GÜNEY AMERİKA VE KWAI

16/10/2016


Japon Albay Saito, elindeki İngiliz esirleri kullanarak Kwai Nehri üstünde bir köprü inşa etmek ister. Amacı köprüyü kullanarak Japon birliklerine cephane taşıma avantajı sağlamaktır. İngiliz esirlerin başında bulunan Albay Nicholson, Saito komutasındaki Japonların yapabileceklerinden daha iyi bir köprüyü inşa ederek Japonların moralini bozmak ister. Bu arada İngilizler, Japonlara stratejik avantaj sağlayacağını düşündükleri köprünün yok edilmesi için bir komando birliği görevlendirirler…

Bu satırlar, 1957 yapımı Kwai Köprüsü filminin kısa bir özeti. İzleyicilerin beğenisine sunulduktan 40 yıl sonra, 1997’de, Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından, ABD Ulusal Film Arşivi’nde muhafaza edilmesine karar verilen Oscar ödüllü bir yapıt.

Filmle uzaktan yakından pek ilgisi olmayan bir başka coğrafyada, yine pekçok film ve romana konu olan bir olay ise sadece birkaç yıl sonra yaşandı. Literatüre “Domuzlar Körfezi Çıkarması” olarak geçen, Küba-ABD arasındaki deklare edilmemiş savaş durumunun galibi ise, Küba oldu. KGB Albayı Vadim Kocergin ve Viktor Simanov’un da desteğiyle, Fidel Castro’nun Küba Devrimi mevcudiyetini güçlenerek sürdürdü. 1961’deki bu krizden sonra dünya Castro’nun ismini defalarca ABD’ye karşı koyan düşman olarak işitti. Domuzlar Körfezi Çıkarması esnasında, çıkarmanın yapıldığı Playa Giron plajının da adını aldığı Giron köyü, bugün gelişmiş bir yerleşim birimi. O dönemden pek fazla kimse kalmasa da çıkarmanın anıları halâ mevcut. Ekim 1962’deki füze krizinin anılarını ise bu denli somut işaretlerle hatırlamak mümkün değil.

Ancak, dünyayı küresel bir savaşın eşiğine getiren füze krizinin üstünden yaklaşık 50 yıl geçmişken, dünya yeni bir kriz ortamına sürükleniyor.

Dünya Kupası final ekranında sempatik hareketler sergileyen Rus Lider Vladimir Putin, ABD’ye yaklaşık 200 km. uzaklıkta bulunan ve Sovyet döneminden kalma bir istasyonu, Küba’da yeninden faaliyete geçirmeye hazırlanıyor.

BRICS’in en önemli parçalarından birisi olan Rusya, Latin-Güney Amerika’daki hareketinin sadece dünya ekonomisine yön verme amacı taşımadığını böylelikle ortaya koymuş oldu. Dünya liderlerinin dinleme skandalı sonrasında, ABD’ye yakın konumdaki istasyonunu yeninden etkinleştirme kararını alan Rusya, dünya ekonomisinde de, siyasetinde de her anlamda söz sahibi olacağını ispatlamak için ciddi ve ürkütücü bir adım attı.

İşte Rusya’nın bu önemli adımları attığı bir günde, Moskova’da meydana gelen ve 20’nin üstünde kişinin hayatını kaybettiği tren kazası, bazı soruları da beraberinde getirdi. Daha önce de farklı zamanlarda terör eylemlerine maruz kalan Rus tren sisteminde, bu defa meydana gelen kazanın ! Arbatsko–Pokrovskaya hattındaki trenin raydan çıkmasından kaynaklandığı açıklandı. Terör eylemi olmadığı değerlendirilen ! kaza için tatmin edici bir açıklamanın yapılması ise oldukça uzun zaman alacak.

Tüm bunlara rağmen kazanın sorumlularının demiryolu şebekesi çalışanları arasında aranması ve suçluların açığa çıkartılması en kolay çözüm gibi. Fakat olayın iki tarafında bulunanların da aslında aynı masada yemek yiyenler olma olasılığı da yok değil ! Özetle, Küba’da yeni bir köprü inşa etmek isteyen Rus Lider Putin’in, farkında olmadan, aynı köprüyü yıkmak isteyenleri de yanında bulunduruyor olabileceği hiç de küçümsenemeyecek bir ihtimal.

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers