KALEM





Binlerce yıl önce yazı ilk keşfedildiğinde çiviler yazı yazma aracı olarak kullanılmıştı Sümerler tarafından. Sonrasında yazıların yazılışı da, yazıldığı kağıtlar da, o yazıları yazan araç da değişti. Günümüzde her şey elektronikleşti, telefonlara ve tablet bilgisayarlara yazıyoruz yazılarımızı. Bunlar için de elektronik kalemler kullanıyoruz. Ama nasıl fikir var olduğu sürece yazı da bir şekilde varlığını sürdürecekse, anlaşılan o ki yazı var oldukça kalem de çeşitli şekillerde onunla birlikte olacak.
Türkçe’de kalem sözcüğü Arapça’daki ‘kalamos’ kelimesinden gelmektedir. Latincedeki karşılığı pencillus kelimesinin anlamı da küçük kuyruk’tur. Kalem deyince ilk aklımıza gelen imge kurşun kalem olacaktır muhtemelen, yazmayı öğrendiğimiz ilkokul yıllarımızdan mütevellit. Yazıcı kısmı grafitten ve kilden üretile kurşun kalemlerin etrafı tipik olarak ahşapla kaplıdır. İlk kez, Alman vatandaşı olan İsviçreli Conrad Gesner tarafından isimlendirilmiştir, kurşun denmesinin sebebi basit bir hatasıdır. O yıllarda grafit de bir tür kurşun sanılmaktadır. Sonradan grafitin farklı bir maden olduğunu keşfeden kişi de yine Gesner’dir.
İlk bulgulara göre grafit son derece saf ve kolay şekil alabilirdir. Zamanla kullanım alanları da artmış, toz haline getirildikten sonra antimon ve kükürtle kullanılarak blok kalem haline getirilmiştir. İtalyanlar da ahşap tutakları da bu madenlerin etrafına sarmayı akıl etmiş, ilk olarak çokgen olan bu blokların zamanla ergonomik yapı kazanmasıyla günümüzdeki kalemler ortaya çıkmıştır. Başlarda kalemleri de yapanlar marangozlardı ve her marangozun farklı bir kalem yapma tekniği vardı. Bu tekniği patentleyenler olduğu gibi, patentlemeyip başkalarının serbestçe kullanmasına izin verenler de oluyordu. Tekniğini isteyenlerle paylaşan kişilerden biri olan Eberhard Faber kalem üreticiliğinde liderdi. Arkasında silgisi olan kalemlerse 1858 yılında Hymen Limpman tarafından icat edildi.
En çok karşılaştığımız bir diğer kalem türü de tükenmez kalemlerdir. Stilo da denir. İçinde küçük ve ince bir borusu, onun içinde de özel ve koyu kıvamlı; çoğunlukla da siyah, kırmızı ve ya mavi renkte bir mürekkebi vardır. Bir tükenmez kalem bir kerede yaklaşık 3 kilometre uzunluğunda bir çizgi çizebilmektedir. 1888 yılında icat edilmiş olup Macar Ladislao Biro ve kardeşi tarafından seri olarak üretilmeye başlanmıştır. Tükenmez kalem üreticileri arasındaki rekabet ise 1940 yıllarına doğru ortaya çıkmıştır.
Dolma kalemse su bazlı mürekkep haznesi olan bir tür uçlu kalemdir. Kalemin haznesine mürekkep konulur ve bittikçe yenilenir. Hazne elle ya da piston benzeri iç bir mekanizma tarafından emilerek doldurulur. Uçlu ve ya basmalı kalemler de daha büyük yaştaki öğrenciler tarafından daha sık kullanılmaktadır. Karbondan yapılan ek bir uç kalemin içine sokulur. Mantık olarak dolma kaleme benze, bu sefer doldurulan şey sıvı mürekkep değiş, karbon kalem ucudur.
Dünya üzerindeki en pahalı kalem de Aurora Diamante adında bir dolma kalemdir. 1 milyon 470 bin 600 dolar değerindeki bu kalemden her yıl yalnızca bir tane üretilmektedir ve gövdesi 30 karatlık elmaslarla, ucuysa 2 katlı 18 ayarlık altınla bezelidir.
En nostaljik kalem imajlarından biri de divittir. Bu kalemler belli aralıklara mürekkebe batırılıp kullanılır. Eski tüy kalemleri andıran nostaljik bir hisleri vardır. Zaten klasik antik dönemlerden beri de kullanılmaktadırlar.
Günümüzdeyse herhangi bir uç ve ya mürekkebe ihtiyaç duymayan elektronik kalemler karşımıza çıkmaktadır. Elektronik ekrana sahip telefonlarda işaretleme, yazma ve çizim yapmak için kullanılan bu kalemler bize adeta şunu hatırlatmaktadır: Şekli ve biçimi yüzyıllar boyunca düşündükçe, fikir üretilmeye devam edilen yerde her zaman kalem de var olacaktır. Petek Şah
porno izlegaziantep escort bayanbrazzers