Ana Sayfa > Mayıs 2017 64. Sayı


Mayıs 2017 64. Sayı



DİPLOMATİK GÖZLEM DERGİSİ MAYIS 2017 (64) SAYISI

 

Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Robert Harneis

İlk turun sonucuna göre Milli Cephe’nin lideri Marine Le Pen ve ‘’İleri’’ hareketinin lideri Emmanuel Macron, seçimin iki finalisti. Seçimlerin ana tartışması AB’de kalmak ya da AB’den çıkmak ile Fransız politik sınıfının Le Pen’e karşı giriştiği mücadele idi. Kampanya süreci Emmanuel Macron’un inanılmaz yükselişine tanıklık etti. Zira kenidisi üç sene evvelden bu seçimin favorisi olacağı tahmin edilen isimle sıklıkla karşı karşıya geliyordu. 

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Avrupa- Müslüman Kimlik Değişimi

Yusuf Fırıncı

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki milyonlarca insan işlerinden, bölgesel ayrılıktan, kuralsız inşaat projelerinden, ticari ve ekonomik rekabetten, dolaylı savaştan, etnik arındırmadan ve küresel olarak desteklenen radikallik ve terörist çetelerden ıstırap çekiyorlar.

Uygarlık henüz güçlü liderlerin üstü örtülü çıkar stratejilerine karşı çıkacak bilgeliğe ulaşmamıştır ve hayattaki ıstırapları tam olarak önleyemez halde.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Realist Devletin Hayaleti

Baybars Öğün

XXI. yüzyıla girilirken devletin pratikteki ve zihinlerdeki yerleşik hâkimiyetini kaybedeceğini iddia edenler bulunmaktaydı. Buna göre, realist düşüncenin devlet merkezli yaklaşımı hem teoride hem uygulamada gücünden çok şey yitirmişti. Küreselleşen dünyanın, sınırlara tahammül edemediği ileri sürülüyordu. Devletlerin savaşçı güdüleri karşısında iş birliği ve barışı temsil eden devlet dışı aktörlerin egemen olacağı bir çağ müjdeleniyordu.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Mccain-Recavi Görüşmesi.

Senatör McCain Halkın Mücahitleri Örgütü Üyelerini Tiran’da Ziyaret Etti.

Mesud Dalvand

14 Nisan 2017 Cuma günü, Amerikan Senatosunun Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı Senatör McCain, Tiran’da Meryem Recavi ile görüştü.  İkili İran’daki son gelişmeler, İran’ın bölgedeki siyasi olaylara yönelik yasa dışı müdahalesi ve bunların muhtemel sonuçlarına ilişkin fikir alışverişinde bulundu.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Çin’in Afrika Yolculuğu

İlknur Şebnem Öztemel

Zunxian’ın da söylediği gibi, İspanyol boğası, İngiliz aslanı, Fransız horozu, Alman ve Amerikan kartalları… Her biri daha önce bu kıtayı ziyaret etti. Pek çok şey aldı ve geride faydalı sayılabilecek çok az şey bıraktı. Görünen o ki şimdi sırada Çin ejderi var. Ancak Çin oyuna geç katıldı. Kimin ne yaptığının anında tüm dünyaya servis edildiği, bölge insanının kısmen de olsa sömürgecilik ve dekolonizasyon konusunda bilinçlendiği, kıtanın zaten fazlasıyla kalabalık olduğu bir dönemde geldi Çin Afrika’ya.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Çin ve Pakistan Arasındaki İkili Projeler Hindistan’ı ‘’Tek Çin’’ Politikasını Kabul Etmeye Zorlayabilir

Maximillian Christen Morch

Her ne kadar Hindistan ile Pakistan arasındaki anlaşmazlıklar arasında pek çok şey yazılıp çizilmişse de günümüzde Güney Asya’da tansiyonu yükselten tek mesele bu değil.  Çin’in yükselişi, ülkenin bu coğrafyada önemli bir politik ve ekonomik hegemon olmasına yol açıyor. Bu durum Hindistan’ın ilk kez bölge egemenliği için rekabet etmesini gerektiriyor.  Peki Hindistan ve Çin arasındaki olası güç yarışı bölgede daha ciddi anlaşmazlıkları ve istikrarsızlığı tetikleyebilir mi?

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Hindistan’da Sivil Toplum Üzerinde Modi Baskısı

Dilek YİĞİT

Demokrasiyi modern devlete uygulanabilir hale getiren temsili demokrasinin katılımcı demokrasi uygulamaları ile güçlendirilmesi gerektiği yönündeki görüşler son yıllarda siyaset bilimi çalışmalarına damgasını vurmaktadır. Bu görüşlerde, temsili demokrasinin anlam ve önemi dışlanmamakla birlikte, seçimlere, siyasi partilere, oy sayım yöntemlerine getirilen eleştiriler bağlamında demokrasilerin güçlendirilmesi için katılımcı demokrasi uygulamalarına yer verilmesi gerektiğine işaret edilmektedir.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

1922-1923 Yıllarındaki “Cumhuriyet-Meşrutiyet” Tartışmaları

Laçin Akyıl

4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanan Sivas Kongresi’nde ülkedeki tüm gruplar Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında toplanarak birleştirilmiştir. Birinci Meclis içerisinde zamanla Tesanüt (Dayanışma) Grubu, İstiklal (Bağımsızlık) Grubu, Islahat Grubu, Halk Zümresi (bunlar sol eğilimli sayılmaktaydı), Kuvayı Milliyecilerin oluşturduğu Müdafaa-i Hukuk Grupları oluşturulmuştur. Gruplar arasındaki çekişmeler çok seslilik anlamında yarar yerine zarar getirmeye başlayınca Mustafa Kemal’in isteği ile İstiklal Grubu kurulmuştur.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Türkiye Ekonomisinde Yeni Yapısal Reformlar ve AB İle İlişkilerin Isınması Beklentisi 2018 Yılına Kalıyor

Cahit UYANIK

Türkiye, 16 Nisan 2017 anayasa referandumundan “evet” sonucunun çıkmasıyla beraber oldukça manidar ve kritik bir sürece girdi. Üretim cephesini oluşturan iş dünyası temsilcileri, daha referandum sonuçları açıklanır açıklanmaz, ekonomide uzun zamandır dört gözle beklenen yapısal reformların gerçekleştirilmesi taleplerini yüksek sesle dillendirdiler. “2014 ilkbaharından bu yana 4 seçim (Yerel seçim, cumhurbaşkanlığı seçimi, iki kez milletvekili seçimi) ile bir referandum yapıldı. Darbe girişimi yaşandı. Halen Olağanüstü Hal altındayız.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Batı’nın Çöküşü! Doğu’nun Yükselişi! mi?

Mahmut Şahin

Doğu! Batı! Coğrafi anlamda yön belirten iki kelime. Bulunduğumuz yeri tarif etmede, gideceğimiz yeri kestirmede bize yardım eden iki kelime, iki kavram. Peki, Doğu ve Batı sadece bundan mı ibaret? Elbette hayır, yönleri tanımlayan iki kelime olmanın ötesinde çok derin anlamları içeren kavramsal kelimelerdir Doğu ve Batı. İki kelime de birer medeniyeti, ideolojiyi ve kültürü ifade eder aslında. Yön anlamından daha fazla şekilde ifade ettikleri kültürleri çağrıştırırlar.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Tarihin Penceresinden

Sıddık Yıldız

1 Mayıs İşçi Bayramı

1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya genelinde kutlanan, dayanışma, birlik ve işçilere yapılan haksızlıklarla mücadele günüdür. Dünyadaki birçok ülkede, resmî tatil olarak uygulanmaktadır. Türkiye’de ilk kez 1923’te resmî olarak kutlanmıştır. 2008 Nisan’ında, “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanması kabul edilmiştir. 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM’de kabul edilen yasa ile 1 Mayıs resmi tatil ilan edilmiştir.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Söyleşi: Özlem Topses

Gökhan ŞEKEROĞLU

Sayın Özlem Topses, meslek yaşamınıza diplomat olarak başladınız. Diplomat olmayı nasıl seçtiniz?

Diplomatlık mesleği hep erişilmez bir meslek olarak görünürdü gözüme. O yüzden mesleğe adım attığım güne kadar diplomat olabileceğimi hiç düşünmedim diyebilirim. Üniversite çağına gelinceye kadar çocuk eğitimi, müzik ve İngilizce ilgi duyduğum ve başarılı olacağımdan emin olduğum 3 yegâne konu olduğundan, hayatta her ne yapacaksam bu alanlarla ilgili olsun istiyordum.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Ankara'da Yeni Bir Meclisin Açılışı ve Yeni Bir Devletin Doğuşu

(23 Nisan 1920)

Yeşim Demir

Ülkenin bağımsızlığının hatta varlığının tehlikeye girdiği I. Dünya Savaşı'nı kaybedenler arasında yer alan ve dünyada emperyalizme karşı savaş açmış ilk millet olan Türk milleti, ümitsiz koşullara rağmen milli mücadeleyi açmak zorunda kalmıştı. Dört yıl süren savaşın ardından millet tamamen bitkin düşmüş, bütün kaynaklar tükenmiş, milyonlara varan şehit verilmiş, evlerine dönebilenlerin çoğu da hasta, sakat, yaralı ve ümitsizdi.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Savaşın Değişen Karakteri Ve Asimetrik Savaş

Kaan Dervişoğlu

Savaş kavramı hem tanımlanışı bakımından hem de nedenlerinin ortaya konulması bakımından ilginç bir kavramdır. Bazen savaşın nedeni yalnızca bir savaştaki olay, durum veya bir şahıs olabilirken, bazen de tüm savaşlara neden olacak genel savaş nedenleri bulunabilir. Bu nedenle savaşın tek bir nedeni olduğunu öne süren ve bunu bulmaya çalışan teorilerin bu alanda çalışan birçok araştırmacı tarafından eleştirildiğini söylemek mümkündür.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Rusya – Ermenistan Bağları

Gülsüm Gizem Özyol

Ermeninler ile Ruslar arasındaki tarihi bağlar oldukça eskiye dayanır. Özellikle 19. Yüzyıldan itibaren Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı gayrimüslim grupları desteklemiş, onlara kendi stratejileri içinde önemli yerler vermiştir. Bu çerçevede Ermeniler Osmanlı ile Rusya arasında bir tür bariyer olarak düşünülmüş ve nüfus hareketleri de yönlendirilerek Ermeniler, imparatorluğun doğusunda bir araya getirilmeye çalışılmıştır.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz.

 

Lahey’de Bir Zafer

Umut Eren ÖZKAN

Yeni Türkiye’nin düzen oturtmaya çalıştığı yıllar… Tarihler 2 ağustos 1926  akşamını gösterir. Türk Bayraklı, Bozkurt adlı kömür gemisi, Ege Denizi Midilli açıklarında, Fransız yolcu gemisi Lotus ile çarpışmıştır. Çarpışma sonucu Bozkurt Gemisi ikiye ayrılmış, gemi mürettebatındaki sekiz kişi kaybolmuştur. Lotus gemisi mürettebatı, Bozkurt gemisi mürettebatından bazılarını kurtarıp İstanbul’a gelmiştir.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Kadın

Nihavent

Bir yıldız kadar parlak, nadide ve eşsiz bir ruh...

Gözleri ile bakarken kalbi ile görebilen, ruhu ile hissedebilen, canını vermekten bile çekinmeyecek kadar yürekli bir kadın...

Ne var ki hayat her gün yeni yollar, sürprizler ve sınavlarla yıpratır kadını.

Ayakta ve dimdik kalmak için caba sarf ederken hep kendinden verir kadın.

İyi bir anne olmak sahip olduğu en yüce vasfı olmalıdır diye düşünür ve buna uygun yaşar hayatı. 

Tek kişilik değildir hiçbir zaman çabası hep çok kişi içindir düşünmesi, istemesi ve hatta nefes alması!..

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Karbon Ayak İzi

Mete Ersöz

Hepimiz her gün çeşitli faaliyetlerde bulunuyoruz, sıra dışı ya da yeni şeyler olmak zorunda da değil. Her gün yürüyoruz, araba kullanıyoruz, plastik kaplarda yemek saklıyoruz, et yiyoruz ve daha bunun gibi pek çok şey. Her hareketimiz içinde bulunduğumuz dünyaya öyle ya da böyle bir etkide bulunuyor. Bu etki olumlu da olabilir, olumsuz da. Sonuçta içinde yaşadığımız dünyayı domine eden canlılar insanlar ve bireysel bazda da çevremizle etkileşim içine bulunmamız kaçınılmaz.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Plasebo Etkisi Ve Kardeşi Nosebo

Neşe Sümer

Hepimizin baş ağrısıyla ya da karın ağrısıyla, en basitinden spor sonrası kas ağrısıyla geçen günlerimiz olmuştur. Böyle günlerde tam olarak ne olduğunu bilmediğimiz, daha önce adını duymadığımız bir ilaç tavsiye eder birileri ve bu ilacı içtiğimizde bir mucize gibi tüm ağrıların dindiğini hissederiz. Doktor tavsiyesi olmaksızın ilaç kullanmanın sağlığımız üzerinde ne denli olumsuz etkileri olduğu hepimizin malumu, ama bunun yanında gerçekten işe yaradığını düşündüğümüz ilaçların da aslında işe yaradığı söylenemez. İşte bu noktada plasebo etkisi devreye girerek acımızı dindirmektedir.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

SÖYLEŞİ: Sylvain Cherokee NGUE

Onur BİLGİÇ

Ragbi, dünyanın birçok köşesinde çok popüler bir spor ve birçok ülkede ulusal ligleri mevcut. Uluslararası seviyede ise Ragbi Dünya Kupası 1987'den beri var. Avrupa'da ise her yıl 'Six Nations Cup' (Altı Devlet Kupası) organize ediliyor. Ama bütün bunlara karşın, Türkiye'de çok yeni bir spor. Sylvain Cherokee Ngue uluslararası alanda boy göstermiş bir ragbi oyuncusuydu ve kariyeri bittikten sonra hayatına teknik direktörlük yaparak devam etti.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

“Sadece” Kalben

Haber Merkezi

Kalben… Söylediği her sözle, çaldığı her notayla içimizi ısıtan, onu dinlerken müziğin şifalı ellerini üzerimizde hissettiğimiz, hiç tanımadığımız halde sanki iç sesimizmiş gibi bize seslenen, gerçek bir sanatçı. Ama o her şeyden önce hayattan zevk almak için yaşayan, özgür ruhlu, idealist ama bir o kadar da kalender bir insan. İlk kez bir televizyon reklamında duyduğum o içten sesi araştırdığımda karşılaştım kendisiyle. Çok bilindik bir şarkıyı, eşi pek görülmemiş, buğulu ama özel olmak için çaba sarf edilmemiş, samimi bir sesle söylüyordu.

Yazının devamını Mayıs sayımızda okuyabilirsiniz

 

Dünya Haberleri