İSTİKRAR – SIZ!

16/10/2016


Ankara kulisleri Başbakan ile Cumhurbaşkanı’nın yapacağı görüşme sebebiyle hareketli ve yoğun geçti. Nitekim, görüşme sonucunda sayın Başbakan’ın parti kongresi yapacağı ve bir daha aday olmayacağını açıklaması ülkede büyük bir şok etkisi yarattı. Kimilerine göre beklenen oldu kimilerine göre büyük sürpriz. Sonucun ne olduğunu tartışmaktansa neden bu noktaya gelindiğini ve bundan sonrasını tartışmak, gereken önlemleri almak halkımız için ve iktidarın yıllardır söylediği istikrar söyleminin devamı için büyük önem arz etmekte. İktidar partisinde ve hükümetin zirvesindeki bu yol ayrımının nedenlerinden önce hemen kısa vadede yaptığı etkilere bakarsak dolardaki hızlı ve sert yükseliş ilk göze çarpan belirti oldu. Aynı olumsuz etkiyi borsada görmüş değiliz, buna şükretmek gerek.

Bu borsanın ve Türkiye ekonomisinin ufak sallantılarla yıkılmayacağının göstergesi olabilir fakat; unutmamak lazım ki dolardaki artış, uzun süreli belirsizlik borsayı da şüphesiz etkileyecek yabancı yatırımcıların Türkiye’ye temkinli yaklaşmalarını sağlayacaktır. Önümüzdeki süreç bu şekilde sonuçlanır demek objektif bir bakış olmaz, fakat sürecin çok iyi yönetilmesi gerektiği bir realitedir. Gelelim bir diğer önemli noktaya, başbakanın yeniden aday olmayacağını açıklamasından sonra kulislerde, medyada ve halkta yeni parti liderinin ve başbakanın kim olacağı yönünde tartışmalar ve söylentiler bir hayli yürüdü. Bunların arasında en yaygın olanlardan biriside medyada sıkça bahsedilen 3B kısaltması altında Bekir Bozdağ, Binali Yıldırım ve Berat Albayrak isimlerinin yeni başbakan için ileri sürülmesi.

Birçok konuda olduğu gibi bu isimler spekülasyonlara neden olmakta fakat bu üç isim arasından Berat Albayrak’ı ayrı bir yere koymak lazım. Zira, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde babadan oğula geçen ya da kan bağıyla devredilen bir başbakanlık veya cumhurbaşkanlığı görülmemiştir. Bundan sonra da Türkiye’nin Sovyetlerin dağılması sonrası Türki Cumhuriyetlerde olduğu gibi demokratikleşme çabaları gösteren bir ülke haline dönmesini beklemek mantıklı olmayacaktır. Toplumun her kesiminin buna karşı çıktığı ve çıkacağı, parti tabanında da telafi edilemez çatlaklar oluşturacağı kesindir. Ayrıca, böyle bir durum muhalefet partilerinin de eline hazır bir koz olarak sunulmuş olacaktır. Bu ihtimalin bu süreçte medyayı ve insanları oyalamak adına ya da tepkileri ölçmek adına atılmış bir haber olduğunu düşünüyorum. Bu ihtimali devre dışında bıraksak bile bundan sonraki başbakanın cumhurbaşkanının isteği ve yönlendirmesi neticesinde seçileceği ve hükümeti kuracak olmasının ne kadar demokratik bir süreç olduğu su götürmez bir tartışma konusudur. AKP’nin bundan sonraki süreçte kendi iç dinamiklerini gözden geçirmesi ve parti içerisinden daha demokratik mekanizmalar kurması şüphesiz kendi faydasına olacaktır.

Gelelim Ahmet Davutoğlu ile yolların ayrılması meselesine. Tek adam Erdoğan gerçekten giderek yalnızlaşıyor mu? zirveye çıkarken yürüdüğü yol arkadaşlarından ayrılıyor mu ? buradan söylemek pek mümkün değil. Davutoğlu’nun parti başkanlığı ve başbakanlığa uzanan yolda şüphesiz akademisyen kimliği ve dış ilişkiler alanındaki teorisyenliği en önemli noktadır. Belki de sorulması gereken en önemli sorulardan birisi de bundan sonrasında AKP’nin ve Türkiye’nin uluslararası ilişkilerdeki politikaları ve temaslarında yeni bir politika mı izleneceği ve yeni bir dönemin mi başlayacağı sorusu olmalıdır. Geride bıraktığımız 14 yılda gördüğümüz AKP’nin komşularla sıfır problem politikasında, bölgede ve dünyadaki aktif rol oynamasında bir değişiklik olacak mı gözlemlemekte fayda var. Çünkü tüm bu politikaların arkasındaki teorisyenin Ahmet Davutoğlu olduğunu unutmamak gerek. Davutoğlu’nun ayrılışı fiziken bir ayrılış olmasının yanında teorilerinin ve fikirlerinin de parti merkezinin biraz dışında kalacağı anlamına gelebilir. Parti içinde ve daha önemlisi hükümetteki bu ani değişim istikrar söylevleri atan her fırsatta istikrarın önemine değinen bir iktidar partisi için olumlu bir manevra olmamıştır. Kendi içindeki dinamikleri hızlıca tekrar kurup kaldığı yerden devam etmesi AKP’nin geleceği için önemli bir manevra olacaktır.

Mithat Kemal İman

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers