ESAM'da Keşmir Konferansı

09/02/2017


Gülsüm Gizem Özyol – DG – 07.02.2017 Salı günü ESAM'da Keşmir Dayanışma Günü adına bir konferans gerçekleştirildi. Konferansta katılımcı olarak ESAM Genel Başkanı M. Recai Kutan, Pakistan Büyükelçisi Sohail Mahmood, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Türkiye-Pakistan Parlamentolar arası Dostluk Grubu Başkanı Burhan Kayatürk yer aldı.

Konferans başlangıcında Kur’an-ı Kerim okunmasından sonra ilk olarak Genel Başkan M. Recai Kutan söz aldı. Kutan sözlerinde Keşmir’in yaşadığı sıkıntılara yer vererek şunları dile getirdi:

‘’Bugün birlikte müzakere edeceğimiz konu Keşmir Dayanışma Günü 5 Şubat. İslam coğrafyasında şu anda büyük ölçüde zulüm olmaktadır, bu zulüm ve kanayan yaralardan biri de Keşmir’dir. Dünyada hak her şeyin üstündedir. Keşmir olayı da Filistin ve diğer İslam ülkelerinde olduğu gibi yanlış zihniyetlerden dolayı ortaya çıkmıştır. 1947’de Britanya Hindistan’ı terk etti. Ayrıldıkları yerde ihtilaflar olsun istediler, aynı oyunları Keşmir’de de oynadılar. Hindistan’ı Keşmir’i işgal etmeye kışkırttılar. BM’de birçok karar alınmıştır fakat Hintliler bu kararlara uymamıştır. İsrail’de aynı şekilde BM kararlarına uymaz kendi bildiğini yapar. Bu durum BM’nin değil Müslüman ülkelerin meselesidir.

Kutan’ın konuşması ardından ODTÜ Yüksek Lisans öğrencisi olan Keşmirli İşbak Beşhir kısa bir konuşma ile Hintlilerin yaptığı işkencelerden:

 ‘’Ailemin yaşadığı Keşmir Hindistan tarafından işgal edildi. Ailem, ben, yakınlarım bombaların ortasındaydık. Okuldan çıkan öğrencileri vuruyorlardı ve ben kendi gözlerimle gördüm. Bu sorun bölge değil insanlık sorunudur. Hindistan kendisini demokratik bir ülke olarak tanıtır fakat gerçek yüzlerini Keşmir olayında göstermişlerdir. Pakistan’ın demokratik düzeninde yer almak istiyoruz, ancak anlaşmamız gereken durumlar var’’ diyerek bahsetti.

Daha sonra konuşma sırası Pakistan Büyükelçisi Sohail Mahmood’a geldiğinde ise şunları anlattı:

‘’ 70 yıllık yasa dışı Hint işgali Keşmir halkının ruhunu bastırmakta başarılı olamamıştır ve olamayacaktır. Onların düşleri ve hevesleri her gün daha canlı ve güçlü olarak yaşamaya devam ediyor. Sayın katılımcılar, Keşmir aynı Filistin gibi dünyanın en uzun işgal altında kalan bölgelerinden biri olmuştur. BM’de de bu sorun uzun zamandır çözülememiştir. Son 8 aydır Keşmir’de işgal güçlerinin yaptığı zalim baskılara karşı hala direnmektedir. Kadın, yaşlı, çocuk demeden insanlar hedef alınmışlardır. Geçtiğimiz birkaç aydan beri Hintliler tarafından 12 binden fazla Keşmirli gözaltına alınmıştır. Bunun yanı sıra sokağa çıkma yasağı, tutuklamalar, işkenceler,  kadınlara tecavüz mevcuttur erkeklerden ise genellikle haber alınamamaktadır. Keşmirliler kendi haklarını talep ettikleri için cezalandırılıyorlar. Bu hak BM sözleşmesinde yer almaktadır. Onların uzun zamandır işgal altında tutulmaları ve işkence görmeleri insanlık onurunu da gölgelemektedir. Uluslararası kuruluşlar işgali durdurmak için bir şekilde harekete geçmelidir. Keşmir ve Pakistan Türkiye’den almış olduğu destekler için minnettardır.’’

Büyükelçi Mahmood’un ardından Burhan Kayatürk söz almış ve oda en çok Müslüman ülkelerinde kan aktığını şu sözleriyle anlatmıştır:

‘’ Her sene Keşmir konusu konuşuluyor fakat Keşmir konusu dünya gündeminde en basit meseleler kadar bile yer almıyor. Geçen hafta Strazburg ve Bürükseldeydim, orada Türkiye’yi ciddi manada eleştiriyorlar. İnsanlar terör örgütünün üyelerine Türkiye’de adil davranılmadığını söylüyorlar hatta Türkiye’nin yargılanması gerektiğini düşünüyorlar. Fakat Keşmir’deki bu sorunların hiçbiri batı ülkelerinde konuşulmuyor. Türkiye’nin terör örgütlerini adil yargılamadığından yakınan batının Keşmir’de Filistin’de olanlara gözlerini yumduklarını net bir şekilde görüyoruz.’’ diyerek genel anlamda batıyı eleştirmiştir.

Son olarak Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu konuşmasını gerçekleştirmiştir:

‘’Arkadaşlarımın biraz önce de bahsettiği gibi Keşmir özel bir meseledir. Keşmir 70 yıla dayanan çözüm bulunamayan bir meseledir. Batı’da bir karakter zaafı var, menfaatleri gerektiği zaman insan haklarını, demokrasiyi bir kenara koyabilirler. Bizim zaafımız ise onlardan medet ummak. Biz şimdiye kadar bu tarz meseleleri hep batıya taşıdığımız için bu meseleleri çözemiyoruz. Bazı zamanlarda işkence caiz olacak. Bugün İslam ülkelerine karşı zulüm daha da çoğalmıştır. En çok zararı İslam âlemi görmektedir, kan ve gözyaşı azalmıyor artıyor gittikçe. Bizim bir şekilde gereklerimize sahip çıkarak bu meselelerin üstüne gitmemiz gerek yoksa batılılar bize bu meseleleri çözdürmezler. Onlar kendilerini medeni sanıyorlar ama insanlığa geldiği zaman o tablo değişiyor. Bizim inancımızın temelinde hak yatar, demokrasi lafını her yerde kullanmasak da bizim inancımızın temelinde insan hakları yatar. İslam Birliği Örgütünü hayata geçirebilseydik belki de bugün Keşmir gibi bir sorun olmayacaktı. Biz şimdi bunu bile dile getirmeye korkuyoruz.’’

Temel Karamollaoğlu’nun konuşmasının ardından konferans sona erdi ve ESAM Genel Başkanı M. Recai Kutan katılımcılarına teşekkür ederek tebriklerini sundu. İkramlar eşliğinde biten konferansı müteakip basın mensuplarına verilen fotoğraflar sonrası Pakistan Büyükelçisi Sohail Mahmood da salondan ayrıldı.

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers