ABD YÖNETİMİNİN JOSEPH KONY YAKLAŞIMI

24/03/2017


Mustafa AY – DG - Amerika’da Trump yönetiminin iktidara gelmesi ile Amerikan dış politikası gerek kıtasal, gerekse Global kuruluşlarda (NATO gibi) çok farklı bir rota çiziyor. Bu sebeple, yeni yönetim şimdiden Obama yönetimini aratır bir vaziyette gibi görünüyor. Bu dış politikalardan bir tanesi, Amerika’nın ‘Afrika Kuvvetleri Komutanlığı’nın’ 2008’den beri takibine aldığı Joseph Kony. Joseph Kony, Unicef’in raporlarına göre, dünyanın en çok çocuk istismarına öncülük eden bir terörist organizasyonunun lideri pozisyonunda.Kony’nin kurucusu olduğu Tanrı’nın Direnişi Ordusu (LRA),  1987 yılında Uganda yönetimine karşı başlattığı saldırılardan bu yana, 60 bini aşkın çocuk kaçırma eyleminin altına imza attı. Kony bununla birlikte, bölgede 2.5 milyon çapındaki göç dalgasını tetiklemişti.

Kony, kaçırdığı çocukları seks işçiliğinde vb. alanlarda kullanarak örgütün parasal desteğini sağladı. Hatta Kony, uzun yıllardır kaçırdığı çocuklar yoluyla LRA’nın asker ihtiyacını istikrarlı bir konuma getirerek faaliyet alanını Uganda’dan Kongo’ya ve Sudan’a kadar genişletmişti.Bu durumun  (çocuk asker) en yakın örneği Dominic Ongwen. Ongwen, 2015 yılında teslim olmasının ardından götürüldüğü Lahey’de, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yargılanıyor. Ongwen ocak ayındaki duruşmasında kendi savunmasını yaparken “ben LRA’nın suç makinesi değilim, ama kurbanıyım!” diyerekkendisinin LRA tarafından istismar edildiğini ifade etmişti.

ABD, Afrika Birliği Görev Gücü’ne (AUTF) lojistik, askeri danışma ve istihbarat desteği sağlayarak bu operasyona çok büyük destek sağlama kararı aldı. 9 yıllık operasyon süresince, ABD Savunma Bakanlığı’nın bu operasyona ayırdığı bütçe, neredeyse 800 milyon Doları buldu.

Trump yönetiminin, Uganda yönetiminin 2016 yılında “LRA’nın önemini kaybetmesinin ardından, artık Uganda çıkarlarına tehdit oluşturmuyor.” gerekçesi ile AUTF’de görevli 2500 askeri personelini çekeceğini duyurması, hâlihazırda 150 Amerikan Özel Kuvvetleri’nin yer aldığı bu operasyonun gerekliliği konusunda soru işaretlerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Trump’ın güvenlik danışmanlarının/uzmanlarının, Afrika Merkez Komutanı Gen. Thomas D. Worldhouse’ın açıklaması sonrası, “Afrika ülkelerinin bu husustaki tutumu ABD’nin operasyona sağladığı desteği yersiz kılıyor. Kaldı ki, LRA Amerikan çıkarlarına tehdit bile teşkil etmiyor. Neden onları güdümümüze alalım?” sözleri ile Trump Yönetimi’nin operasyona karşı tutumunun nasıl olduğunu gösteriyor. Ama Beyaz Saray’ın bu açıklaması, Kongre’deki bazı üyeleri rahatsız etmiş görünüyor. Cumhuriyetçi Senatör JimInhofe, “Amerika bu operasyondan çekilmemeli. Sahada görev yapan kuvvetlerinde küçülmeye gitmeli ama istihbarat konusunda desteğini sağlamaya devam etmeli.” ifadesinde bulunarak Trump’ın Afrika konusundaki bu tutumuna hem destek vermiş, hem de karşı olduğunu göstermişti.

ABD yönetiminin şu günlerdeki kararları, Amerika’nın kuruluşundan beri benimsediği değerler karşısında çok yankı buluyor. Hâlbuki Kony’nin Afrika’da neden olduğu göç dalgası ve göç sonrası artan açlık, bazı Amerikalı gönüllü kuruluşların (Invisible-Children, vb) ilgisini çekmiş ve Afrikalı çocukların sesi olduğunu göstermişti. Bu tür Amerika merkezli STK’ların aynı zamanda Amerika’nın vicdanı olduğunu tüm Dünya’ya aktarmaya çalışması ise çok ayrı bir konu. Obama, Amerika’nın insan haklarına karşı duyduğu hassasiyeti göstermekte başarılı bir portre çizdi Ama yeni yönetimin bu minvaldeki tutumu, Amerika’nın temel ilkelerinde artık çatlakların oluşmaya başladığını gösterir nitelikte.

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers