ATATÜRK HAVALİMANI SALDIRISI NASIL OKUNMALI?

16/10/2016


Türkiye’nin dünya başkenti İstanbul, 28 Haziran gecesi korkunç terör saldırısı ile sarsıldı. Atatürk Havalimanı’nı hedef alan saldırıda 40 tan fazla ölü 200'den fazla yaralı var. Saldırıyı henüz üstlenen olmadı ama saldırı gecesi Başbakan Binali Yıldırım’ın yaptığı açıklamaya göre saldırının arkasında IŞİD terör örgütünün parmağı var.

Olayın yankıları hem yurtiçinde hem de yurtdışında sürerken, tartışmalar IŞİD ekseninde gerçekleşiyor. Türkiye’de yaygın görüş; IŞİD, Türkiye’nin, son 1 hafta içerisinde İsrail ve Rusya ile attığı normalleşme adımlarına tepki olarak bu saldırıyı gerçekleştirdi. Bu görüş hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Başbakan Binali Yıldırım tarafından da onay görüyor.

Ankara'nın saldırıya diğer bir yorumu ise Haziran ayının başında IŞİD'e karşı başlayan Menbiç operasyonu. Menbiç operasyonuna katılan koalisyon ülkelerine, Türkiye, Suriye sınırından 40 km'lik mesafeden Fırtına obüsleri ile etkili bir destek veriyor. Bölgeden gelen bilgiler IŞİD militanlarının Menbiç'te ağır darbe yediği yönünde.

Menbiç operasyonunun amacı IŞİD'in Türkiye üzerinden yabancı savaşçı kazanımına engel olmak ve stratejik değeri olan kenti örgütün elinden almak.

Uluslararası basında yazılanlara göre; IŞİD, Türkiye'de batıya yakın bir yönetim istemiyor ve Atatürk Havalimanı kozmopolit bir sembol taşıyor. Saldırı, Türkiye’nin modern devlet anlayışına gerçekleştirildi.

Son Atatürk Havalimanı saldırısı IŞİD'in İstanbul’da gerçekleştirdiği üçüncü terörist saldırısı ve en kanlı olanı.

Uzmanlar, IŞİD’in İstanbul Saldırılarındaki Motivasyonunun, Türkiye’nin Güncel Diplomasisinin Olduğu Görüşünü İkna Edici Bulmuyor
Diplomatic Observer’a konuşan Amerikalı Pulitzer ödüllü gazeteci ve Ortadoğu uzmanı, Roy Gutman’a göre, Türkiye’nin İsrail ve Rusya ile devam ettirdiği normalleşme adımlarının, İstanbul’daki terör saldırılarıyla ilgisi yok. Saldırıyı trajik olarak yorumlayan Gutman IŞİD tarafından gerçekleştirilen saldırının mesajı şöyle yorumluyor; “IŞİD’in saldırdığı ülkelerdeki hedefleri insanların hayatı ve altyapılarını yok etmek. İstanbul’da yaşanan terör saldırısı ile Belçika’da yaşananın bir farkı yok.” Gutman’a Türkiye’deki Atatürk Havalimanına gerçekleştirilen saldırının, Türkiye’nin İsrail ve Rusya ile ilişkilerinde attığı normalleşme adımlarına tepki olarak yorumlandığını söylediğimizde kendisinin aynı fikri paylaşmadığını belirtiyor ve şöyle diyor; “ Saldırı, Türkiye’nin normalleşme adımları ile aynı zamana denk geldi ama saldırının arkasındaki motivasyon bundan daha farklı. Türkiye’nin mevcut diplomasisi ile ilgili değil”. Gutman’a IŞİD’in Menbiç operasyonunda güç kaybettiğini hatırlattığımızda bunun olası bir motivasyon olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor; “Türkiye IŞİD için hedef ülke. Türkiye IŞİD’in hedef aldığı Batı ülkelerinden birisi. IŞİD, Batı’da ilerlemeye devam ediyor. Bu saldırının altında başka motivasyonlar bulunuyor ama bu motivasyonları henüz bilmiyoruz. IŞİD, motivasyonları hakkında da bizlere bir şey demiyor”.

Kadir Has Üniversitesi Uluslararası ilişkiler Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet K. Han içinde Türkiye’nin diplomatik alanda attığı adımları tam anlamıyla normalleşme olarak nitelemek için çok erken. Saldırıyı “komplike bir saldırı” olarak tanımlayan Han, bu saldırının Türkiye’nin İsrail ve Rusya ile attığı adımlarla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığı görüşünde. Han, düşüncelerine şu şekilde devam ediyor: “Bu fikrimde haklı değilsem durum oldukça vahim demektir. Zira eğer IŞİD’in Türkiye’de eylem kararı almasıyla, eylemi yapması arasındaki süreyi günlere indirdiyse, bu örgütün Türkiye’nin sosyolojisine derinden nüfuz eden, kapsamlı ve son derece güçlü bir eylem ağına sahip olduğu, imkan ve kabiliyetlerinin zirvede olduğu anlamına gelir. Nihayetinde, sınır dışında yuvalanmış bir örgüt, Türkiye ölçeğinde, egemen bir devletin güvenlik güçlerine, neredeyse sıfır istihbarat ve reaksiyon süresi vererek eylem yapabiliyorsa bu durum kabul edilebilir değil. Ancak, ben bunun böyle olduğuna kani değilim. Bu saldırı uzun zamandır planlanıyor olmalı.” Ahmet K. Han, IŞİD’in artık Türkiye’nin ulusal birliğini, refah ve geleceğini hedef aldığı bir aşamaya geçtiğini belirtiyor. Doç. Dr Han’a Atatürk Havalimanı’nın Dünya’nın en güvenli havalimanı olmasına rağmen nasıl böyle bir saldırının gerçekleştirildiğini sorduğumuzda, bize şu cevabı veriyor; “Bu tür kompleks yapılı terör örgütlerinin hedefi olduğunuzda, ülkenin bütününden bağımsız, steril güvenlik adacıklarına sahip olmak ancak bir mittir. AHL güvenlidir doğru ama son tahlilde ülkenin kalanındaki güvenlik ortamından bağımsız değildir.” Han’a göre, “eğer güvenlik zaafı aranacaksa 2011’e, yani Suriye iç savaşının başladığı tarihe ve o günden bu yana neyin yanlış yapıldığına odaklanmak gerekiyor, yoksa işler bu noktaya geldikten sonra bu eylemlerin bir kısmının önlenememesi kader olur. Bunların olmasına şaşırmamak gerekir”. Doç. Dr. Han, “IŞİD’ı öncelikli bir tehdit görerek, güvenlik ve istihbarat yaklaşımına derhal geçmek gerektiğini”, aksi takdirde bu tür eylemlerin artmasının beklenmesi gerektiğini, söylüyor.

Ali Faruk İMRE

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers