RODOS’UN FETHİ’Nİ, YUNANİSTAN TARAFINDAN YOK SAYILAN ADALAR TÜRKLERİNİN KÜLTÜREL HAKLARININ VERİLMESİ AMACIYLA ANIMSATIYORUZ

19/12/2020


Değerli Rodos ve İstanköy Türkü Soydaşlarımız ve Dostlarımız,

Türklerin 21 Aralık 1522 tarihinde Rodos’u Fethi’nin 498’inci Yılını Kutluyoruz.

 Ancak bu kutlama, fetih ruhunu canlandırmak değildir.

AMACIMIZ, 1522’DEN GÜNÜMÜZE DEĞİN RODOS VE ONİKİADALARDA YAŞAMAKTA OLAN TÜRKLERİN ADALARIN KADİM HALKI OLDUĞUNU VE BU NEDENLE ONLARIN KÜLTÜREL HAKLARININ KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ DOĞRULTUSUNDAKİ ÇALIŞMALARIMIZIN BİR İNSANLIK BORCU VE HAKKI OLDUĞUNU ANIMSATMAKTIR.

Bilindiği üzere Rodos’un fethinden sonra adaların Türkleşmesi ve Müslümanlaştırılması için Anadolu’nun değişik beyliklerinden, ağırlıklı olarak Karaman Beyliği’nden nüfus iskân edildi. Rodos’a gönderilen ailelere ekonomik ve idari ayrıcalıklar ve olanaklar sağlandı.

Kanuni ve ardılları tarafından, vakıf müessesesi ile adaların ticari potansiyeli yeniden canlandırıldı. Medrese, aşevi (imaret), camiler, çeşmeler, hamamlar ve kütüphaneler gibi bayındırlık işlerine önem verildi. Adaların çehresi Türk-İslam Mimarisi ’ne uygun olarak değiştirildi.

Türkler, tarım ve ticarette olduğu üzere ekonominin her alanında başat oldular, Türk kültürünü halk oyunlarından halk sağlığına değin sosyal yaşama damgalarını vurdular.

Kısaca, Rodos ve Onikiadalar birer Türk Yurdu durumuna getirildi.

Değerli Rodos ve İstanköy Türkü Soydaşlarımız ve Dostlarımız,

Günümüzde, Adaların İtalya, Alman ve Britanya egemenliğinden sonra Yunanistan’a verilmesiyle Rodos ve İstanköy Türklerinin Dramı, giderek dayanılmaz bir durum almıştır.

Geldiğimiz noktada, Adalar Türkleri, kültürel kimliklerini yitirme tehlikesi içindedirler. Yunanistan’ın giderek artan bir şekilde uyguladığı kültürel soykırım politikası vardır. Yunanistan’a “dur” denmediği takdirde, kısa bir süre sonrasında Adalı Türklerden söz etmek olası olmayacaktır.

Türkiye’de örgütlenmiş adalar Türkleri olarak, Yunanistan Devleti’nden, adalarda kalan soydaşlarımızın Türk kültürel kimliğinin kabul etmesini, çocuklarımızın çift dillilik temellinde anadillerini öğrenmeleri için kapatılan okullarının yeniden açmasını ve Osmanlı Türklerinden kalan mimari eserlerin korunmasını talep ediyoruz ve bu doğrultuda çalışmalar yapmaktayız.

Biliyoruz ki kültürel kimlik insanların doğuştan gelen haklarıdır.

Kısaca Yunanistan’dan Rodos ve İstanköy Türklerinin; Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Birleşmiş Milletler, Uluslararası Antlaşmalar ve de Yunanistan Anayasası’nda güvence altına alınmış sosyal ve kültürel haklarını uygulamaya davet ediyoruz.

Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği  

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers