğu nedeniyle daha derin yaraların açılmasıyla kriz sürecini sürdürmektedir.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

37       KÜRESELLEŞME VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Kaan DERVİŞOĞLU

Küreselleşme, modern dünya sistemini, toplumunu tanımlamak ve açıklamak için kullanabileceğimiz en doğru kavramlardan biridir. Gerçekten, son yıllarda uluslararası ilişkiler konusunda yazılan birçok eserde, siyasetçilerin dış politika ile ilgili konuşmalarında, ulusal ve uluslararası kurumların düzenlediği konferans, panel ve oturumlarda, hatta gündelik hayatta, sık sık ‘küreselleşme’ kavramına atıfta bulunulduğu görülüyor.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz

40       HRİSTİYANLAR, YEŞİLLER VE LİBERALLER: BİR ENERJİ HİKÂYESİ

Mithat Kemal İMAN

Yeni yıla maalesef yine bir terör saldırısı ile kötü bir başlangıç yaptıktan sonra, Ocak ayı bizlere hem ülkemiz hem de dünya için yeni yılın geçen yıldan daha da zor geçebileceğine dair sinyaller verdi. Ülkemizde anayasa değişikliği ve meclis tartışmaları, dünyada ise Trump’ın koltuğuna oturmasına sayılı günler kala yaptığı çıkışlar ve sözleri gündemi oluşturdu.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz.

44       TÜRKİYE VARLIK FONU: EKONOMİDE DEVLETÇİLİĞİN YENİDEN CANLANMASI MI?

Cahit UYANIK

Bir kanunla kurulan ve bünyesine birçok kamu iktisadi teşebbüsünün kanun hükmünde kararnamelerle dâhil edildiği Türkiye Varlık Fonu’nu (TVF) nasıl yorumlamalıyız? Lafı dolaştırmadan söyleyelim, ülkemizin 200 yıla yaklaşan modernleşme geçmişini dikkate aldığımızda TVF’nin, ekonomide devletçiliğin yeniden ve farklı bir şekilde canlandırılmaya çalışıldığı bir döneme girişin işareti olduğunu ifade edebiliriz.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz.

47       The AMERICANS

Haber Merkezi

Philip Jennings ve Elizabeth Jennings. Washington’da yaşayan, turizmle uğraşan, iki çocuklu, evli bir çift. Komşuları Stan Beeman FBI’da çalışıyor. Stan Beeman ve Philip Jennings’in araları oldukça iyi. Fırsat buldukça iş ve aile gibi konulardan söz edip, beraber squash oynadıkları oluyor. FBI’da çalışan Stan Beeman’a göre onlar sıradan bir Amerikan ailesi. Buraya kadar her şey olağan görünüyor.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz.

48       MART 1969: PRAG BAHARI VE BUZ ÜSTÜNDEKİ İZLERİ

Onur BİLGİÇ

5 Ocak 1968’de Çekoslovakya’da Komünist Parti genel sekreterliğine seçilen Alexander Dubcek reform yanlısı bir liderdi. Hedefleri arasında özellikle basın ve konuşma özgürlüğüne getirilen kısıtlamaları ortadan kaldırarak ülkesini o dönemin Doğu Bloğu ülkelerinden farklılaştırmak vardı. Gazetelerde propaganda yerine gerçek haberlerin verilmesi, tek partili sistem içinde muhalefete izin verme, ekonomik alanda getirilecek esneklikler, Dubcek’in reform hedefleri arasında yer alırken, kendi ifadesiyle bu sisteme “İnsan yüzlü sosyalizm” adını vermişti.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz.

50       MİLANO

Petek ŞAH

Pek çok Moda şovunun merkezi, en ünlü markaların hem mağazalarını açmak hem de lansmanlarını yapmak için akıllarına gelen ilk şehir, üstüne üstlük bir de tam merkezindeki Katedraliyle Avrupa mimarisinin en güzel örneklerinden biri. Elbette ki İtalya’nın en güzel şehirlerinden biri olan Milano söz konusu olan. İtalya’nın en kuzeyinde bulunan Lombardiya bölgesinin de başkenti ve Roma’dan sonra en çok nüfusa sahip olan ili aynı zamanda.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz.

52       ALTIN ORAN

Mete ERSÖZ          

Son yıllarda sıklıkla duyduğumuz, güzellikle ilişkilendirilen pek çok konuda atıf yapılan bir kavram bu altın oran. En meşhur sanat eserlerinin, matematik teoremlerinin, mimari ihtişamlarıyla bilinen binaların derinlerinde hep altın oran gizlidir bir şekilde. Eski Mısırlıların ve Yunanlıların keşfettiği bu geometrik ve sayısal oran bağlantısını bu kadar mükemmel kılan şey nedir peki?

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz.

54       RESSAM AYLA AKSOYOĞLU İLE SÖYLEŞİ

Bahar Baştaş ÖZDEMİR

1968 yılında Ankara’da doğan sanatçı, eğitimini Ankara’da tamamlamıştır. 6-7 yaşlarında küçük heykeller ve resimler yapmaya başlayan Sayın Aksoyoğlu, üniversite yıllarına kadar resim yapmanın yanında spor ve müzikle de uğraşmıştır. 1990 yılında Gazi Üniversitesi Resim Bölümünden mezun olduktan sonra Fransa’da çeşitli müzelerde incelemeler yapmış, resim sergileme yöntemlerini araştırmıştır. Uzun yıllardır Trabzon’da yaşayan sanatçı atölye çalışmalarına Ankara’da devam etmektedir.

Yazının devamını Mart sayımızda okuyabilirsiniz.

63       DÜNYA HABERLERİ