ALMANLAR İSTEDİ MACARLAR KAPATTI

13/10/2016


Tüm dünyanın son 20 yılda yaşadığı en önemli sorunların merkezine, mülteci krizleri yerleşti. Ekonomik dengenin bozulması, asayiş sorunları ve nüfus yapısının engellenemez değişimi.

Suriye iç savaşı ile birlikte batıya yönelik “mülteci tehdidinden” en fazla etkilenen ülke Türkiye. Resmi rakamlarla 3.5 milyonun üstünde mülteciye ev sahipliği yapmak zorunda kalan Türkiye’nin, 2011’den bu yana kriz nedeniyle harcamak zorunda kaldığı meblağ 11 milyar ABD Doları’nı çoktan aştı.

Şimdilerde Türkiye ve AB arasında geri kabul anlaşmasının uygulama şartlarına ilişkin tartışmalar hararetli biçimde devam ediyor. Göç tehdidinden minimum düzeyde etkilenmiş olmasına karşın en büyük reaksiyonu gösteren ülke ise Almanya. AB ekonomisinin lokomotifi konumundaki Almanya, Yunanistan, İspanya, İtalya ve Bulgaristan gibi ülkelerin neden olduğu genel ekonomik sallantıya, göç nedeniyle yeni bir halkanın eklenmesini istemiyor. Ucuz iş gücü kaynağı gibi görünmesine rağmen, aşırı sağ eğilimin tırmanışta olduğu Almanya için kabul edilecek her göçmen, iç güvenlikte yeni bir tehdit kaynağı anlamını da taşıyor.

Hal böyle olunca tehdidi sınırlardan olabildiğince uzakta tutmak da öncelikli tercih nedeni. Türkiye’ye uzun yıllardan bu yana uyuşturucu ile mücadele konusunda katkı sağlayan ABD gibi, Almanya’da mülteci krizi konusunun Türkiye üstünde çözülmesinden yana hareket ediyor. Zira AB sınırları içine adım atacak tek bir mültecinin, Alman ekonomisine getireceği ilave yük, Almanlar tarafından Suriye iç savaşından çok daha önce hesaplanan rakamlar arasında yer alıyor.

Ancak her şeye rağmen, Türkiye’yi aşarak AB sınırlarına dahil olan mülteci sayısı da hiç az değil! İşte bu nedenle olası mülteci akınını durdurmakta, Yunanistan ve Bulgaristan’dan sonra kullanılan ilk tampon ülke Macaristan.

Macaristan Hükümeti bu yılın Mart ayında uygulamaya koyduğu acil durum süresini, Merkel’in baskıları sonrasında uzatma kararı aldı. Macaristan Başbakanlık sözcülerinden Georgiy Bakondi’nin açıklamalarına göre; Macaristan gün geçtikçe hız kazanan göç akımından oldukça endişeli. Son bir ay içinde Macaristan’a geçen ve kaydedilen mülteci sayısı sadece 300 civarında. Bununla birlikte sınırda uygun bir fırsat için bekleyen mülteci sayısı ise 3000 olarak telaffuz ediliyor.

AB ve başta Almanya için ürkütücü görünen aslında bu rakam değil! Türkiye ile olası uzlaşmazlığın başlatabileceği bir göç dalgasının, sınırda biriken mülteci sayısını artırma olasılığı. Bu durumda dahi Almanya’ya geçiş yapabilecek göçmen sayısının birkaç bini aşmayacağı ancak bu sayının bile Almanya için sorun olarak algılanabileceği söyleniyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında AB için yakın ve ideal çözümler arasında, Yunanistan’ın ana karasına yakın bazı adalarında oluşturulacak mülteci kampları görülüyor. Gerek AB üyesi ülke vatandaşlarının hissettikleri psikolojik rahatsızlığın azaltılması ve gerekse Yunanistan’a “mülteci besleme parası” adı altında kaynak aktarımının kolaylaştırılması için ideal çözümlerden birisinin de bu olduğu değerlendiriliyor.

Haber Merkezi

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers