KAFKASYA’DA TANSİYON YÜKSEK

16/10/2016


Nisan ayında tekrar alevlenen Azeri – Ermeni çatışmalarının kökenine dair bir bakış ve bugüne yansımaları: Azerbaycan – Ermenistan ilişkilerinde yaklaşık 100 yıldır süregiden husumet halen son bulmuş değil.

XX. yüzyılın başlarında Bakü’de beraber yaşamakta olan Azeri ve Ermeni vatandaşlar arasında ilk çeyreğin sonlarına doğru Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkmasına bağlı olarak küçük çaplı sürtüşmeler çıkmaya başlamıştı. Resmen 1922’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne bağlanan Ermenistan ile 1918’de kurulan Azerbaycan devletleri arasında çatışmanın boyutu zaman geçtikçe büyüdü.

1988’de Dağlık Karabağ Özerk Oblastı’nı Ermenistan Sovyet Sosyalist topraklarına dâhil etmek için SSCB’nin dönemsel açıklık politikalarından yararlanan Ermeniler, propagandalara başladı. Azerbaycan topraklarının neredeyse tam ortasında yer alan bölgede nüfus bakımından çoğunluğu Ermenilerin oluşturduğu iddia edilirken, Şubat ayında savaş çıktı. 1994’ün Mayıs ayına kadar devam eden süreçte ek olarak yaşanan katliamlar ve pogromlar meseledeki etnik çatışmanın altını çizer nitelikteydi.

Bunlardan en belirgin şekilde göze çarpanı kuşkusuz 92 yılında Ermeni askerlerce yapılan Hocalı Katliamı’ydı. Azeri resmi kaynaklara göre Hocalı kasabasında yaşayan 83’ü çocuk, 106’sı kadın ve 70’ten fazlası yaşlılardan oluşan toplam 613 sivil, Ermenistan ordusuna bağlı güçler tarafından vahşi yollarla öldürüldü. Bugün, dönemin Karabağ Savaşı’ndaki Ermeni komutanlarından günümüz Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, olayı karşılıklı katliamlar sebebiyle gerçekleşmiş bir misilleme olarak nitelendiriyor. Ne var ki Sakisyan’ın misilleme olarak adlandırdığı olay, daha şimdiden aralarında Macaristan ve Arjantin’in de bulunduğu 8 ülke parlamentosu ve ABD’deki 15 eyalet tarafından soykırım olarak tanımlanmış durumda !

Barış tebliğinden önceki Nisan ayında, Ağdaban’da ve Maragha’da katliamlar yaşandı. Ağdaban’da Ermeni güçler, Maragha’da Azeri askerler sivillere zulmetti ve her iki olayda ayrı ayrı 100’ün üzerinde kişi can verdi. 90’da milliyetçilerin parlamenter seçimleri kazanmasının ardından 91’de tam bağımsızlığını deklare eden Ermenistan, Moskova tarafından tanınmazken ABD’nin desteğini aldı, ayrıca Birleşmiş Milletler’e katıldı. Bu gelişmeler üzerine ticaret ve enerji akışını kapsayan Azeri ambargosu sürdü. 8 Mayıs 1992’de dönemin İran Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani’nin aracılık ettiği görüşmeler sonucu iki ülkenin liderleri Levon Ter-Petrosyan ve Yakup Mamedov davet edildikleri Tahran’da bir araya gelip barış için bir tebligat imzaladılar.

Ancak Haziran ayında Ebulfez Elçibey’in Azerbaycan Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından çatışmalar tekrar hız kazandı. Verilen kayıplara bakıldığında iki tarafında ciddi şekilde zarar gördüğü açıktı; fakat Azeri güçlerin uğramış olduğu zayiat daha ağırdı. Taşnak çetelerinden gönüllülere; geniş bir yerel desteği arkasına alan Ermenistan 93 Şubatı’nda Kelceber Rayonu’nun kontrolünü eline aldı. Bu noktada devreye giren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Ermenileri bölgeden çekilmeleri konusunda net bir dille uyardı.

Süregiden olayları günümüze taşıyacak olursak; son olarak 2-5 Nisan tarihleri arasında iki ülke arasında şiddetli silahlı çatışmalar tekrar başladı. 92 Barış Tebligatı’nın ardından 93’te devam eden karşılıklı saldırılara istinaden 94’te ilân edilmiş ateşkesin büyük çaplı ilk somutlaşmış ihlâli olan savaş – aradaki zaman diliminde iki taraftan yapılan toplam ihlâl bildirimleri 7000’in üzerinde - büyüdü. Ermenistan’ın desteklediği özerk Karabağ bölgesinde yaklaşık üç gün süren savaşta resmi olmayan kaynaklara göre 31 Azeri ile 90 Ermeni asker hayatını kaybederken yaralıların sayısı da 39’a 124 olarak bildirildi.

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan son çatışmalar sonucu kaybettikleri topraklar için “stratejik önemleri yok” şeklinde konuşurken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, çok büyük bir zafer kazandıklarını öne sürdü. Ermeni Savunma Bakanı Artsrun Hovhannisyan da yaptığı açıklamada son zaman diliminde Azerbaycan’a toprak kaybettiklerini itiraf ederken Azeri meslektaşı, sözü edilen bölgelerin yüksek mevzilerinde kontrolü ele aldıklarını duyurdu.

Yaşanan gelişmelere uluslararası kamuoyundan gelen tepkiler de farklıydı. Batı ülkeleri, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler çatışmaların acilen sonlandırılması odağında çağrılarda bulundu. Öte yandan Türkiye, İslami İşbirliği Teşkilatı ve Pakistan meselede Ermenistan’ın ihlâllerinin altını çizdi. Reaksiyonların içinde en dikkat çekenlerden biriyse, Rusya’nın Türkiye’yi Azerbaycan’ın içişlerine müdahale etmeye çalışmakla suçlaması oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ateşkes çağrısına ek olarak Türkiye’yi “tek taraflı” bir duruş sergilemekle itham etti. Türkiye ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasıyla Azerbaycan’a her koşulda destek olacağının altını çizerken İslami İşbirliği Teşkilatı’nı da yanlarında olmaya çağırdı.


Oğul Hasan Özel
@ogulozel

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers