BATI TRAKYA TÜRKLERİ 29 OCAK’LARI ANDI

30/01/2019


Özcan Ali Osman -DG- (GÜMÜLCİNE)-  Yunanistan’da yaşayan Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın hak arama mücadelesinde en önemli dönüm noktası olan 29 Ocak’lar, 29 Ocak 2019 akşamı Gümülcine’de anıldı.

Yunanistan Batı Trakya’da isimlerinde ‘Türk’ kelimesi bulunan dernekler hakkında verilen kapatılma kararı ve Türk azınlığa yapılan baskı ve ayırımları protesto etmek amacıyla Türk azınlığın 1988 yılında gerçekleştirdiği direnişin ve iki yıl ardından Batı Trakya’da Türklerin mal varlıklarını hedef alan saldırılarla ilgili Gümülcine’de anma etkinliği düzenlendi.

Bu yıl 31. düzenlenen anma etkinliğine konuşmacı olarak, araştırmacı-yazar İbrahim Baltalı, emekli öğretmen Asım Çavuşoğlu ve sabık İskeçe Milletvekili Ahmet Faikoğlu katıldılar.

Etkinliğe; Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, olmak üzere, Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosluğu’ndan Muavin Konsolos İbrahim Sakli, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, İskeçe Seçilmiş Müftü Yardımcısı Ahmet Hraloğlu, DEB Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Mustafçova Belediye Başkanı Cemil Kabza, Kozlukebir Belediye Başkanı Rıdvan Ahmet, Yassıköy Belediye Başkanı İsmet Kadı, Gümülcine Belediye Başkan Yardımcısı Cihan İmamoğlu, Gümülcine Belediye Meclis Üyesi Sibel Mustafaoğlu, Doğu Makedonya - Trakya Eyalet Başkan Yardımcısı Tarkan Multaza, eyalet meclis üyeleri Ahmet İbram, Mustafa Katrancı ve Önder Mümin, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Necat Ahmet, İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Hüseyin Baltacı, BAKEŞ Genel Müdürü Pervin Hayrullah, Güney Meriç Eğitim Kültür Derneği Başkanı Bekir Mustafaoğlu, Trakya Tütüncüler Kooperatifi Başkanı Hüseyin Esat, Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği Başkanı Sadık Sadık, diğer kuruluş temsilcileri ve soydaşlar katıldı.

Etkinlik bir dakikalık duruşunun ardından o dönemi anlatan bir sinevizyon gösterisiyle başladı.

ALLAH BİR DAHA AZINLIĞIMIZA 1990 YILINI GÖSTERMESİN

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Gümülcine S. Müftüsü ve Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı İbrahim Şerif, 1980’li yıllarda Batı Trakya Türk Azınlığı’na yapılan baskıların en yoğun yılların olduğunu belirtti. O yıllarda ‘Batı Trakya’da Türk yoktur’ denilmesinin bardağı taşıran son damla olduğunun altını çizen Şerif, bunun üzerine o dönemin Yüksek Kurulu 25 Ocak 1988’de toplanarak aldığı bir kararla 29 Ocak’ta yürüyüşe karar verildiğini anlattı. Ancak bu tarihte yürüyüşe izin verilmediğini dile getiren Şerif, bundan 2 yıl sonra 29 Ocak 1990 tarihinde Azınlığa karşı zaman zaman şiddet ve dükkanları yağmalama olaylarının yaşandığını ifade etti. Aynı yılın 26 Ocak 1990 tarihinde seçim propagandası sırasında‘Türk’ kelimesini kullandıkları gerekçesiyle mahkeme kararıyla merhum Dr. Sadık Ahmet ile birlikte Selanik’teki Dudullu hapishanesinde tutuklu olduklarını anlatan Şerif, o günlerin Azınlık için bir milli direniş ve aynı zamanda bir acı günü olduğunu belirtti. Müftü İbrahim Şerif sözlerini, “Allah bir daha Azınlığımıza 1990 yılını göstermesin, herkese geçmiş olsun” diyerek tamamladı.

Daha sonra İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete’nin mesajını iletmek üzere, Müftü Yardımcısı Ahmet Hraloğlu söz alarak şu görüşlere yer verdi: “29 Ocak günü, toplumumuz için bir dönüm noktasını oluşturmaktadır. Yıllar geçse de unutulmaması ve unutturulmaması gereken bir gündür. Bu tarihi gün Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının hak arama mücadelesinin onurlu bir sayfasıdır. Bu vesileyle 31. Yıldönümünü andığımız “29 Ocak Milli Direniş Günümüz” kutlu olsun.”

29 OCAKLAR’I UNUTMAMAK, UNUTTURMAMAK, ÜLKEMİZ YUNANİSTAN DEMOKRASİ SERÜVENİ AÇISINDAN ÇOK ÇOK ÖNEMLİDİR

“Azınlık insanının yaşam sürecinde bazı önemli olayları irdelemek her ne kadar tarihçilerin işi olsa da, olayları bizzat yaşamış olan insanlardan dinlemek bu salonda bulunanlar için bir şanstır. 29 Ocaklar’ı unutmamak, unutturmamak, ülkemiz Yunanistan’ın demokrasi serüveni açısından çok çok önemlidir.” Cümleleriyle konuşmasına başlayan İbrahim Baltalı, Yunanistan Batı Trakya’da yaşayan Müslüman Türk Azınlığı’nı 29 Ocak 1988 direnişine sebep olan; kimlik, kamulaştırmalar, İnhanlı arazi sorunu, müftülükler, cemaat idareleri, taşınmaz mal satın alma v.b. sorunlara değindi.

Baltalı konuşmasını şöyle tamamladı: “Azınlık insanının haksızlıklara boyun eğmediği ve de eylem yaptığı konularda insanlarımıza yapılan haksızlıklar kısmen kaldırılmıştır. Zamanla vatandaşlık haklarına “İsonomia- isoplitia” getirilmiş olsa dahi azınlık haklarında pek ilerleme kaydedilmemiş ve bunlar ne yazık ki günümüze kadar sarkmıştır.

Kısacası ülkemiz Yunanistan’ın “Kendine göre bir Azınlık yaratmak” çabaları günümüzde de devam etmektedir.”

29 OCAK 1988 RUHUNU MAALESEF GENÇLERİMİZE ANLATAMADIK, ANLATAMIYORUZ...

“Avrupa Topluluğu Üyesi ülkemiz Yunanistan, Lozan Barış Antlaşmasında kendi idaresine bırakılan Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının, en başta eğitim ve kültürüne özerklik tanıyacağına, dil, din, ırk ayırımı yapılmaksızın yaşam ve özgürlüklerinin korunması için tam himaye sağlamayı kabul etmişti.

Azınlığımızın yasal ve anayasal hakları bu kadar açık bir şekilde teminat altına alınmış olmasına rağmen Idare-i Yunaniye, toplumumuza hiçbir zaman samimi davranmamış, kendi vatandaşları gibi muamele etmemiş, azınlık haklarını garanti eden uluslar arası ve ikili anlaşmaların lafzına ve ruhuna mütenasip taahhütlerini sistemli bir politika ile ihlâl ede gelmişlerdir.Azınlığımıza demokrasinin tüm kanallarını kapatmışlardır.” Görüşlerini ifade eden Asım Çavuşoğlu, Lozan’a göre Azınlığın vatandaşlık ve hakları olduğunu ve bunların ikili ve uluslararası antlaşmalarla garanti altına alındığını belirtti ve konuşmasını şöyle tamamladı:

“1990’nın üzerinden 29 sene geçti. Planlı bir şiddet uygulamasına maruz kalan azınlığımız, âdeta düşman olarak görülmüştür. O gün daha iyi bir gelecek için yollara dökülen ve bugün aramızda olmayan tüm soydaşlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.

Ama ne yazık ki Batı Trakya Müslüman Türkünün en büyük kitlesel direnişi olan 29 Ocak 1988 ruhunu maalesef gençlerimize anlatamadık, anlatamıyoruz...

Sonuç olarak diyebilirim ki, ülkemiz Yunanistan, bünyesinde farklılıkları sindiremediğini, bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Bugün tarihi şahlanışın ve Türklük yürüyüşünün 31. yıldönümüne erişmiş olmamız nedeniyle, bu muhteşem “ Hak Arama Yürüyüşünü” gerçekleştiren tüm soydaşlarımızı saygıyla selamlıyor ve alkışlıyoruz.”

BATI TRAKYA’YA HİZMET ETMENİZ GÜZEL BİR HASTALIKTIR, ANCAK ÖNCE BATI TRAKYA’YI SEVMENİZ GEREKLİ

“Milletvekili iken Karacaoğlan köyünde toplandık ve ilk yürüyüşü orada yaptık. İnsan kendini ne hissederse odur! Türklükle ilgili verdiğimiz mücadele boşa gitmemiştir, gitmeyecektir.” Cümleleriyle konuşmasına başlayan dönemin İskeçe milletvekili Ahmet Faikoğlu, mücadele yaparken ne yapacağınızı çok iyi bilmeniz gerektiğini belirtti ve konuşmasını şöyle tamamladı: “1923’ten beri ilk defa Yunan Meclisinde Azınlığı “Türk” olarak ben kaydettirdim. 29 Ocaklar, Türk derneklerinin toplantılar yapmasından sonra birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleşti. Bizi Türkiye’den koparmak istediler. Türk sözcüğü onları rahatsız etti. Bütün olayları yaşadım, hapislerde yattım. Yılmamamız gerekir. Bu kadar işlerin olmasından çok mutluyum.

Yollarda namaz kıldık. Müftülüğün mücadelesini verdik, İskeçe ve Gümülcine’de müftü seçimlerini yaptık.

Batı Trakya Türklerinin milli menşei bölünmez bir bütündür; Türk ve Müslüman’dır. Yegâne sığınacağımız liman Türkiye’dir.

Batı Trakya’ya hizmet etmeniz güzel bir hastalıktır, ancak önce Batı Trakya’yı sevmeniz gerekmektedir.

İslâmlığımızı ve en yüce hasletimiz olan Türklüğümüzü korumak görevimiz olmalıdır.”

YÜZLERCE İŞYERİ YAĞMALANMIŞTI

Batı Trakya’da Türklere yapılan baskıların dayanılmaz hale gelmesinden sonra Türkler 29 Ocak 1988’de yürüyüş yaparak hak arama mücadelesine etkin bir şekilde başladılar. Polis yürüyüşe izin vermedi. Gümülcine girişlerinde bir dizi olaylar meydana geldi.

Bu tepkilerin ikinci yıl dönümü olan 29 Ocak 1990’da aşırı milliyetçi gruplar polislerin gözleri önünde Türklere ait iş yerlerine saldırdılar ve 500 civarında dükkan tahrip edilip yağmalandı.

Olaylar sırasında aralarında merhum İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga ile dönemin bağımsız milletvekili Ahmet Faikoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda Türk darp edilmişti.

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers