BİR DEVAM FİLMİ - DAĞLIK KARABAĞ SORUNU

16/10/2016


Bu hafta başında Rusya, St Petersburg’ta kendisine arabuluculuk rolü biçtiği Ermenistan ve Azerbaycan liderlerinin katıldığı üçlü bir uzlaşı toplantısı gerçekleştirdi. Rusya Devlet Başkanı Putin’in öncelikle her iki ülkenin lideri ile ayrı ayrı görüştüğü toplantıda, daha sonra üçlü görüşmelere geçildi. Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Dağlık Karabağ sorununda bölgenin daha istikrarlı bir hale gelebilmesi için her iki tarafında bazı tavizler vermesi gerektiği konusunda benzer açıklamalarda bulundular. Bu görüşmelerin öncesi ve sonrasında, toplantıya katılan üç ülke ve dünya kamuoyu bu toplantı ve kısa vadedeki çabalardan kesin bir çözüm ve uzlaşı çıkmasını beklemiyor. Her iki taraf, yeniden askeri ve sivil kayıplar verilmemesini, tansiyonun artarak kontrolden çıkmamasını öncelikli hedef olarak ortaya koydular. Bu görüş, Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitry Peskov’un, görüşmelerin amacını; yeniden bir çatışma olmaması olarak belirtmesinin ardından teyit edilmiş oldu. Sorunun kesin çözümü iki taraftan birisinin Dağlık Karabağ’daki haklarından vazgeçmesi gibi gözüküyor. Öte yandan, İlham Aliyev görüşme öncesinde işgal altındaki bölgedeki 12 araziden 5’inin geri verilmesini talep etmişti.

Bu çatışma ve gerginlik durumu, Rusya’nın Sovyetler sonrası bölgedeki ağırlığının değişmediği ve etkin rolünü devam ettirmeye çalıştığını yeniden gözler önüne serdi. Dağlık Karabağ sadece Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki bir sorun değil, başta Rusya olmak üzere Avrupa Birliği, ABD, Türkiye, İran olmak üzere bölgesel ve küresel oyuncuların da dâhil olduğu stratejik bir konu. Şüphesiz bu sorunun her an bir savaşa dönme riski var ve tamamen çözülmemesi en çok Rusya’nın işine yarayacaktır. Sahip olduğu doğal kaynaklar ve Bakü-Ceyhan-Tiflis boru hattı gibi Rusya’yı devre dışı bırakan projeler, Azerbaycan’ı Rusya’nın kontrolü ve baskısı altından kurtarıp ABD ve Avrupa’ya daha çok yakınlaştırıyor. Bu durum, bölgede oyun kurucu olan ve kontrolünü kaybetmek istemeyen Rusya için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Diğer taraftan Rusya, Kafkaslar’daki en önemli üssü olan Ermenistan’ın arkasında durarak, Karabağ sorununda kendisinin dâhil olmadığı bir çözümü reddediyor. Geçtiğimiz yıllarda Rusya’nın Gürcistan’a yaptığı askeri müdahale Gürcistan için olduğu kadar Azerbaycan için de Rusya tehlikesinin en yakın örneklerden birisini oluşturuyor. En büyük ticaret ortağı olan Rusya ile geçmişteki bağları ve Rusya’da yaşayan vatandaşlarından ötürü Azerbaycan’ın ilişkisini koparması bir hayli zor. Rusya’nın askeri gücünü kullanmaktan çekinmemesi ise Azerbaycan tarafında ciddi bir çekince oluşturmaktadır. Bu çekince Azerbaycan’ın dış politikadaki özgürlüğü ve Batı ile entegrasyonunu zedelemektedir.

Azerbaycan’ının Batı ile ilişkilerinin artması, Rusya etkisinden çıkabilmesi için NATO, ABD ve AB’nin Azerbaycan ve Gürcistan’ın arkasında durması şart gözüküyor. Dağlık Karabağ Rusya’nın tetikte duran parmağı olarak yorumlanabilir. Bu sorundan en büyük faydayı Rusya’nın sağladığı bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Stratejik çıkarları bir yana koyarsak, Ermeni ve Azeriler birbirlerini öldürürken, Ermenistan ve Azerbaycan’ın en büyük silah ve askeri mühimmat tedarikçisi olarak kazanan soyut ve somut olarak yine Rusya oluyor. Rusya’nın yazıp yönettiği bir senaryoda, içte ve dışta daha bağımsız devletler için Kafkasya’nın Batı ile olan ekonomik ve politik ilişkilerini artırmasının şart olduğu ortaya çıkmaktadır.

Mithat Kemal İman
 

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers