ALTIN HİLAL YANIYOR!

16/10/2016


Dünya, bir ucundan diğerine ateş çemberinde. Çatışmalar her geçen gün yeni bir ülkeye sıçrıyor. Ölümü ve şiddeti kanıksamış olanlar için tüm bu olanlar sıkıntı yaratmazken, özellikle gelişmiş ekonomilere sahip ülkelerdeki eylemler, toplum üzerinde korkunun çarpanını kat kat artırıyor.

Orlando saldırısı, başta Barack Obama olmak üzere ABD yönetimince de şiddetle kınandı. IŞİD’e mâl edilen eylemle birlikte, Orta Doğu’ya özgü örgüt temelli saldırının, okyanus ötesinde de meydana gelebileceği görüldü. Dünya liderliğine oynayan, teknoloji ve güvenliğin üst safhada olduğunun düşünüldüğü ABD, Afganistan kökenli bir Amerikalının saldırısıyla şoka uğradı. FBI tarafından 2013’ten bu yana iki kez gözaltına alınan ancak delil yetersizliğinden (!) serbest bırakılan Omar Mateen, ABD’de IŞİD eylemlerinin şimdiye kadar ki en kanlı şüphelisi oldu.

Dünya ABD’deki olayı tartışa dursun, Omar’ın anavatanında kan hiç durmuyor. Ancak dünya için Afganistan’da hayatını kaybeden ellilerin fazla önemi yok!

Sebebi çok anlaşılamamakla birlikte, son günlerde Pakistan-İran-Afganistan hattında çatışmalar tırmanışa geçti. İngiliz sömürüsü ve Rus işgalinin ardından bir türlü istikrar bulamayan bölgede, 100 yılı aşkın süredir iç çatışmalar ve bölgesel savaşlar eksik olmuyor. Çatışma halkasının sonuncusu Pakistan ve Afganistan arasında eklendi. 12 Haziran gecesi Afganistan ve Pakistan sınır polisi arasında başlayan çatışmalar, 3 günden bu yana aralıklarla da olsa devam ediyor. Afganistan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Sadık Sıddıki’ye göre, Torkham Sınır Kapısı karşısında Pakistan tarafından inşaat çalışması başlatılması sonrasında çatışma çıktı. Üç günden bu yana devam eden çatışmalarda iki taraftan 50’nin üstünde asker hayatını kaybetti. Bu arada Afganistan, Pakistan tarafından başlanılan inşaat alanını da tamamıyla tahrip etti. Yaşanan olaylar neticesinde iki taraf da birbirini suçlarken, Pakistan; terörist faaliyetleri engellemek maksadıyla sınır kapısı kurulmasına çalışıldığını ve Afganistan tarafından meşru bir gerekçe yokken ateş açıldığını öne sürdü.

İkibindörtyüz kilometrelik Afganistan-Pakistan sınırındaki gerginliğin altında yatan ve çok göze batmayan sebeplerden birisi ise Durand Anlaşması. 1893’te, dönemin Hindistan’daki İngiliz Dışişleri Bakanı olan Mortimer Durand ve yine dönemin Afganistan Kralı kabul edilen Emir Abdurahman Han tarafından imzalanan anlaşma, bugünkü Pakistan-Afganistan sınırının da yaratıcısı. Durand Hattı olarak da anılan sınır, Pakistan tarafından kabul edilirken, Afganistan anlaşmaya bağlı sınır düzenlemesini reddediyor. Kısacası sadece, Orta Doğu ya da Afrika’da değil, Asya içlerine doğru ilerlendiğinde de “İngiliz Çözümsüzlüğü” dikkat çekiyor.

Aslında bugün, sadece bir ütopya olarak görülse de, ABD-Kanada sınırının, Suriye-Irak sınırından bir farkı yok! İngiliz-Fransız sömürge çekişmesinin yarattığı çizgilerin temel anlamda tartışılmaması ise, endüstrileşmiş iki batılı ülkenin, çatışmak yerine işbirliği halinde çalışmayı seçmelerinden kaynaklanıyor. Kültürel farklılıklara, siyasi yaklaşım değişikliklerine rağmen, birbirlerine sadece bir yumruk mesafesinde olan ABD ve Kanada’nın, sosyal ve kültürel alanda birlikte hareket etmeleri, yerkürenin bu bölümünü her şeye rağmen dünyanın en güvenli ve arzulanan noktası haline dönüştürüyor. Öyle ki, terör suçu işlemekle suçlanan Omar’ın babası kendisini bir Amerikalı olarak tanımlarken ve işlenen cinayetler nedeniyle oğlunu adeta lanetlerken, kendisini ve ailesini ve onlar gibi nicelerini Batı’ya taşıyan nedenleri unutuyor.

Orlando saldırısı sadece Altın Hilal’den dökülen birkaç kor parçası gibi. Yani ateşin merkezi modern dünyadan onbinlerce kilometre uzakta görünüyor. Yine de katil Omar örneğinden de anlaşılabileceği gibi, kimi zaman rüzgâr, kimi zaman bir akıntı bazense bir insan eli o ateşi bambaşka bir noktaya taşıyabilir. İşte o vakit Altın Hilal’in alevleri, tüm dünyada hissedilir.

İlker Yılmaz

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers